Energy crisis türkçesi Energy crisis nedir
- Enerji buhranı.
- Enerji üretiminin veya ülkeler arasındaki siyasi gerilimlere bağlı olarak dünya enerji sunumunun daralması veya daralacağına ilişkin beklentilerin oluşturduğu spekülatif ataklar sonucu enerji fiyatlarında ortaya çıkan aşırı artışın dünya ekonomisinde sermaye ve gelir kayıplarına yol açması.
- Enerji bunalımı.
- İktisat alanında kullanılır.
- Enerji kaynaklarının (kömür, petrol, vb.) olmayışı.
- Enerji krizi.
Energy crisis ile ilgili cümleler
English: There will be an energy crisis in the near future.
Turkish: Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.
English: We often hear about an energy crisis these days.
Turkish: Bugünlerde sıkça bir enerji krizinden bahsediliyor.
English: We entered a restaurant and discussed the energy crisis over our dinner.
Turkish: Biz bir restorana girdik ve akşam yemeğimizi yerken enerji krizini tartıştık.
Energy crisis ingilizcede ne demek, Energy crisis nerede nasıl kullanılır?
Energy : Genellikle kalori veya jul olarak ifade edilen, sistemin faaliyet veya iş yapma yeteneği. Doğada çeşitli hallerde görünen iş yapabilme yeteneği. değişlik yollarla bir türünden ötekine dönüşebilen bellibaşlı erke türleri erkil, devimsel, elektriksel, ısıl, ışıl, kimyasal, çekirdeksel erkelerdir. Kuvvet. Güç. Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi. Özdeğin iş yapabilme yeteneğinin ölçüsü olan nicelik. (konumsal görelikten doğan gizilgüç ya da konum değişiminden doğan kinetik erke gibi biçimleri, ısı ve iş gibi bir dizge ile çevresi arasında aktarım türleri; ışınım, elektrik, yüzey erkeleri gibi türleri vardır.). Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Erk. Derman. Erke.
Crisis : Bir oyunda gerilimin ve ilginin arttığı, işlerin karıştığı, çapraştığı yer. düğüm öğesi çatışmalardan, çevrilen dolaplardan, birtakım gizlerden elde edildiği gibi, kişilerin karakter özellikleriyle de yaratılabilir. Nöbet. İktisat, sosyoloji, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kriz. Badire. Sermaye ve gelir kayıplarına yol açan ve iktisadi bütünlüğün her düzeyinde etkisi olan politik, ideolojik ve iktisadi tüm değerleri bozan bir rahatsızlık. iktisadi çevrimdeki genişleme ve sürekli bir ilerleme döneminden sonra uzun ya da kısa daralma evresine geçerek yön değiştirme. Bunluk. Bunalım. Hastalığın dönüm noktası, hastanın iyileşeceği veya öleceğinin belli olduğu an. aniden gelişen şiddetli belirtilerle ayırt edilen nöbet, hastalık nöbeti. Dönüm noktası.
Energy agriculture : Biyoyakıt üretiminde kullanılan soya, ayçiçeği, kanola, aspir, şeker pancarı gibi her türlü bitkisel ürünün yetiştirilmesi. Enerji tarımı.
Energy balance : Termodinamiğin birinci yasasına göre, bir dizgeye giren çıkan erke türlerinin nicelikleri arasında kurulan denklik. (giren çıkan erke nicelikleri arasındaki ayrım, dizge içinde ya üretilmiş, ya biriktirilmiş ya da yitirilmiştir.). Erke denkliği. Enerji denkliği. Enerji dengesi bilançosu. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Erke dengesi. Enerji alımıyla harcaması arasındaki denge. enerji alımı enerji harcamasını aştığı zaman vücutta fazla enerji depolanır ve vücut ağırlığında artış görülür, pozitif enerji dengesi. enerji alımı az olduğunda vücuttaki depolar kullanılır ve vücut ağırlığında azalma görülür, negatif enerji dengesi. Enerji dengesi. Enerji eşitleme.
Energy band : Enerji kuşağı. Enerji bandı.
Energy cable : Enerji kablosu.
İngilizce Energy crisis Türkçe anlamı, Energy crisis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Energy crisis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Energy crisis synonyms : a pass through certificate, a shift in individual demand, a shift in supply, a shift in demand, a group shares, a type mutual funds.

Bu kısımda Energy crisis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Energy crisis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Energy crisis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Energy crisis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.