Endow türkçesi Endow nedir
- Bağışta bulunmak.
- Bağışlamak.
- Gelir bağlamak.
- Teberru etmek.
- Para tahsis etmek.
- Bahşetmek.
- Vermek.
- Vakfetmek.
- Para bağışlamak.
Endow ile ilgili cümleler
English: All human beings are born free and equal in dignity and rights. They are endowed with reason and conscience and should act towards one another in a spirit of brotherhood.
Turkish: Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
English: He is endowed with many talents.
Turkish: Ona birçok yetenekler bahşedilmiş.
English: Nature endowed her with both a sound mind and a sound body.
Turkish: Doğa ona hem sağlıklı bir akıl hem de sağlıklı bir vücut bahşetti.
English: She is endowed with a special talent.
Turkish: Özel bir yetenekle donatılmıştır.
English: She is endowed with beauty.
Turkish: Güzellik ona bağışlanmış.
Endow ingilizcede ne demek, Endow nerede nasıl kullanılır?
Endow with : Bağışta bulunmak. Sağlamak. Doğuştan sahip olmak.
Endowed : Verilen. Bahşedilen.
Endowed with : -e sahip. Malik. Doğuştan sahip. Haiz. Donatılmış. Sahip.
Endower : Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan. Katkıda bulunan kimse. İhsan eyleyen. Bağış yapan kimse. Veren veya bağışlayan kimse. Bahşeden. Hayırsever. Donatan. İştirakçi. Bağışçı.
Endowers : İhsan eyleyen. Bağışçı. Katkıda bulunan kimse. İştirakçi. Vakfeden. Hayırsever. Bahşeden. Bağış yapan kimse. Veren veya bağışlayan kimse. Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan.
Endowments : Allah vergisi yetenek. Vakıflar. Bağışlama. Bağış. Bahşetme.
Endowment : Allah vergisi yetenek. Bahşetme. Bağışlardan oluşan toplu sermaye. Bağışlama. Bir konuda sahip olunan göreceli zenginlik. Doğuştan gelen özel yetenek. Allah vergisi. Bağışta bulunma. Bağış. Islah vergisi.
Be endowed with : Allah birine bir şeyi vermek.
Endowment assurance : Süre ve veya ölüme bağlı hayat sigortası. Hayat halinde sigorta.
Endows : Bağışta bulunmak. Teberru etmek. Para bağışlamak. Vakfetmek. Gelir bağlamak. Para tahsis etmek. Vermek. Bahşetmek. Bağışlamak.
İngilizce Endow Türkçe anlamı, Endow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Endow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Confers : Müzakere etmek. Sunmak. Danışmak. Bir ünvanı tevcih etmek. Görüşmek. Konuşma yapmak. Müzakere yapmak. Ödül ile onurlandırmak.
Cover : Üzerini kapatmak. Örtü. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. Güvence. Korumak. Bastırmak. Maskelemek. Yetmek. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Kapamak.
Condones : Görmezlikten gelmek. Tasvip etmek. Kusura bakmamak. Telafi etmek. Göz yummak. Hoş görmek. Onamak. Örtmek. Affetmek.
Concede : Teslim etmek. Uygun bulmak. Kabul etmek zorunda kalmak. Ödün vermek. Kabul etmek. Bırakmak. Kabullenmek. İtiraf etmek.
Bestowing : Sunmak. Hediye etmek. (hak) tanımak. Yerine koymak.
Administer : Yönetmek. Sağlamak. Vermek (ilaç veya ceza vb). Hizmet etmek. İdare etmek. Tedvir etmek. Tatbik etmek. İcra etmek. Müdürlük etmek.
Affords : Zamanı olmak. Parası yetmek. Göze almak. Gücü yetmek. Bulabilmek. Satın almaya gücü yetmek. Çıkışmak. Karşılamak (parasal olarak). Maddi gücü yetmek.
Absolves : Allah adına günahı affetmek. Arılamak. Tenzih etmek. Suçunu bağışlamak. Affetmek. Beraat ettirmek. Kurtarmak. Aklamak. Temize çıkarmak.
Condoned : Onamak. Affetmek. Hoş görmek. Tasvip etmek. Görmezlikten gelmek. Kusura bakmamak. Göz yummak. Telafi etmek. Örtmek.
Conceded : İtiraf etmek. Uygun bulmak. Ödün vermek. Teslim etmek. Kabul etmek zorunda kalmak. Kabul etmek. Bırakmak. Kabullenmek.
Endow synonyms : accords, consecrates, benefice, contributed, endowing, absolve, deigning, bestow, afforded, absolved, donate money, indows, administers, present, subscribe, bestows, attribute, dedicate, deigns, allow, donate, affording, consecrate, assign, endow with, offer a sacrifice, indow, endows, accorded, confer, chip in, condoning, forgave.
Endow zıt anlamlı kelimeler, Endow kelime anlamı
Disable : Ehliyetini almak. Mahrum etmek. Alıkoymak. Sakatlamak. Erksiz kılmak. Pasifleştirme. Etkisiz kılmak. Menetmek. Yeteneksiz kılmak. Yetkisini almak.
Endow ingilizce tanımı, definition of Endow
Endow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, to furnish with dower. To endow a public institution. To furnish with money or its equivalent, as a permanent fund for support. To settle an income upon. To make pecuniary provision for. As, to endow a wife.

Bu kısımda Endow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Endow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Endow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Endow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.