Leadings türkçesi Leadings nedir

Leadings ingilizcede ne demek, Leadings nerede nasıl kullanılır?

Pleadings : Dava önergeleri. Savunma. Rehin.

Leading article : Başyazı. Başmakale. Müşteri çekici ucuz mal.

Leading axle : Kılavuz dingil. Ön aks. Ön aks kılavuz dingil. Kılavuz boji.

Leading case : İçtihat. Örnek dava. Emsal hüküm. Emsal karar. Emsal oluşturan olay.

Leading character : Önce gelen karakter. Öncü damga.

Leading edge of a pulse : Darbenin ön kenarı.

Leading characters : Önce gelen karakterler. Önde gelen karakterler.

Leading coefficient : Baş katsayı.

Leading in cable : Abone giriş kablosu. Giriş kablosu.

Leading current : Evresi önde akım. Ön akım.

İngilizce Leadings Türkçe anlamı, Leadings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leadings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allusion : Bir olayı ya da imgeyi anımsatacak bir sözü bilerek söyleme. Taş. Bahis. Bir olayı hatıra getirecek bir sözü, bilerek söyleme. İmleme. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Dokundurma. Laf çaktırma. Bir görüntü, bir söz ya da sesle, bilinen bir şeyi akla getirme.

 

Skimming : Kef. Köpük. Kaymağını alma. Kaymak. Yüzeyden sıyırma. Yüzeysel tarama - okuma. Sıyırma. Özarama. Halmoz alma. Cüruf.

Preeminent : Üstün.

Row spacing : Sıra arası.

Spearheading : Başı çekmek. Başı çeken. Öncülük etmek. Başı çekme. Öncülük etme. Önayak olma. Önayak olmak.

Guidances : İşaret. İdare etme. Kılavuz. İdare. Sevketme. Yönlendirme.

Coaching : Eğitmenlik. Antrenörlük. Koçluk. Antrenörlük (atletizm). Araba ile gezme. Özel ders.

Connotations : Çağrışım. Yananlam. Konotasyon. Bir sözcüğün çağrıştırdığı şey. Diğer anlam. Çağrıştırdığı anlam. İfade. Yan anlam.

Studying : Okumak. Çabalamak. Eğitimini görmek. Çalışma. Araştırmak. Çalışmak. Öğrenmek. Gözetmek. İncelemek. Çalışma yapmak.

Allusions : Dokundurma. Zikir. Kinaye. Laf çaktırma. Gönderme. Anıştırma. İmleme. Taş. Bahis.

Leadings synonyms : linguistic process, poring over, language, lead plating, glimmer, leads, adverts, fore, avant, perusal, browsing, lead coating, directing, fores, speed reading, connotation, eyewink, counselling, glance at, adumbrations, counseling, guiding, leading, adverted, skim, guiders, glimmered, finger post, eyewinks, adumbration, guidings, superior, guidage.

Leadings zıt anlamlı kelimeler, Leadings kelime anlamı

Inferior : Ast olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı. Ast. İnferiyor. Alt. İkinci derecede. Ast rütbede. Bayağı.

Minor : Önemsiz. Bilgisayar, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Küçük. Ufak. Rüştünü ispat etmemiş kimse. İlk notadan itibaren sırasıyla 1 tam, 1 yarım, 2 tam, 1 yarım ve 2 tam aralıklardan oluşan ses dizisi. Ufak tefek. Daha az. Ergin olmayan çocuk. Reşit olmayan.