Endostyle türkçesi Endostyle nedir
- Tunikatların yutağının ventralinde bulunan ve bir olukla ayrılmış iki uzun katlanma.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Amfiyoksüslerin yutağının ventral duvarında bulunan ve kirpikli epitel ile astarlı uzun oluk. tunikatların yutağının ventralinde bulunan ve bir olukla ayrılmış iki uzun katlanma.
- Endostil.
Endostyle ingilizcede ne demek, Endostyle nerede nasıl kullanılır?
Endosteal : Kemikiçi zarına ilişkin. Kemik veya kıkırdak içindeki.
Endosteum : Kemikleri kaplayan damarlı örtü. Kemiklerin kaplaması. Kompakt kemiklerin iç yüzleriyle süngerimsi kemiklerin trabeküllerinin yüzeyini örten zar. Kemik içzarı. Endosteum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kemiklerin astarı. Kemik boşluklarını astarlayan, hücresel elemanlarca zengin, bağ dokusundan meydana gelmiş kılıf.
Endostitis : Endostit.
Endostoma : Endostom.
Endosalpingitis : Endosalpingitis. Endosalpenjit. Yumurta kanalının mukoza katının yangısı.
Endoscopic : Endoskopi ile alakalı. Endoskop kullanılarak iç boşlukların muayenesi ile alakalı. Endoskopik. Endoskopiye ait. (tıp) endoskopik.
Endoscopically : (tıp) endoskopi yoluyla. Endoskopik olarak. Bir endoskop vasıtasıyla iç boşlukların muayenesi yoluyla.
Endoscopies : Bir endoskop vasıtasıyla iç boşlukların muayenesi (tıp veya medikal terimi). Endoskopi.
Endoscopic surgery : Endoskopik cerrahi. Boşluklu organların içini muayene etmek için bir endoskop kullanılan cerrahi.
Endoscopic biopsy : Endoskopi ve uygun cihazlar kullanılarak canlı vücudundan doku örneğinin alınması. Endoskopik biyopsi.
İngilizce Endostyle Türkçe anlamı, Endostyle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Endostyle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Acacia : Mimoza. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya. Akasya sakızı.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Endostyle synonyms : aardvark, abductor muscle, a protein, abramis zone, a chromosome, abacus bodies.
Endostyle ingilizce tanımı, definition of Endostyle
Endostyle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fold of the endoderm, which projects into the blood cavity of ascidians. [Bakınız: Tunicata].

Bu kısımda Endostyle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Endostyle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Endostyle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Endostyle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.