Sancak bağı nedir, Sancak bağı ne demek

Sancak bağı; bir denizcilik terimidir.

  • Gemideki işaret flamalarını, sancakları salvolarına bağlamak için kullanılan ip

Sancak bağı hakkında bilgiler

Sancak bağı iki ipi birbirine eklemek için kullanılan eski ve basit bir düğüm şeklidir.

Değişik kalınlıklardaki ipleri birbirine bağlamakta çok işe yarar. Camadan bağı yerine rahatlıkla kullanılabilir. izbarço bağınd halkayı sabitleştiren düğüm Sancak bağıdır. Balık ağı yapıminda en çok kullanılan düğüm Sancak bağıdır.

Üzerinde yük olduğu sürece çok güvenilir bir bağdır. Yük olmadığında boşalabilir.

Çifte sancak bağı çok daha güvenilirdir.

Sancak bağı kısaca anlamı, tanımı:

Sancak : Bayrak, liva. Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak. Gemilerin sağ yanı. Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık.

Bağlamak : Anlaşma yapmak. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Denk yapmak, paket yapmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Geçişi engellemek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Gönlünü kazanmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Düğümlemek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek.

 

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. Belirti, gösterge, alamet.

Flama : İki veya üç köşeli, küçük boyutlu bayrak. Alev. İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak. Mühendislerin, haritacıların kullandığı renkli belirtme sırığı.

Salvo : Yoğun bir biçimde yapılmış olan atak. Yaylım ateşi.

Eklemek : Bir şeyi ek olarak kullanmak. Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek.

Basit : Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan. Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz.

Düğüm : Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum.