Epipelic türkçesi Epipelic nedir
- Suların dip kısımlarında çamurlar üzerinde yaşayan.
- Epipelik.
Epipelic ingilizcede ne demek, Epipelic nerede nasıl kullanılır?
Epipelic algae : Epipelik alg. Zemin birikintileri ya da çamurlar üzerinde serbest olarak yaşayan bentik alg.
Epipelagic : Epipelajik. Denizlerde 200 m derinliğe kadar olan bölge. Denizlerde, yüzeyle 200 m derinlik arasındaki bölge.
Epipelagic egg : Su yüzeyine yakın olarak ayrı ayrı veya jelatinli torbalar içinde yüzen pelajik yumurtalar. Epipelajik yumurta.
Holoepipelagic : Devamlı olarak epipelajik tabakada yaşayan. Holoepipelajik. Holoepipeiajik.
Epipedometry : Epipedometri.
Parallelepiped : Paralel yüzlü. Paralelyüz. Koşutyüzlü. Koşut yüzlü. Paralelyüzlü. Koşutyüz.
Stovepipe hat : Silindir şapka.
Hosepipe : Hortum. Sıvı veya gaz nakletmek için kullanılan uzun ve esnek boru (britanya).
Stovepipes : Ütüsüz pantolon. Silindir şapka. Soba borusu.
Epiperipheral : Epiperiferal.
İngilizce Epipelic Türkçe anlamı, Epipelic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Epipelic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outbreak : Feveran. Çıkma. İsyan. Patlama. Başlama. Patlak verme. Tezahür. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay birdenbire). Yeryüzüne çıkmış kaya katmanı. Salgın.
Pandemic : Yaygın. Birkaç bölgeye yayılan salgın. Birkaç ülkeye yayılan (medikal tıp terimi). Pandemi. Aynı zamanda birçok ülkede olan salgın. kıtalar arası salgın. Neredeyse kontrolden çıkmak üzere ve çok yayılmış olan salgın hastalık. Genel. Pandemik. Evrensel.
Pestilential : Zararlı. Bulaşıcı. Veba getiren. Baş belası. Tehlikeli. Pestilansiyal. Öldürücü.
Pestiferous : Bulaşkan. Baş belası. Başkalarına sıkıntı veren. Hastalık nakleden. İğrenç. Hastalık taşıyan. Bulaşıcı hastalık yayan. Bulaşıcı.
Epizootic : Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi. Epizotik. Salgın hastalık. Algın hastalık (vet.). Epizootik. Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren. belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi, hayvanlar arasındaki hastalık salgını. insanlarda epidemik olarak ifade edilir.
Pestilent : Bulaşıcı hastalık getiren. Zararlı. Tehlikeli. Bulaşıcı. Öldürücü. Baş belası. Nahoş. Sıkıcı. Ahlaka zararlı. Rahatsız edici.
Irruption : İstila. İçeriye baskın. Püskürme. Hücum. Baskın. Akın. Zorla girme. İçeriye üşüşme.
Eruption : Erupsiyon. Feveran. Erüpsiyon. Yerin iç kesiminden gelen katı, sıvı ve gaz durumdaki kızgın özdeklerin bir yanardağ ağzından yeryüzüne çıkması. Patlama. İsilik. Kızamık vb dökme. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Püskürme (yanardağ). Patlak verme.
Epipelic synonyms : plaguey, epiphytotic.
Epipelic zıt anlamlı kelimeler, Epipelic kelime anlamı
Ecdemic : Yerli olmayan. Ekdemik. Başka bir yerden gelen.
Endemic : Mahalli ve daimi hastalık. Bir yer veya halka özgü hastalık. Belirli bir yere özgü hastalık. Yöreye özgü bitki örtüsü. Bir bölgeye özgü, yerli olan. yıllık rapor edilen vakalarının sayısı sabit veya artmayan bir hastalık durumu. Bir bölgeye özgü, yerel olan. belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık. Belirli bir topluluğa özgü hastalık. Yerel bitki örtüsü. Belirli topluluğa özgü hastalık. Yaygın.

Bu kısımda Epipelic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Epipelic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Epipelic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Epipelic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.