Equates türkçesi Equates nedir

  • İle eşit saymak.
  • Dengelemek.
  • Eşit tutmak.
  • Eşit saymak.
  • Müsavi kılmak.
  • Kıyaslamak.
  • Eşitlemek.
  • Aynı kefeye koymak.
  • Denklem ile göstermek.
  • Eşit olmak.
  • Denklem kurmak.

Equates ingilizcede ne demek, Equates nerede nasıl kullanılır?

Equate : Eşitlemek. Eşit tutmak. Denklem ile göstermek. Kıyaslamak. Denklem kurmak. Eşit saymak. Aynı kefeye koymak. Dengelemek. İle eşit saymak. Eşit yapmak.

Equated : Ortalama.

Adequate : Uygun. Ehven. Münasip. Yeterli. Yeter. Kafi. Kifayetli. Elverişli.

Adequate compensation : Yeterli tazminat. Yeterli mükafat. Uygun zarar bedeli. Uygun geri ödeme.

Adequate consideration : Yeterli derecede düşünme. Yeterli oranda düşünme. Yeterli oranda karşılığını vermek. Yeterli tazminat. Yeterli ivaz veya bedel.

Adequately : Yeterli şekilde. Yeterli düzeyde. Yeterli. Yeterli olarak. Layıkıyla. Yeteri kadar. Layığı veçhile. Yeterli derecede. Yeterince. Layıkıyle.

Adequate remedy : Yapılmış zarar için yeterli tazminat. Uygun çözüm yolu.

Adequateness : Zindelik. Uygunluk. Yeterlilik.

Adequate sample : Uygun örnek. Bir pazarlama araştırmasında yeter nitelik ve ölçüde alınan örnek. Uygun numune. Yeterli örneklem.

Be adequate : İhtiyacı karşılamak.

İngilizce Equates Türkçe anlamı, Equates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Compares : Karşılaştırılmak. Benzetmek. Üstünlük derecesini göstermek. Karşılaştırmak. Benzemek.

Counterpoised : Denkleştirilmiş. Eşit kuvvetle karşı koymak. Denkleşmiş. Karşılamak.

Compensate : Tazminat ödemek. Yerini tutmak. Karşılamak. Denklemek. Acısını telafi etmek. Telafi etmek. Tazmin etmek. Denkleşmek.

Equalise : Denkleştirmek. Balans ayarını yapmak. Egale etmek. Tesviye etmek. Eşitlik sağlamak. Beraberliği sağlamak. Eşit duruma gelmek (ayrıca equalize).

Be on a par with : Değeri aynı olmak.

Come up to : Tutturmak (belirli bir seviyeyi). Denk olmak. Denk gelmek. Eşitlenmek. Belirli bir hizaya kadar gelmek. Gelmek. Ulaşmak. Yanına sokulmak. Eşit çıkmak. Yanına yaklaşmak.

Analogise : Benzetmek. Karşılaştırmak (ayrıca analogize). İki farklı şey arasında benzerlikler bulmak.

Equalize : Eşit kılmak. Beraberliği sağlamak. Eşitlik sağlamak. Denkleştirmek. Beraberlik golü atmak. Tesviye etmek. Balans ayarını yapmak.

Paralleling : Paralelleme. Kıyaslama. Paralel yapmak. Paralel olmak. Paralel hale getirme. Karşılaştırmak. Karşılaştırma.

Equates synonyms : balance out, equating, parallel, parallelling, answer, study, compare, equalized, compensates, paralleled, contains, counterpoise, liken, class with, cancel out, compensated, equalizing, consider, amounting, analogize, great circle, amount to, balance, equal, be tantamount to, parallelled, be equal, be equivalent to, counterpoising, amount, equalised, parallels, equate.

Equates zıt anlamlı kelimeler, Equates kelime anlamı

Differ : Anlaşamamak. Aynı fikirde olmamak. Değişik olmak. Ters düşmek. Ayrıcalık göstermek. Benzememek. Farlı düşünmek. Değişiklik göstermek. Farklı olmak. Ayrılmak.