Sancak nedir, Sancak ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Saç tokası, firkete : İki üç sancah al, başıma sancajam.

Çapa.

Arının iğnesi.

Salıncak : Çocuk sancakta uyuyor.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

Üzerine bir armanın çizili olduğu maden ya da kumaş.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Geminin sağ yanı.

Tarih'teki anlamı:

Osmanlı yönetim örgütünde il ile ilçe arasında yer alan yönetim bölgesi.

Belirti olarak kullanılan, özellikle yazı işlemeli ve kenarları saçaklı bayrak.

Sancak isminin anlamı, Sancak ne demek:

Erkek ismi olarak; Alay bayrağı.

İngilizce'de Sancak ne demek? Sancak ingilizcesi nedir?:

scutcheon, starboard side

Osmanlıca Sancak ne demek? Sancak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

liva

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bingöl kenti, Sancak bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Akziyaret nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sancak hakkında bilgiler

Sancak,

Sancak tanımı, anlamı:

Sancak göstermek : Gemi, ulusunu belirten sancağını göndere çekmek.

Sancak alabanda : Dümeni sağ yana doğru sonuna kadar çevirme komutu.

 

Sancak bağı : Gemideki işaret flamalarını, sancakları salvolarına bağlamak için kullanılan ip.

Sancak beyi : Tanzimattan sonra, Osmanlı yönetim teşkilatında sancakların yöneticisi, mutasarrıf.

Sancak gemisi : Savaş gemileri filosunda, filotillasında komutanın içinde bulunduğu gemi. Bir armatöre veya ülkeye ait ticari gemilerin arasında bulunan en iyi ve önemli gemi.

Sancak sahibi : Donanma, filo ve üs komutanları gibi gemilerine fors çekme hakkı olan askerî personel.

Al sancak : Türk bayrağı.

Sancaktar : Sancağı taşıyan kimse.

Bayrak : Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Asker : Er. Askerlik görevi veya ödevi. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.

Birlik : En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bir arada olma durumu, vahdet. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet.

 

İşlemeli : Üstünde işlemeler bulunan.

Kenar : Yan. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri.

Saçaklı : Saçağı olan.

Liva : Tuğgeneral. Tugay. Sancak.

Sağ : Boksta sağ yumrukla vuruş. Bu taraftaki yön. Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. Sağlam, esen. Katkısız. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş). Yaşamakta olan.

Yanı : "Demek oluyor ki" anlamlarında bir söz. "Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz.

Sancak beği : Onbaşı.

Sancak boğma : Yardım istemek amacıyla, sancağın ortasını büzerek işaret verme.

Sancak çözmek : Sancak açmak, bayrak çekmek.

Sancak gemileri : Osmanlı donanmasında kaptanpaşa, kapudane, patrona ve riyale gemilerine topluca verilen ad.

Sancak kaldırmak : Ayaklanmak, başkaldırmak.

Sancak kaptanı : Sancak gemilerinin kaptanı.

Sancak urmak : Sancak dikmek.

Sancakağıl : Kayseri ili, Sarız belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sancakbeyi : Sancağın askerî ve mülkî yönetiminden sorumlu olan görevli.

Sancakkale : Sivas şehrinde, Beypınarı nahiyesine bağlı bir yer.

Diğer dillerde Sancak anlamı nedir?

İngilizce'de Sancak ne demek? : [Sanjak] adj. starboard

n. flag, standard, banner, colors, oriflamme, starboard, sanjak, ensign

Fransızca'da Sancak : étendard [le], drapeau [le], bannière [la], tribord [le]

Almanca'da Sancak : n. Fahne, Sandschak, Steuerbord

Rusça'da Sancak : n. знамя (N), флаг (M)