Coaching türkçesi Coaching nedir

  • Rehberlik.
  • Eğitmenlik.
  • Antrenörlük (atletizm).
  • Koçluk.
  • Araba ile gezme.
  • Özel ders.
  • Antrenörlük.

Coaching ile ilgili cümleler

English: Ali is considering taking a coaching job.
Turkish: Ali bir koçluk işi almayı düşünüyor.

English: Moustapha and Mary are both coaching John.
Turkish: Hem Mustafa hem de Mary John'a antreman yaptırıyor.

English: Ali and Mary are both coaching John.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de John'a antreman yaptırıyor.

Coaching ingilizcede ne demek, Coaching nerede nasıl kullanılır?

Coach and four : Dört atla çekilen ve bir sürücüsü olan at veya posta arabası.

Coach box : Arabacı yeri.

Coach builder : Karoser ustası.

Coach dog : Siyah benekli beyaz köpek.

Coach driver : Şoför. Otobüs sürücüsü. Otobüs şoförü.

Coach trip : Otobüs gezisi.

Basketball coach : Basketbol antrenörü. Bir basketbol takımının lideri. Basketbol oyuncularını eğiten kimse. Basketbol koçu.

Day coach : Yolcu vagonu. Yataksız vagon.

Coach horse : Araba atı. Fayton atı.

Coach station : Otogar.

İngilizce Coaching Türkçe anlamı, Coaching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coaching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guidage : [#kılavuz Kılavuzluk] ücreti. Kılavuzluk. Rehberlik ücreti. Kılavuz ücreti.

 

Leading : Yol gösterme. İma. Önemli. Başlıca. En önemli. Kılavuzluk eden. Ana. Öncülük eden. Yol gösteren.

Work : Başarılı olmak. İş yapmak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Çabalamak. Çalıştırmak. İşlemek. Eser. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Çalışmak. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad.

Private lesson : Bir öğretim kurumunda bir ya da birkaç öğrenciye belli ders ya da konulardaki eksikliklerini tamamlamak amacıyla yetkili öğretmenlerce normal programın dışında verilen ders. bir öğrenciye, belli bir daldaki eksikliğini tamamlamak ya da onu sınava hazırlamak için herhangi bir kimse tarafından para ile verilen ders.

Counseling : Tavsiye edici. Danışmanlık. Öğüt verici. Danışma.

Employment : İş alma. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. İşe alma. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Çalışma. İş. İş verme. Görev. Hizmet.

Joy ride : Zevk için araba sürme.

Tutoring : Özel ders almak. Özel ders vermek. Özel eğitim.

Instructorship : Okutmanlık. Öğretmenlik. Eğiten bir kimsenin konumu veya görevleri.

Guidings : Güdücü. Gütme. Yönetme. Temel. Yol gösteren. Ana. Esas. Kılavuzluk. Kılavuzluk etme.

Coaching synonyms : coaching job, guidances, instructorships, leadings, guidance, leads, guiding, counselling.