Guidance türkçesi Guidance nedir

  • Kılavuzluk.
  • Yardım.
  • İşaret.
  • Kılavuz.
  • Rehberlik.
  • Yol gösterme.
  • Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır.
  • Öğüt.
  • Sevketme.
  • İdare etme.
  • Yönlendirme.
  • Bireyleri ilgi, anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım. öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği.
  • İdare.
  • Akıl.

Guidance ile ilgili cümleler

English: Ali asked Mary for guidance.
Turkish: Ali Mary'den rehberlik istedi.

English: I need guidance.
Turkish: Rehberliğe ihtiyacım var.

English: Give me some guidance here.
Turkish: Burada bana bir rehberlik ver.

English: Who's your guidance counselor?
Turkish: Rehber öğretmeniniz kim?

English: I need some guidance.
Turkish: Biraz rehberliğe ihtiyacım var.

Guidance ingilizcede ne demek, Guidance nerede nasıl kullanılır?

Guidance council : Okulun ilgili yönetici ve öğretmenleri ile veli ve öğrencilerden oluşan, kılavuzluk programının öğrencilerin gereksinmelerine uygun ve gerçekçi bir yaklaşımla hazırlanmasını sağlamakla görevli geçici danışma kurulu. Kılavuzluk kurulu.

Guidance counselor : Rehber öğretmen. Rehberlik öğretmeni.

Guidance program : Kılavuzluk programı. Öğrenci gereksinmeleri, çevresel iş ve meslek olanakları göz önünde bulundurularak okuldaki kılavuzluk çalışmalarının amaçlarını, kapsamını ve yöntemlerini belirleyen program.

 

Guidance room : Okulda danışma ve kılavuzluk çalışmalarının gereklerine uygun olarak donatılıp öğrencilerin yararlanmasına açık tutulan yer. Danışma odası.

Guidance service : Rehberlik servisi. Kılavuzluk servisi. Rehberlik hizmeti. Bir eğitim kurumunda okuyan öğrencilere kendilerini ve çevrelerini tanıyabilmeleri, yeteneklerini anlayabilmeleri konusunda yardımcı olmak amacıyla örgütlenen kuruluş.

Under the guidance of : Rehberliği altında. Liderliğinde. Rehberliğinde. Öncülüğünde. Kılavuzluğunda.

Child guidance : Çocuk rehberliği.

Guidance teacher : Okulda kılavuzluk etkinlikleri bakımından kendi kümesine düşen öğrencileri yakından tanımak, onların kişisel ya da derslerle ilgili her türlü sorunlarını çözmek,.çalışmalarında ve toplumsal ilişkilerinde başarılarını arttırmak ile görevli öğretmen. Kılavuz öğretmen. Rehberlik öğretmeni.

European agricultural guidance and guarantee fund : Avrupa tarımsal yönlendirme ve garanti fonu. Avrupa birliğinin ortak tarım politikasının finansmanını sağlamak amacıyla 1962 yılında oluşturulmuş fon. krş. avrupa birliği ortak tarım politikası. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Center of guidance and researche : Okul öncesinden üniversiteye değin her öğrenim basamağındaki okulda başarısızlığa uğrayan öğrencilerin durumlarını incelemek, gerekli düzeltici önlemleri almak ve bu işleri yaparken aile, okul ve öteki ilgili kurumlar ile sıkı işbirliği yapmak üzere kurulan merkez. Kılavuzluk ve araştırma merkezi.

 

İngilizce Guidance Türkçe anlamı, Guidance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guidance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Injunction : Emir. Kesin emir. Uyarı. Mahkeme emri. Karar. Uyarma. Resmi emir. Men. İhtar.

Bacon rind : Domuz pastırması kabuğu. Beyin. Gözleri görmeyen (doğu londra argosu). Kör.

Directorship : Müdürlük makamı. Müdüriyet. Müdürlük. Direktörlük. Amirlik. Yönetim.

Answer wizard : Microsoft yardım. Yardım konuları. Yanıt sihirbazı. Excel yardımı.

Leadings : Satır aralığı. Kurşun kaplama. Kılavuzluk eden. Kurşun çerçeve. İma. Önde olan. Öncülük eden.

Administrations : Yönetim. İdarecilik. Yerine getirme. Hükümet (amerikan ingilizcesi). Bakanlar kurulu. Uygulama. Ettirme.

Advice : Nasihat. Salık. Geneş. Bilgi. Danışma. Yatırımı ya da saycaları bulunanları, yapılan tüm ödemeler ve bunlar sayışımına alınan paralar için bankalarca kendilerine gönderilen ödeme ve alma bildirgesi. Ödeme ve alma bildirgesi. Fikir.

Austerities : Sertlik. Davranış sertliği. Katılık. Masraftan kısma. Haşinlik. Güçlük. Sadelik. Tasarruf. Kanaatkarlık.

Controlling : Kumanda. Kontrol etme. Murakabe. Denetim. Kontrol. Kontrol eden. Denetleyici.

Government : Yönetme (dilbilgisi terimi). Hükümet. Yönetme. Siyaset bilimi. Siyasal bilgiler. Hüküm. Devlet. Devlet yönetimi.

Guidance synonyms : career counseling, genetic counseling, road map, marriage counseling, assistance, admonitions, inducing, badge, benefactions, admin, chancelleries, a good turn, redes, processing, advices, counseling, characters, conns, adviser, aviso, blueprints, guidage, fettles, augury, backing, leads, hint, confidential information, coaching, bean, aid, backups, sending out.

Guidance ingilizce tanımı, definition of Guidance

Guidance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or result of guiding. The superintendence or assistance of a guide. A leading. Direction. Government.