Burgee türkçesi Burgee nedir

  • Özel bayrak.
  • Gidon.
  • Üçgen bayrak.
  • Flama.
  • Kimlik tanımlaması için kullanılan küçük üçgen flama (genellikle yatlar tarafından).
  • Çatal gidon.

Burgee ingilizcede ne demek, Burgee nerede nasıl kullanılır?

Burgees : Gidon. Üçgen bayrak. Flama. Kimlik tanımlaması için kullanılan küçük üçgen flama (genellikle yatlar tarafından). Çatal gidon.

Burgeon : Filiz. Tomurcuklanmak. Sürmek. Gelişmeye başlamak. Tomurcuk. Tomruk. Filizlenmek. Filiz vermek.

Burgeon out : Tomurcuklanmak.

Burgeoned : Tomurcuklanmak. Filiz. Tomurcuk. Filizlenmek. Filiz vermek. Tomruk. Sürmek. Gelişmeye başlamak.

Burgeoning : Hızla yayılan. Çabucak gelişen. Filizlenen. Gelişmekte olan. Gelişmeye başlayan. Tomurcuklanan.

Burger : Hamburger (argo terim).

Garden burger : Et içermeyen malzemelerle yapılan vejetaryen hamburgeri.

Burgers : Hamburger (argo terim).

Beefburgers : Sığır eti sandviçi. Sığır etli sandviç. Sığır eti kullanılarak hazırlanan sandviç. Hamburger.

Burgeons : Filizlenmek. Filiz vermek. Tomurcuk. Tomurcuklanmak. Tomruk. Filiz. Sürmek. Gelişmeye başlamak.

İngilizce Burgee Türkçe anlamı, Burgee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burgee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hurry : Acele. Sıkıştırmak. Acele ettirmek. Hızlan. Koşmak. Aceleye getirmek. Aceleyle götürmek. Çabuk. Hız vermek. İvmek.

 

Pennons : Sancak. Bayrak. Kanat. Flandra.

Pill : Hap veya ilaç vermek. Top (argo sözcük). Gıcık kimse. Sıkıntı. Doğum kontrol hapı. Oral kontraseptif. Makineli tüfek yuvası (kule). Pil. Pilul. İzmarit.

Urge on : Harekete geçirmek (bir hayvanı). Üzerinde durmak. Hızlandırmak (bir hayvanı). Vurgulamak. Dehlemek. Cesaretlendirmek.

Headache : Baş ağrısı. Baş belası. Dert. Başağrısı.

Bear on : İlgilenmek. İle ilgili olmak. Etkisi olmak. İlişki kurmak. Ateş etmek. İle ilgisi olmak. İlgilendirmek. İlgili olmak. İlgisi olmak. Bağlantısı olmak.

Flag : Güçsüzleştirmek. Bandıra. Güçsüz kalmak. Pörsümek. Işık örtüsü. Bayraklamak. Kaldırım taşı döşemek. Canlılığını yitirmek. Bayrak. Güçten kesilmek.

Incumbrance : Masraf. Yük. Ağırlık. Borç. Ayak bağı. Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Gayri menkulle yüklenen külfet veya mükellefiyet. Destek için başkasına bağımlı olan (özellikle de bir çocuk). Sorumluluk. Yükümlülük.

Imposition : İstenmeyen misafir. Vergilendirme. Uygulama. Yükleme. Üstleme. Ceza. Vergiyi gerçekleştirme. Taciz. Koyma. Ceza (okul).

Burgee synonyms : burgees, handlebar, pennant, push, onus, handle bar, guidons, rush, load, press, pennants, rede, handlebars, vexation, dead weight, counsel, semaphore, streamer, guidon, worry, concern, handle bars, advise, exhort, pendant, encumbrance, advocate, signal flag, fardel, pennon, preach, streamers.

Burgee zıt anlamlı kelimeler, Burgee kelime anlamı

Delay : Süre. Yubatmak. Oyalamak. Gecikme. Aksatmak. Sonraya bırakmak. Geciktirme. Geç kalmak. Geciktirmek. Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır.

 

Deflate : Havasını boşaltmak. Söndürmek. Havasını boşatmak. Düşürmek. Yükselişe müdahele etmek. Yükselişe müdahale etmek. Gazını boşaltmak. Sönmek. Boşaltmak (havasını vb). Piyasadaki para miktarını azaltmak.

Burgee ingilizce tanımı, definition of Burgee

Burgee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of small coat.