Endoss türkçesi Endoss nedir
- Endo.
Endoss ingilizcede ne demek, Endoss nerede nasıl kullanılır?
Endosalpingitis : Endosalpenjit. Yumurta kanalının mukoza katının yangısı. Endosalpingitis.
Endosarc : Protozoonlarda sitoplazmanın iç tabakası. Protozoonlarda stoplazmanın iç tabakası. Endosark.
Endoscope : Endoskop. Ondoskop. İç göreç. Boşluklu organların iç yüzeyinin veya vücut boşlukları ve vücut boşluklarında bulunan organların dış yüzeylerinin gözlenmesinde kullanılan fiberden yapılmış, esnek, ucu ışıklı, içinde çok sayıda prizma bulunan gereç. İçgösterir. Vücut içini gösteren alet.
Endoscopes : Vücut içini gösteren alet. Endoskop.
Endoscopic : Endoskopik. (tıp) endoskopik. Endoskopi ile alakalı. Endoskop kullanılarak iç boşlukların muayenesi ile alakalı. Endoskopiye ait.
Endosmometer : Endosmometre.
Endoscopic surgery : Endoskopik cerrahi. Boşluklu organların içini muayene etmek için bir endoskop kullanılan cerrahi.
Endoskeleton : İç-iskelet. İç iskelet. Omurgalı ya da omurgasızlarda organizmanın vücuduna destek sağlayan içteki yapı (kemik, kıkırdak vb.). 2.balıklarda eksen ve ekstremite iskeletini oluşturan yapıların bütünü. İçiskelet.
Endoscopy apparatus : Endoskopi için kullanılan aletler. içi boş organ ve kanalların muayenesine yararlar ve muayene edilecek organın durumuna uygun biçimleri vardır. endoskopi cihazlarının başlıcaları; rhinolaryngoskop, otoskop, ophthalmoskop, laparoskop, bronkoskop, gastroskop, sistoskoptur. Endoskopi cihazları.
Endosmose : Endosmoz. Hücre içine osmoz.
İngilizce Endoss Türkçe anlamı, Endoss eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Endoss ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Support : Mesnetlemek. Ağırlığını kaldırmak. Bakmak. Para yardımı yapmak. Yardım etmek. Özendirmek. Para sağlamak. Lambanın telini tutmaya yarayan metal tel. Kaldırmak. Deneyliklerde kimi aygıtların ya da düzeneklerin uygun konumlarda durmaları için kıskaçlarla tutturuldukları, sağlam tabanlı düşey demir çubuk. romolecule].
Guarantee : Güvence. Senet vermek. Kefil olmak. Tecim belgitlerinde üçüncü bir kişinin ödemeden sorumlu olanlar yararına alacaklılara karşı borçlanmada bulunması. Söz vermek. Teminat vermek. Üçüncül inanca. Aval. Güvence altına almak. Garanti altına almak.
Champion : Desteklemek. En iyi. Destek olmak. Üstün niteliklere sahip kimse. Savunmak. Şampiyon. Destekleyici. Tarafını tutmak. Çok yetenekli kimse. Müdafaa etmek.
Sanction : Yaptırım. Tasdik. Uygun görmek. Tasdik etmek. Davranış kurallarını düzenleyen ve destekleyen caydırıcı ya da özendirici güç. Müsaade. Teyit. Kabul etmek. İzin.
Long : Uzun. Hasret olmak. Özlemini çekmek. Hasret kalmak. İstemek. Özlemek. Susamak. Hasretini çekmek. Arzu etmek. Gözlemek.
Second : İkinci çelgi. Desteklemek. Destek vermek. Yardım etmek. Üç savutta da gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz yere eğik, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnaklar yere dönüktür. kesici kılıçla uygulamada namlunun kesici yüzü dışa doğrudur.). Göreve getirmek (brit. ask.). Defolu mal. İkinci. İlerletmek. Bir dakikalık sürenin altmışta biri.
Warrant : Temin etmek. Yetki. Ruhsat. Koruyum belgesi. Belirlenen bir fiyat üzerinden belli sayıda adi hisse senedini satınalma hakkı veren bir tür taşınır değer. bk. güvence. Garanti etmek. Yetki vermek. Garanti. Haklı göstermek. Mazur göstermek.
Defend : Saklamak. Kanat açmak. Korumak. Arkasında olmak. Savunmak. Reddetmek. Himaye etmek. Müdafaa etmek.
Approve : Beğenmek. Uygun bulmak. Doğru bulmak. Onamak. Tasvip etmek. Razı gelmek. Kabul etmek. Uygun görmek. Olumlu bulmak.
Back : Arkaya. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Arkasını imzalamak. Arka. Alt tahta. Geri. Savunucu. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Arkalık. Ayak arkası.
Endoss synonyms : plunk for, o.k., plump for, endo, eternal, okay, indorse, interminable.
Endoss zıt anlamlı kelimeler, Endoss kelime anlamı
Short : Kısa metrajlı film. Az. Eksiklik. Kısa hece. Kontak. Kısa devre yaptırmak. Kısa okunuşlu ünlü. Kısa. Noksanlık.
Disapprove : Beğenmemek. Uygun görmemek. Tasvip etmemek. Karşısında olmak. Kınamak. Kabul etmemek. Onamamak. Reddetmek. Onaylamamak.
Endoss ingilizce tanımı, definition of Endoss
Endoss kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To put upon the back or outside of anything. The older spelling of endorse.

Bu kısımda Endoss kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Endoss ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Endoss anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Endoss ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.