Flag türkçesi Flag nedir

  • Kapak taşı.
  • Hisse senedi teknik analizinde kullanılan fiyat grafiklerinde, büyük bir düşüş veya artış sonrası fiyatların kararlı bir biçimde aynı oranlarda dalgalandığını gösteren şekil.
  • Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
  • Çekme ağlarında ağız açıklığını sağlamak amacıyla torba ağın önüne yerleştirilen konik biçimli, mantar ve kurşun yakada ayrı ayrı bulunmakta olup elle örülerek veya hazır ağlardan kesilerek çıkartılan ağ parçası.
  • Güçsüzleşmek.
  • Monotonlaşmak.
  • Bayraklarla süslemek.
  • Pörsümek.
  • Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey.
  • Nefesi kesilmek.
  • Sancak.
  • Bayrak.
  • Gevşemek.
  • Kuvveti kesilmek.
  • Bayraklamak.
  • Bayrakla işaret vermek.
  • Canlılığını yitirmek.
  • Güçsüzleştirmek.
  • Bayrak çekmek.
  • Kaldırım taşı döşemek.
  • Bandıra.
  • Flama.
  • Işık örtüsü.
  • Geniş yassı taş.
  • Güçsüz kalmak.
  • Güçten kesilmek.
  • Sarkmak.

Flag ile ilgili cümleler

English: A flag is a symbol of the nation.
Turkish: Bir bayrak, milletin bir sembolüdür.

English: Drawing the Japanese flag is very easy.
Turkish: Japon bayrağını çizmek çok kolaydır.

 

English: A tattered flag which continues to flutter in the wind.
Turkish: Parçalanmış bir bayrak rüzgarda dalgalanmaya devam ediyor.

English: A red and white flag was flying in the wind.
Turkish: Kırmızı beyaz bayrak rüzgarda uçuyordu.

English: Ali held the flag so everyone could see it.
Turkish: Ali bayrağı tuttu böylece onu herkes görebildi.

Flag ingilizcede ne demek, Flag nerede nasıl kullanılır?

Flag at half mast : Yarıya indirilmiş bayrak.

Flag at half staff : Bir yas işareti olarak veya ölüye saygı için gönderde yarıya indirilmiş bayrak.

Flag bearer : Bayraktar. Bayrak taşıyan kimse.

Flag captain : Amiral gemisi süvarisi. Amiral gemisinin komutanı.

Flag day : Bayrak günü. Yardım parası toplama günü. (abd'de) resmi abd bayrağının 1777'de kabul edilme yıldönümünü şerefine 14 haziran'da kutlanan bayram.

Flag pole : Bayrak direği.

Flag officer : Tümamiral. Sancak beyi. Amiral veya general gibi üst rütbeli subay. Amiral. Tuğamiral. Sancak subayı.

Flag football : Futbolun daha yumuşak ve nazik şekli.

Flag down : El sallayarak bir vasıtayı durdurmak. Bayrak sallayarak birini durdurmak. Bayrak salayarak birini bir vasıtayı durdurmak. El sallayarak birini durdurmak. Bayrakla işaret vererek durdurmak.

 

Flag signal : Bayrak işareti.

İngilizce Flag Türkçe anlamı, Flag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diminishes : Eksiltmek. Hafifletmek. Azaltmak. Azalmak. Eksilmek. Küçültmek. İnceltmek. Küçülmek. Sivriltmek.

Draping : Kumaşla örtmek. Kıvırmak. Kaplamak. Dökülmek. Süslemek. Dökümlü olmak. Sermek. (kumaş ile) üstünü örtmek. Katlamak.

Become loose : Çözülmek. Sallanmak.

Waft : Hafif koku. El işareti. Sürüklenmek (rüzgarla veya dalgayla). Taşımak (hava, su vb.). Sürüklemek. Uçuş. Götürmek. Taşımak (hava veya su). Sürüklemek (rüzgar veya dalga). Taşımak.

Ease up : Baskıyı azaltmak. Gevşetmek. Hafiflemek. Daha az yoğun olmak. Yoğunluğu indirmek. Bir kimseye yer sağlamak için kaymak. Yumuşatmak. Genişlemek. Yoğunluğu azaltmak.

Fade : Zincirlemek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaçmak. Uçmak. Güçten düşmek. Bir çekimin yavaş yavaş karanlıktan aydınlığa çıkıp görüntülerin belirmesi ya da bunun tersine, görüntülerin yavaş yavaş kararıp yitmesi, bu iki durumun birbirini izlemesi. Zincirleme eylemi. Zayıflatmak. Zayıflamak.

Be out of breath : Katılmak. Soluk soluğa kalmak. Soluk soluğa olmak. Nefessiz kalmak. Soluk alamamak. Soluğu kesilmek. Nefes nefese olmak. Nefes nefese kalmak.

Become weak : Zayıflaşmak. Güçten düşmek. Eli ayağı çözülmek.

Signal flag : İşaret flaması. Muhabere flaması.

Flag synonyms : pirate flag, union flag, stars and bars, battle flag, fanion, decorate with flags, jack, nigger, capstones, devitalizes, gasped, dangle, pennant, pennons, wrinkle, depend from, streamer, sink, cobble, flag of truce, colours, districted, depend, get weak, bate, starboard, pave, burgees, drape, ail, abirritate, enfeebles, come loose.

Flag ingilizce tanımı, definition of Flag

Flag kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To decoy (game) by waving a flag, handkerchief, or the like to arouse the animal`s curiosity. To furnish or deck out with flags. To signal to with a flag. To suffer to fall, or let fall, into feebleness. A flat stone used for paving. To bend down, as flexible bodies. As, to flag a train. One of the wing feathers next the body of a bird. As, to flag the wings. To hang loose without stiffness. To lay with flags of flat stones. Called also flag feather. To let droop. An aquatic plant, with long, ensiform leaves, belonging to either of the genera Iris and Acorus. To be loose, yielding, limp. That which flags or hangs down loosely.