Envoy türkçesi Envoy nedir
Envoy ingilizcede ne demek, Envoy nerede nasıl kullanılır?
Diplomatic envoy : Diplomatik temsilci. Diplomatik elçi. Diplomatik heyet.
Non residential envoy : Çalıştığı ülkede daimi olarak oturmayan ve zaman zaman ziyarette bulunan elçi.
Special envoy : Özel elçi. Özel temsilci. Özel delege.
Envoys : Yazarın yazıdaki son sözü. Elçi. Temsilci. Murahhas. Diplomat. Sefir. Delege. Resul.
Envoyship : Sefirlik.
Envelope address font : Zarf adresi yazıtipi.
Envelope curve : Uzun dönem maliyet eğrisi. Zarf eğrisi. Sarma eğrisi. Uzun dönemde firmanın toplam çıktısı ile maliyetleri arasındaki ilişkiyi gösteren ve firmanın geleceğe ilişkin kararlarında kullandığı ve her bir kısa dönem maliyet eğrisini alttan zarf gibi saran planlama eğrisi.
Envelope creation : Zarf oluşturma. Zarf hazırlama.
Envelop : Sarmak. Kapatmak. Sarmalamak. Kaplamak. Örtmek.
Envois : Sefir. Bir ithaf işlevi gören kitap altyazısı (dip notu). Elçi. Bir ithaf olarak görev yapan şiirin sonuç dizesi. Özel görevi olan memur. Murahhas. Şiir kıtası.
İngilizce Envoy Türkçe anlamı, Envoy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Envoy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coryphaei : Koro şefi. Sözcü.
Representative : Kişileştiren. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mümessil. Temsili. Sembolik. Tipik. Temsilen. Temsil eden. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme.
Coryphaeus : Sözcü. Koro şefi.
Messenger : Taşıyıcı kablo. Müstahdem. Antik tiyatroda yer birliğini bozmamak için, sahne dışında geçen ve baş olgunun akış yönünden önemli (savaş sonucu, ölüm v.b.) olayları oyunun sonuna yakın bir yerde gelip anlatan kişi. haberci. Antik tiyatroda, yer birliğini bozmamak için, sahne dışındaki önemli bir olayı anlatan kişi. Kurye. Haberci. Ulak. Haber getiren kişi.
Secondaries : İkincil şey. Orta. Uydu. Sonraki. İkinci dereceli şey. İkinci derecede olan. Muavin. Sekonder devre. İkincil.
Envoi : Bir ithaf işlevi gören kitap altyazısı (dip notu). Bir ithaf olarak görev yapan şiirin sonuç dizesi. Özel görevi olan memur. Şiir kıtası.
Legate : Elçi sefir. Vasiyet etmek. Vasiyetle tahsis etmek. Papa elçisi. Sefirlik. Vasiyetle bırakmak. Miras bırakmak.
Envois : Şiir kıtası. Özel görevi olan memur. Bir ithaf işlevi gören kitap altyazısı (dip notu). Bir ithaf olarak görev yapan şiirin sonuç dizesi.
Ballyhoo man : Tanıtım yapan kimse (özellikle de bir restoran dışında müşterilere yönelik olarak yüksek sesle). Yüksek sesle propaganda yapan. Avukat.
Diplomat : Dışişleri görevlisi. İnsan ilişkilerinde usta kimse. Hariciyeci. İlişkilerinde ustalık gösteren kimse. Uluslararası ilişkiler uzmanı.
Envoy synonyms : official emissary, envoy extraordinary, agent, envoys, prophet, prophetesses, canvasser, concessionaire, patriarch, ambassador, legation, prophets, ambassadors, deputies, commissioners, delegate, commissary, herald, commissionaire, diplomats, negotiator, barr, commissioner, agency, diplomatist, concessionaires, attorney, canvassers, minister plenipotentiary, legates, heralds, emissary, patriarchs.
Envoy ingilizce tanımı, definition of Envoy
Envoy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A minister accredited to a foreign government. An envoy`s rank is below that of an ambassador. One dispatched upon an errand or mission. A messenger. Esp., a person deputed by a sovereign or a government to negotiate a treaty, or transact other business, with a foreign sovereign or government.

Bu kısımda Envoy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Envoy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Envoy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Envoy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.