Ensigns türkçesi Ensigns nedir

  • İşaret.
  • Alem.
  • Simge.
  • Bayraktar (ingiliz ingilizcesi).
  • Sancak.
  • Asteğmen.
  • Bayraktar.
  • Alamet.
  • Marka.
  • Rütbe işareti.
  • Bayrak.
  • Nişan.
  • Deniz asteğmeni (amerikan ingilizcesi).

Ensigns ingilizcede ne demek, Ensigns nerede nasıl kullanılır?

Ensign ship : Bir sancağın veya bayraktarın rütbe veya durumu (ing.). Bir deniz asteğmeninin rütbesi veya durumu (amer.).

Blue ensign : Britanya donanmasının bayrağı. Mavi bandıra.

Red ensign : Kırmızı bandıra. Ticaret gemisi bayrağı (ing.). İngiliz ticari filosunun bayrağı.

White ensign : İngiliz donanma bayrağı. İngiliz kraliyet deniz kuvvetleri ve kraliyet yat filosu'nun bandırası. Beyaz bandıra.

Ensign : Alamet. Bayraktar (ingiliz ingilizcesi). İşletme imi. İşletmelerin kendilerini tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırmak amacıyla kullandıkları, kütüğe yazımı zorunlu olmayan imler. Deniz asteğmeni (amerikan ingilizcesi). Bayraktar. Alem. Sancak. Nişan. İşaret.

Ensiform : Kılıçsı. Kılıç şeklinde. Kılıç şeklinde olan. ayası kılıç şeklinde olan basit yaprak. Ensiform. Kılıca benzer biçimi olan.

Ensilage : Siloya alma. Yeşillik ambarlanması. Silolama. Ambara koyma. Siloya koyma. Siloya koymak. Siloya konan yem.

Ensile : Yemleri ambara yerleştirmek. Yemleri ambara koymak. Silolamak. Siloya koymak. Yeşilliği siloya koymak.

 

Ensilaged : Ambarda saklanmış. Saplarıyla hayvan yemi olarak kesip ambara doldurulmuş.

Ensiformis : Ensiformis. Kılıç veya hançer biçiminde olan.

İngilizce Ensigns Türkçe anlamı, Ensigns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ensigns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distinction : Ayrı tutma. Ayrı olma. Açıklık. Şöhret. Yükselme. Üstünlük. Şeref. Fark. Rütbe. Paye.

Image : Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İzlenim. İmgeleştirmek. Yansıtmak. Benzer. İmaj. Resim. Şekillendirmek. Gerçekle ilişkisi olmadığı halde insanın zihninde tasarlayıp canlandırdığı şey. ortada açık bir uyaran olmadan, eski bir duyusal-algısal yaşantının zihinde yeniden canlanan biçimi. Tapıncak.

Emblems : Amblem. Arma. Kişileştirme. Sembol. Amblemler.

Busters : Herif. Cümbüş. Zorla açan kimse. Adam.

Booze up : İçki alemi. Çok içmek. Sarhoş olana kadar içmek. Cümbüş.

Decorations : Süs. Tezyinat. Süsler. İç mimari. Madalya. Dekorasyon. Süslemeler. Dekorasyonlar. Süsleme.

Clews : Yün yumağı. Anahtar. Hamak ipi (gemi). İskota yakası. Hamak ipi gemi. İplik yumağı. İpucu. Şipka (gemi). Topak.

Allegory : Kinaye. Yerine. Orunlama. Alegori. Dokundurma. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme.

Butts : Dipçik. Maskara. Tos. Sap. Kafa atma. Hedef. İzmarit. Dip kısım. Popo.

Epitome : Özetkitap. Misal. Özet. Somut örnek. İdeal. Örnek. Öz. Uzun bir kitabın, özü yitirilmeden kısaltılmış ya da özetlenmiş biçimi.

 

Ensigns synonyms : butt, hariolation, cachets, embodiment, insignias, bywords, aiming, binge, banners, colours, charactered, clueing, national flag, identification mark, ensign, district, chip, vexillary, betrothals, pennant, booze, shire, standard bearer, benders, jetton, initials, oriflamme, attribute, images, devices, cacheting, exemplar, blind.