Entwined türkçesi Entwined nedir
Entwined ingilizcede ne demek, Entwined nerede nasıl kullanılır?
Entwine itself around : Bir şeyin etrafına dolanmak.
Entwine : Tırmanmak. Bükmek. Etrafını sarmak. Örmek. Kıvırmak. Dolaştırmak. Birbirine geçirmek. Sarmak.
Entwines : Tırmanmak. Örmek. Etrafını sarmak. Bükmek. Birbirine geçirmek. Sarmak. Dolaştırmak. Kıvırmak.
Entwining : Etrafını sarma. Kıvırmak. Örme. Bükme. Tırmanmak. Bükmek. Dolaştırmak. Birbirine dolama. Sarmak. Dolaştırma.
Entwist : Bükmek. Sarmak. Dolaştırmak. Kıvırmak. Örmek. Burmak.
Garmentworker : Terzi işçisi.
Entwists : Burmak. Örmek. Bükmek. Kıvırmak. Dolaştırmak. Sarmak.
Entwisting : Kıvırmak. Burmak. Sarma. Bükmek. Örme. Dolaştırma. Örmek. Bükme. Sarmak.
Entwisted : Kıvırmak. Dolaştırılmış. Bükülmüş. Sarmak. Sarılmış. Bükmek. Örülmüş. Burmak. Örmek.
Bentwood : Bükme ağaç. Hezaren. Bükülmüş ağaç. Buharda bükülmüş tahta.
İngilizce Entwined Türkçe anlamı, Entwined eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Entwined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Wreathe : Döne döne yükselmek. Üstünü örtmek. Çöreklenmek. Kaplamak. Çevrelemek. Döne döne yükselmek (duman). Çelenk yapmak. Etrafını sarmak. Sarmak. Çelenklerle süslemek.
Knottier : Zor. Boğum boğum. Karışık. Düğüm düğüm. Boğumlu. Çetrefilli. Düğümlü. Güç. Dubaklı.
Intricate : Girişik. Müşkül. Çapraşık. Çetrefil. Dallı budaklı. Girift. Darmaduman. Karışık. Karmakarışık.
Lace : Dantellemek. Dantel. Bağlanmak. Bağ. Süslemek. İçki katmak. Hafif alkol katmak (içkiye). Bağlarını geçirmek (ayakkabıya). Bağcık. Ayakkabıya bağlarını geçirmek.
Distort : Kırmak. Eğri büğrü etmek. Konuyu çarpıtmak. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteç tarafından aşırı sürülmesi sonucu kırılarak bozulmasıyla kendine has sert sesin oluşması. Bozmak. Bükmek. Çarpmak. Değiştirmek. Burkmak. Yamultmak.
Conjoin : Bağlanmak. Birleştirmek. Bağlamak. Bitiştirmek. Birleşmek. Bitişmek. Sıralama.
Join : Katmak. Sınırı ortak olmak. Eklemek. İltihak etmek. İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm. Üye olmak. Ek yeri. Birleşme çekidi. İki şeyin birleştiği yer. Kaynamak.
Foulest : Pis. Bindirmek (gemi). Hilebaz. İğrenç. Çirkin. Kirletmek. Kurallara aykırı hareket. Kokuşmuş. Bulaştırmak. Ağır.
Gnarlier : Boğumlu. Kıvrımlı. Budaklı. Bükülmüş. Pürüzlü.
Ravel : Karıştırmak. Karışıklık. Çözmek. Açmak. Tel tel ayırmak. Sökmek. Sökülmek. Dolaştırmak. Çözülmek. Dolaşıklık.
Entwined synonyms : pleach, purl stitch, circuitous, knot, indirect, loop, twist, kinkiest, involute, twine, splice, knit, entangled, kinkier, fouler, intertwine, interlace, gnarliest, plash, gnarly, enlace, wind, wattle, tangle, foul, kinky.
Entwined zıt anlamlı kelimeler, Entwined kelime anlamı
Disjoin : Birleşmesine engel olmak. Ayırmak. Bağları kopmak.
Untwist : Halletmek. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Açmak. İplerini ayırmak. Açılmak. Çözmek. İplerini çözmek. Bükümünü açmak.
Unravel : Sökülmek. Zor bir şeyi çözmek. Çözmek. Çözülmek. Çözülmek (zor bir şey). Açmak. Sökmek. Ortaya çıkarmak. Sökmek (örgü). Aydınlatmak.
Entwined antonyms : untwine, unknot.

Bu kısımda Entwined kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Entwined ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Entwined anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Entwined ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.