Flama nedir, Flama ne demek

Flama; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

Flama anlamı, kısaca tanımı:

Çatal flama : Uçkurluğun karşı kenarı çatal olarak yapılmış olan işaret flaması.

Flaman : Flandra ülkesi halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Flaman atı : Belçika kökenli iri koşum atı.

Flaman kuşu : Flamingo.

Flamanca : Bu dille yazılmış olan. Hint-Avrupa dil ailesinden, Hollanda, Fransa ve Belçika'nın bir bölümünde konuşulan dil.

İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.

Amaç : Gaye. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

Küçük : Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses).

Bayrak : Simge, sembol. Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Öncü.

 

Mühendis : İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.

Haritacı : Harita yapan kimse, kartograf.

Renkli : Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Neşeli, canlı, ilgi çekici.

Alev : Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama. Kıvılcım.

Flamacı : Flama kullanarak anlaşmayı sağlayan kimse.

Flaman tazısı : Kan tazısı.

Flamangiller : Kuşlar sınıfının leyleksiler takımına bağlı flamanlar alt takımının bir familyası. (Phoenicopteridae), (Lat. phoenicopterus = flaman kuşu) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının leyleksiler (Ciconiiformes) takımının flamanlar (Phoenicopteri) alt-takımının bir familyası. Gagalarının ucu bükük, boyunları ve bacakları çok uzun, ayakları perdelidir. Bataklık yerlerde yaşarlar. Flaman kuşu (Phoenicopterus ruber) türü iyi bilinir. [Bakınız: flâmingogiller] (zooloji)

 

Flamankuşu : (zooloji)

Flamanlar : Kuşlar sınıfının, leyleksiler takımının bir alt takımı. Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, leyleksiler (Ciconiiformes) takımından, bacakları ve boyunları çok uzun türleri olan bir alt takım. (Phoenicopteri), (Lat. phoenicopterus = flaman kuşu) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının karinalılar (Carinatae) bölümünün leyleksiler (Ciconiiformes) takımının bir alt-takımı. Bacakları ve boyunları çok uzun olan kuşlardır. Flamangiller (Phoenicopteridae) familyası vardır.

Flama ile ilgili Cümleler

  • Belçika'da Flaman halkı bir gün bağımsızlığını ilan etmek istiyor.
  • Belçikalı diye bir şey yok, yalnızca Valon ve Flamanlar var.
  • O Fransızca öğreniyor ama ben Flamanca öğreniyorum.
  • Mutluyum, çünkü biraz Flamanca öğreniyorum.

Diğer dillerde Flama anlamı nedir?

İngilizce'de Flama ne demek? : [flama (f) ] n. (Mexico) flame

n. flame, blaze

v. flame

Fransızca'da Flama : banderole [la], fanion [le], flamme [la], oriflamme [la]

Almanca'da Flama : n. Wimpel

Rusça'da Flama : n. флажок (M), вымпел (M), флаг (M)