Equated türkçesi Equated nedir
- [#orta Ortalama].
Equated ingilizcede ne demek, Equated nerede nasıl kullanılır?
Equate : Müsavi kılmak. Eşit yapmak. Eşit olmak. Eşitlemek. Eşit saymak. Aynı kefeye koymak. Kıyaslamak. Dengelemek. Denklem ile göstermek. Eşit tutmak.
Equates : Denklem kurmak. Eşit olmak. Denklem ile göstermek. Eşitlemek. Müsavi kılmak. Kıyaslamak. Aynı kefeye koymak. Eşit saymak. Eşit tutmak. Dengelemek.
Adequate : Yeterli. Kafi. Kifayetli. Münasip. Ehven. Uygun. Yeter. Elverişli.
Adequate compensation : Uygun zarar bedeli. Uygun geri ödeme. Yeterli tazminat. Yeterli mükafat.
Adequate consideration : Yeterli tazminat. Yeterli derecede düşünme. Yeterli ivaz veya bedel. Yeterli oranda karşılığını vermek. Yeterli oranda düşünme.
Inadequate instrument : Ölçüye vurulan konuda bireyler ya da nesneler arasındaki gerçek ayrımların yanı sıra içerdiği sınarların niteliğine bağlı değişkenliği de yansıtan ya da güvenilir ve geçerli ölçümler yapamayan ölçme aracı. Yetersiz araç.
Adequately : Yeterli şekilde. Yeterli derecede. Layıkıyle. Yeterince. Layığı veçhile. Layıkıyla. Yeteri kadar. Yeterli. Yeterli düzeyde. Yeterli olarak.
Exequateur : Konsolos beratı.
Adequateness : Zindelik. Yeterlilik. Uygunluk.
Adequate definition : Yeterli tanımlama. Kabul edilebilir açıklama.
İngilizce Equated Türkçe anlamı, Equated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Equated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Centering : Kemer kalıbı. Merkezleme. (amerikan futbolu) bir vuruşa başlamak için topu bacaklarının arasından geriye doğru geçirmek. Puntalama. Çerçevelemede asıl konuyu çerçevenin ortasına yerleştirme. bir göstericinin ışıtacını, resmin her noktasını eşit yeğinlikte aydınlatacak biçimde düzenleme. bir ışıldağın ışıtacını, en yeğin aydınlatmayı sağlayacak biçimde, ışıldağın odak noktasına göre ayarlama. Dikkat veya enerjinin birşey üzerinde yoğunlaşması. Kubbe kalıbı. Merkezlendirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Centreing : Merkezleme. Merkezlendirme.
Centring : Merkezlendirme. (amerikan futbolu) bir atışa başlamak için topun bacakların arasından arkaya doğru geçirilmesi. Kubbe kalıbı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çerçevelemede asıl konuyu çerçevenin ortasına yerleştirme. bir göstericinin ışıtacını, resmin her noktasını eşit yeğinlikte aydınlatacak biçimde düzenleme. bir ışıldağın ışıtacını, en yeğin aydınlatmayı sağlayacak biçimde, ışıldağın odak noktasına göre ayarlama. Merkezleme. Puntalama. Kemer kalıbı. Dikkat veya enerjinin bir şey üzerine yoğunlaşması.
Mean : İstemek. Cimri. Adi. Pinti. Aşağılık. Acımasız. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Bayağı. Keyifsiz. Aritmetik ortalama, ortanca ve mod gibi özeksel eğilimi anlamaya yarayan ölçülere verilen genel ad.
Self educated : Kendi kendini eğitmiş. Otodidakt. Kendi kendini yetiştirmiş.
General norm : Geniş ölçüde kabul edilmiş olan standart. Genel standart.
Avg : Average (ortalama). Orta değer. Ort. Orta.
Avarage : Gemide veya yükte, uluslararası deniz ticaret hukukunun içerdiği özel kuralların çiğnenmesi yüzünden ortaya çıkan maddi hasarlar ve olağanüstü giderler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gerçekleşen nicelik, yaklaşık olarak ortalama. Avarya.
Knowing : Bilgili. Anlayan. Bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş bulunma. bir şeyi yapmaya alışmış olma, elinden gelme. tanıma, anımsama. Bilgiç. Haberi olan. Akıllı. Alim. Açıkgöz. Kültürlü.
Study : Belli gözlemleme, çözümleme araç ve işlemlerine başvurarak olayları bilimsel olarak gözden geçirme. Eğitimini görmek. Çabalamak. Çalışmak (ders). Gayret etmek. İrdelemek. Öğrenimi görmek. Gözetmek. Öğrenmek. Tahsil etmek.
Equated synonyms : enlightened, informed, knowledgeable, numerate, civilized, average, meaner, literate, civilised, center alignment, lettered, learned, meanest, fair average, well educated, compare, semiliterate, well read, media, consider, medial, medials, liken, intellectual.
Equated zıt anlamlı kelimeler, Equated kelime anlamı
Illiterate : Deneyimsiz. Okur yazar değil. Abecesiz. Okuma yazma bilmeyen. Cahil. Okur yazar olmayan. Okumamış. Mürekkep yalamamış. Kimi insanbilimcilere göre, okuma yazmayı oluşturmamış ya da okuma yazmadan yoksun topluluklara özgü nitelik. Eğitimsiz.
Noncivilized : Yabani. Nazik olmayan. Uygarlaşmamış olan. Medeni olmayan. Yobaz. Evcilleşmemiş (ayrıca noncivilised). Uygarlaşmamış.
Uninformed : Habersiz. Haberdar edilmemiş. Cahil. Haber verilmemiş. Bilgisiz. Malumatsız. Bihaber. Cahilce yapılmış.
Equated antonyms : nonintellectual, unenlightened, uneducated, innumerate, round.

Bu kısımda Equated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Equated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Equated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Equated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.