Enface türkçesi Enface nedir

  • Yüz tarafına yazmak.
  • Bir dökümanın yüzü üzerine yazmak veya baskı yapmak (bir çekin, faturanın vb.).
  • Yüz tarafına basmak (poliçe veya fatura).

Enface ingilizcede ne demek, Enface nerede nasıl kullanılır?

Brazenfaced : Pişkin. Yüzsüz. Utanmaz.

Enfant : Çocuk (fransızca). Çocuk.

Enfant terrible : (fransızca'dan) korkutucu derecede uygun olmayan veya çirkin yorum ve davranışlarla çevresinde olan insanları utandıran veya şoka uğratan kimse (genellikle çocuklar veya genç başarılı bireyler hakkında). Yaramaz çocuk.

Enfants : Çocuk. Çocuk (fransızca).

Evenfall : Alacakaranlık. Akşam.

Enfeebled : Mecalsiz bırakılmış. Halsiz bırakmak. Zayıf düşürülmüş. Dermansız bırakılmış. Kuvvetten düşürmek.

Evenfalls : Alacakaranlık. Akşam.

Enfeeble : Güçten düşürmek. Güçsüzleştirmek. Kuvvetten düşürmek. Halsiz bırakmak. Zaafa uğratmak. Zayıf düşürmek.

Enfeeblement : Zayıflatma. Zayıflık. Mecalsiz bırakma. Zayıf düşürme. Dermansız bırakma. Güçsüzlük. Zayıflatılma. Zayıflatma veya güçsüzleştirme eylemi. Kuvvetsizlik.

Enfeoffed : Tımar vermek. Tımar şeklinde verilmiş.

İngilizce Enface Türkçe anlamı, Enface eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enface ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Head : Baş. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Olgunlaşmak. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Geçmek. Baştaki. Başkan. Kelle. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi.

Compel : Gerektirmek. Mecbur etmek. İcbar etmek. Zorlamak. Zorunda bırakmak. Mecbur bırakmak.

Execute : Yürütmek. Tatbik etmek. Yapmak. Düzenlemek. Uygulamak. Bir hükmü infaz etmek. İdam etmek. İcra etmek. İnfaz etmek (bir yargıyı). İnfaz etmek.

Mouth : Dudaklarını kıpırdatmak. Dırdır etmek. Dudak bükmek. Kavşak. Giriş yeri. Ağız. Geme alıştırmak. Akarsuyun göle döküldüğü yer. Kesici aletlerin keskin yanı. Söylemek.

Visage : Surat. Çehre. Yüz. Sima.

Physiognomy : Çehre. Yüze bakarak insanın karakterini keşfetme. Yüz ifadesi. Yüz. Fizyonomi. Fizyognomi. Dış görünüş. Yüz okuma.

Vena facialis : Yüz toplardamarı. Vena fasyalis.

Face fungus : (argo) bir erkeğin yüzündeki kıllar. Favoriler. Sakal. Bıyık. Yüz mantarı.

Optic : Gözle ilgili. Görüş. Görsel. Görme ve gönme aygıtlarıyla ilişkili olan. Görme ile ilgili. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Görme. Optik. Işıksal. Göz.

Run : Yürürlükte olmak. Yayınlamak. Koşarak geçmek. Aday göstermek. Sürü halinde gitmek. Yarışmak. Erimek. Geçip gitmek. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Otlatmak.

 

Enface synonyms : seventh cranial nerve, human face, facial vein, external body part, oblige, feature, jowl, man, eyebrow, smiler, cheek, beard, mug, phiz, kisser, human being, oculus, forehead, jaw, lineament, whiskers, caput, homo, facial muscle, facial, chin, nose, eye, implement, apply, nervus facialis, supercilium, human.

Enface zıt anlamlı kelimeler, Enface kelime anlamı

Exempt : Hariç. İstisna etmek. Muaf. Çürüğe çıkarmak. Serbest. Hariç tutmak. Bağışık. Dışında bırakmak. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal.

Refrain : Nakarat. Frenlemek. Sakınmak. Geri durmak. Kendini tutmak. Kaçınmak. Çekinmek. Alıkoymak.

Enface ingilizce tanımı, definition of Enface

Enface kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To write or print on the face of (a draft, bill, etc.). As, to enface drafts with memoranda.