Enforced türkçesi Enforced nedir

Enforced ile ilgili cümleler

English: The new law was enforced on the people of the island.
Turkish: Yeni yasa ada halkına zorla kabul ettirildi.

English: I demand that this plan be approved and enforced as soon as possible.
Turkish: Ben bu planın en kısa sürede onaylanmasını ve uygulanmasını talep ediyorum.

Enforced ingilizcede ne demek, Enforced nerede nasıl kullanılır?

Enforcedly : Mecburi. Baskıyla. Zorunlu olarak.

Reenforced : Güçlendirmek.

Unenforced : Yürürlüğe konmamış. Uygulanmamış.

Enforce referential integrity : Bilgi tutarlılığına zorla.

Enforce rules : Düzenlemeleri veya kanunları etkin şekilde gerçekleştirmek. Kurallara uymaya zorlamak. Güç kullanarak veya zorla kurallara uymaya zorlamak. Kuralları uygulamak.

Enforceability : Yürürlüğe konulabilir olma özelliği. İnfazı kabil olma. Tenfiz kabiliyeti.

Enforcement : Uygulama. Yaptırım. Cebri icra. Yürütme. İnfaz. Uygulatma. Zorlama. Yürürlük. İcra. Tatbik.

Enforcement measures : Zorlayıcı tedbirler. Uygulama tedbirleri. Zorlama araçları. Birşeyleri uygulamaya koymak için alınan tedbirler.

Enforcement of copyrights : Telif haklarının uygulanması.

Enforcement of an agreement : Bir anlaşmanın zorla uygulanması. Bir anlaşma veya kontratın zorla yürürlüğe konulması.

 

İngilizce Enforced Türkçe anlamı, Enforced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enforced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forced : Basınçlı. Mecbur. Termal. Cebri. Zorlama. Zoraki. Rıza dışı.

Imperative : Kaçınılmazlık. Buyrultu. Zorunlu şey. Buyurucu. Zorunluluk. Emir. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Gerekli. Emir kipi.

Injected : Bir madde ile doldurulmuş. Enjekte edilmiş. Enjekte. Enjekte edilen. Aşılanmış.

Bounden : Mecbur. Yapılması gerekli.

Constrained : Alışılmadık. Sıkıntılı. Rahatsız. Zorlamalı. Doğal olmayan davranış. Zoraki. Yapmacık.

Force majeure : Forsmajör. Zorunlu haller. Zorlayıcı nedenler. Mücbir sebepler. Zorunlu sebebler. Kaçınılmaz nedenininden ötürü yapılamayan bir yüklenmede ileri sürülen gerekçe. bulgu, oranlama, önleme gibi uğraşılarla engellenemeyen zorunlu nedenler. Zorlayıcı neden. Fors majör.

De rigueur : Öngörülen. Görgü gereği.

Apodictic : Su götürmez. Müsellem. Sabit. Belli. (matematik). Örnekle açıklanmış olması nedeniyle tartışılmaz olan. Mantıklı bir bakış açısından kesin olan. Aşikar. Bariz. Şüphesiz olarak doğru.

Imperious : Buyurucu. Kaçınılmaz. Emir altında tutan. Zorba. Otoriter. Hükmeden. Mütehakkim. Çaresiz.

Enforced synonyms : derigueur, compelled, compulsory, essential, coercive, impeditive, affined, farfetched, inflicted, implemented, forcedly, bound to, coercible, indispensable, coerced, subdued, compulsive, compulsives, enforcedly, obliged.

Enforced zıt anlamlı kelimeler, Enforced kelime anlamı

Unenforced : Uygulanmamış. Yürürlüğe konmamış.

Enforced ingilizce tanımı, definition of Enforced

Enforced kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Forced. Not voluntary. Compelled.