Sağ nedir, Sağ ne demek
Sağ; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı.
- Boksta sağ yumrukla vuruş

- Sağlam, esen.
- Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş).
- Bu taraftaki yön.
- Yaşamakta olan.
- Katkısız.
"Sağ" ile ilgili cümle örnekleri
- "Sağa dönmek. Sağdan yürümek."
- "Aliş sağ mı yoksa boğuldu mu?" - Halikarnas Balıkçısı
- "Sağyağ."
- "Sağ cebinde kocaman bir gazete tomarı görünüyordu." - Ö. Seyfettin
Yerel Türkçe anlamı:
Düz ve yüksekçe yer parçası, seki.
Atıldığında aşığın çukur yanı alta, düz yanı üste gelmesi için tutma biçimi.
Hayatta, sağ
Diğer sözlük anlamları:
Temiz, saf, halis.
Sağlam, sıhhatte.
Doğru, gerçek, sahih.
Hububat ölçeği.
Sağ hakkında bilgiler
Sağ aşağıdaki şekillerde kullanılabilmektedir.
Sağ ile ilgili Cümleler
- Ali silahlı çatışmadan sağ salim kaçtı.
- Sağ arka lamban patlamış.
- Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.
- Sağ ayağım uyuşuyor.
- O sağ ve sol arasındaki farkı bilmiyor.
- Sağ ayağımdaki baş parmak acıyor.
- Paylaştığın için sağ ol.
Sağ anlamı, kısaca tanımı:
Sağ eliyle sol kulağını göstermek : Kısa yoldan yapılacak bir işi dolambaçlı yollardan geçerek yapmaya çalışmak.
Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin : "birine yaptığın iyiliği gizli tut" anlamında kullanılan bir söz.
Sağ gösterip sol vurmak : Şaşırtmak.
Sağ gözünü sol gözünden sakınmak : Çok kıskanç olmak.
Sağ yapmak : "direksiyonu sağa doğru çevirmek, sağa yöneltmek" anlamında kullanılan bir söz.
Sağa kaymak : Siyasette ve ekonomide sağ görüşleri benimsemek.
Sağa sola : Rastgele yerlere veya kişilere.
Sağa sola bakmadan : Ortalığı kollamadan, saygısızca.
Sağdan geri dönmek : Geri dönmek, geri dönüp gitmek.
Sağı solu olmamak : Nasıl davranacağı kestirilmez olmak. olumlu mu olumsuz mu davranacağı bilinmeyen bir kişi olmak.
Sağını solunu bilmemek : Düşüncesiz, dikkatsiz olmak.
Sağ kalmak : Ömrünü devam ettirmek, yaşamasını sürdürmek.
Sağ ol : İyilik, yardım veya hoşa giden bir davranış karşısında "çok yaşa, teşekkür ederim" anlamlarında söylenen bir söz.
Sağ olsun : Biri için sitem yollu bir şey söyleneceği zaman söyleyenin iyi niyetini belirtmek amacıyla sözün başına getirilen bir söz. bir kişiye güven duyulduğu zamanlarda kullanılan bir söz.
Sağ açık : Futbolda sağ başta bulunan oyuncu.
Sağ bek : Bir takımın savunmasının sağ tarafında yer alan oyuncusu.
Sağ çıkarma : Boksta sağ elle yumruk atma.
Sağ eğilimli : Dünya görüşü sağcılığa, muhafazakârlığa yatkın olan.
Sağ haf : Orta sahanın en sağında oynayan oyuncu.
Sağ iç : Futbolda, sağ açıkla santrfor arasında görev yapan hücum oyuncusu.
Sağ kanat : Futbol ve hentbolda hücum alanının sağ tarafı.
Sağkol : Birinin çok güvendiği kimse.
Sağ kol : Ordunun sağ tarafındaki kısım.
Sağ şerit : Trafikte sağ tarafta yer alan yol çizgilerinin oluşturduğu bölüm.
Ortanın sağı : Ilımlı siyasi görüşe göre, sosyal alanla ilgili sosyal yapıyı koruma veya olduğu gibi sürdürme eğiliminde bulunan partilerin benimsedikleri görüş.
Sağbeğeni : Güzeli çirkinden ayırt edebilme yetisinin en yükseği.
Sağduyu : Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği, aklıselim, hissiselim. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü.
Sağ esen : Sağlıkla.
Sağgörü : Basiret.
Sağistem : İyi niyet, hüsnüniyet.
Sağ para : Sağlam para. Mecidiyenin on dokuz kuruş hesabıyla ödendiği zaman sağlam para yerine kullanılmış bir deyim, çürük para karşıtı.
Sağ salim : Hiçbir zarar görmeden, sağ selamet.
Sağ selamet : Sağ salim.
Sağtöre : Ahlak.
Sağyağ : Tereyağı.
Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
Yön : Tutulacak, izlenecek yol. Belli bir noktaya göre olan yer, taraf. Bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet. Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan, veçhe.
Ekonomi : Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Tutum.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Gelenekçi : Geleneklere bağlı kimse, ananeci.
Sağ : Katkısız. Bu taraftaki yön. Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. Boksta sağ yumrukla vuruş. Sağlam, esen. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş). Yaşamakta olan.
Vuruş : Vurma işi. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Tempo. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik.
Sağlam : (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir. Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Gerçek, inanılır bir temeli olan. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli.
Esen : Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.
Katkısız : Üzerine veya içine hiçbir şey katılmamış, katışıksız, saf. Niteliği hiçbir etki ile değişmeyen, tam, bozulmamış.
Sağ a-doğru-uzaysı : A birim öğesi 1 olan bir dolam ve bir değişmeli öbek olmak üzere, her ( )koşullarını sağlayan bir yapıyla donatılmış E kümesi, Karşılaştırınız. sol A-doğru-uzaysı.
Sağ akçe : Karışığı ve eksiği olmayan, ayarı ve ağırlığı tam olan para.
Sağ arka : Sahnenin sağ yanının arka kesimi.
Sağ aşağı : Sahnenin seyirciye yakın olan ön kesiminin sağı.
Sağ atriyum : Sağ kulakçık.
Sağ ayaklık kolu : Sağ ayaklığın takıldığı büyük dişliye bağlı kol. Genel olarak 16.5-17 cm. boyundadır.
Sağ birim eleman : Çarpma işlemi tanımlanmış bir kümede her a elemanı için a·e = a koşulunu sağlayan e elemanı.
Sağ büküm : Dikey tutulan bir iplikte, iplik büküm yönünün sağ yöne doğru bükülmüş durumu, Z büküm.
Sağ çarpan : a · b çarpımındaki b çarpanı.
Sağ dal bloku : Kalpte herhangi bir nedenle his demetinin sağ dalında iletimin kesintiye uğraması, sağ demet dalı bloku. B durumda sol karıncığa iletim sağ dal üzerinden gelir ve kalbin elektriksel ekseninde sağa sapma oluşur.
Diğer dillerde Sağ anlamı nedir?
İngilizce'de Sağ ne demek? : [SAG] adj. right, right wing, right hand, dexter, offside, alive, living
n. right
Fransızca'da Sağ : vivant/e, en vie; droit/e
Almanca'da Sağ : adj. heil, recht
Rusça'da Sağ : adj. правый, здоровый, живой, невредимый

Bu kısımda Sağ nedir? Sağ ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sağ tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sağ hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.