Guidon türkçesi Guidon nedir

  • Alay sancağı.
  • Flama.
  • Tabur sancağı.
  • Tabur bayrağı.

Guidon ingilizcede ne demek, Guidon nerede nasıl kullanılır?

Guidons : Tabur bayrağı. Flama.

Guidable : Sevkedilebilir. Rehberlik edilebilir. İdare edilebilir. Yönetilebilir. Sevk edilebilir.

Guidage : Rehberlik ücreti. Kılavuz ücreti. Kılavuzluk ücreti. Kılavuzluk. Rehberlik.

Guidance : Akıl. Öğüt. Kılavuz. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Yol gösterme. Bireyleri ilgi, anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım. öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği. Rehberlik. Yardım. İdare etme. Kılavuzluk.

Guidance council : Okulun ilgili yönetici ve öğretmenleri ile veli ve öğrencilerden oluşan, kılavuzluk programının öğrencilerin gereksinmelerine uygun ve gerçekçi bir yaklaşımla hazırlanmasını sağlamakla görevli geçici danışma kurulu. Kılavuzluk kurulu.

Guide card : Kılavuz fiş. Katalogda yer alan fişler arasına konulan ve aranılanın daha kolay bulunmasını sağlayan fiş.

Guide dog : Rehber köpek. Görme özürlü kişiler tarafından kullanılan özel olarak eğitilmiş köpek. Gözleri görmeyen birine rehberlik eden köpek.

 

Guidance service : Kılavuzluk servisi. Rehberlik servisi. Rehberlik hizmeti. Bir eğitim kurumunda okuyan öğrencilere kendilerini ve çevrelerini tanıyabilmeleri, yeteneklerini anlayabilmeleri konusunda yardımcı olmak amacıyla örgütlenen kuruluş.

Guide book : Kılavuz. Rehber kitabı.

Guidances : İşaret. Rehberlik. Yol gösterme. Yönlendirme. Kılavuz. Kılavuzluk. İdare. Sevketme. İdare etme.

İngilizce Guidon Türkçe anlamı, Guidon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guidon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Direct : Çevirmek. Tereddütsüz. İdare etmek. Yolu tarif etmek. Adres yazmak (gönderiye). Aydınlatmak. Yönetmek. Yönetmenlik yapmak. Direkt. Yöneltmek.

Semaphore : Bayrakların kullanıldığı eski bir işaretleşme yöntemi. İşaret verme aleti. Demiryollarında. Semafor. Çınav. Semafor ile işaretleşmek. Renkli ışıklar yerine kol hareketinden yararlanan işaret.

Starboard : Gemilerin sağ yanı. Sancak tarafı (geminin). Sancak tarafında olan. Sağ yan. Bayrak. Sancak tarafında. Kenarları saçaklı ve gönderli bayrak. Sancağa ait. Çoğunlukla askeri birliklere verilen yazı işlemeli. Sancak tarafına.

Crab : Kusur bulmak. Sızıldanmak. Eklem bacaklı hayvanlardan, kabuklular (crustacea) sınıfının, karapaksı geniş ve yuvarlak, 9-12 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan, yenen bir türü. pavurya. Mızmızlanmak. Mızırdanmak. Mızmız. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Şikayet etmek. Homurdanmak. Dırdır etmek.

Dock : Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme, bindirme veya yükleme, boşaltma yapabileceği yer. Uzayda kenetlenmek. Gemi havuzu. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Uzayda başka gemiye kenetlemek. Doka çekmek. Rıhtıma yanaşmak. Kesmek. Kısaltmak (kuyruğunu). Havuza çekmek.

 

Sheer : Dikey. Rotadan çıkmak. Düpedüz. Büsbütün. Sapmak. Tam. Şeffaf. Yolundan sapmak. Dimdik. Halis.

Channelize : Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Yöneltmek. Kanala dökmek. Kanal açmak. Kanalize etmek.

Signal flag : İşaret flaması. Muhabere flaması.

Flag : Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey. Kapak taşı. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Monotonlaşmak. Hisse senedi teknik analizinde kullanılan fiyat grafiklerinde, büyük bir düşüş veya artış sonrası fiyatların kararlı bir biçimde aynı oranlarda dalgalandığını gösteren şekil. Çekme ağlarında ağız açıklığını sağlamak amacıyla torba ağın önüne yerleştirilen konik biçimli, mantar ve kurşun yakada ayrı ayrı bulunmakta olup elle örülerek veya hazır ağlardan kesilerek çıkartılan ağ parçası. Bayrakla işaret vermek. Güçten kesilmek. Bayraklamak. Bandıra.

Guidon synonyms : guidons, channel, pennon, tree, point, maneuver, command, channelise, burgee, burgees, navigate, pull over, pennons, manoeuver, canalise, stand out, corner, pilot, helm, park, manoeuvre, steer, pennant, streamers, pennants, control, conn, pendant, canalize, head, streamer.

Guidon zıt anlamlı kelimeler, Guidon kelime anlamı

Undock : Gemiyi havuzdan çıkarmak. Havuzdan çıkarmak. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Çıkar. Yatağından çıkarmak.

Disorient : Yolunu şaşırtmak. Zihnini karıştırmak. Yolunu kaybettirmek. Şaşırtmak. Yönünü şaşırtmak. Kafasını karıştırmak.

Guidon ingilizce tanımı, definition of Guidon

Guidon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small flag or streamer, as that carried by cavalry, which is broad at one end and nearly pointed at the other, or that used to direct the movements of a body of infantry, or to make signals at sea. Also, the flag of a guild or fraternity. In the United States service, each company of cavalry has a guidon.