Endocrine gland türkçesi Endocrine gland nedir

  • Salgısını bir kanal aracılığı olmaksızın doğrudan kana veren bezlerden herhangi biri. pankreasın alfa hücrelerinin glukagon salgısı, beta hücrelerinin insülin salgısı gibi salgıları protein yapısında ya da böbrek üstü bezi ve teslislerin steroit yapısındaki salgıları gibi hormon salgılayan bezler. endokrin bez, kanalsız bez.
  • İç salgıbezi.
  • Endokrin bezi.
  • İçsalgıbezi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İçsalgı bezi.
  • Salgılarını bir kanal sistemi olmaksızın doğrudan kan akımına veren bezlerden herhangi biri, endokrin bez.
  • İç salgı bezi.

Endocrine gland ingilizcede ne demek, Endocrine gland nerede nasıl kullanılır?

Endocrine : İç salgı ile ilgili. Bezin kana veya lenfe karışan salgısı, endokrin, hormon, inkretum. İç salgı bezleri. İç salgıbezi. Kendine ait boşaltım kanalı olmayan bezler tarafından salgılanan, direkt olarak kana karışan ve çok az miktarı bile bir organı veya vücudun belli bir bölümünü etkileyen salgılar, endokrin. İçsalgı. İç salgı. İçsalgı ile ilgili. Endokrin.

Gland : Et bezi. Salmastra glendi. Salmastra kutusu. Salmastra kovanı. Organizmada kullanılmak ya da dışarı çıkarılmak üzere salgı yapan özelleşmiş bir hücre (tek hücreli bez) ya da özelleşmiş hücreler topluluğu (çok hücreli bez). salgılarını bir kanalla boşaltan (dış salgı bezleri: ekzokrin bezler) ya da doğrudan kana veren (iç salgı bezleri: endokrin bezler), salgılarını tek kanalla boşaltan basit bezler (basit tüp, dallı tüp, bükülmüş tüp, asinar bezler), birden fazla kanalla boşaltan bileşik bezler (bileşik rübüler, bileşik asinar, bileşik tübüloasinar bezler), salgılarını sitoplazma kaybı olmadan salgılayan (merokrin), az kayıpla salgılayan (apokrin) ya da hücrenin de tahrip olmasıyla salgılayan (holokrin) tipleri, yoğun salgılı (mükoz) ya da daha sıvı salgılı (seröz) bezler gibi gruplandırılan çeşitli özellikteki hücreler topluluğu. Rakor. Salmastra kapağı. Beze. Bez. Salmastra bileziği.

 

Endocrine glands : İç salgı bezi. (tıp) kanalları olmayan ve salgıları direk olarak kan akışı içerisinde emilen endokrin (iç salgı) sisteminin salgı bezleri. Endokrin bez. İç salgı bezleri. Endokrin bezleri.

Endocrine dermatitis : Daha çok kedilerde oluşan çift taraflı görünüşte tiroit ve cinsiyet hormonların yetersizliğine bağlı olarak gelişen deri yangısı, endokrinojen dermatitis. Endokrin deri yangısı.

Endocrine dysfunction anemia : Hipofiz, kalkan ve böbrek üstü bezleriyle, daha az oranda eşey organlarının işlev bozukluğuna bağlı kemik iliği hipoplazisinden kaynaklanan kansızlık. Endokrin görev bozukluğu anemisi.

Endocrine effect : Endokrin etki. İç salgı bezi salgılarının etkileri.

İngilizce Endocrine gland Türkçe anlamı, Endocrine gland eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endocrine gland ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Glandulea endocrinae : Embriyonel gelişme sırasında akıtıcı kanallarını kaybeden ve salgılarını doğrudan kana veren hormon salgılayan bezler, endokrin bez. tiroit bezi dışında olan bezlerde korpus glandule bulunmaz ve hücreler üç boyutlu düzlemde bir araya gelerek kordonlar yaparlar.

Ductless glands : Kanalsız bez.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Glandulae endocrine : Endokrin bez.

Endocrine gland synonyms : a chromosome, aardvarks, a cell, abductor muscle, acacia, ductless gland, abambulacral area, endocrine glands, abiotic factor, a protein, endocrine, a site.