Equation türkçesi Equation nedir

  • Muadele.
  • Denge.
  • Eşitlik.
  • Bir kimyasal tepkinmeye giren, çıkan ve ara basamaklarda yer alan özdeklerin değişimlerini nicel olarak gösteren anlatım türü.
  • Denkle.
  • Denklem.
  • Bilgisayar, ekonomi, kimya alanlarında kullanılır.
  • Denklik.
  • Eşit (=) belirtimiyle birbirinden ayrılan iki yanlı simgesel anlatım, bk. denklem.
  • Eşitleme.

Equation ile ilgili cümleler

English: This differential equation can be easily solved by Laplace transform.
Turkish: Bu diferansiyel denklemler Laplace dönüşümüyle kolayca çözülebilir.

English: Open the brackets in the equation.
Turkish: Denklemde parantezler genişletin.

English: If you calculate the electric field using this equation, the result comes out like the following.
Turkish: Bu denklemi kullanarak elektrik alanını hesaplarsan sonuç aşağıdaki gibi çıkar.

English: It was all like a single equation with two unknowns.
Turkish: İki bilinmeyenli bir denklem gibiydi hepsi.

English: I don't know how to prove this math equation.
Turkish: Bu matematik denklemini nasıl ispatlayacağımı bilmiyorum.

Equation ingilizcede ne demek, Equation nerede nasıl kullanılır?

Equation editor : Denklem düzenleyici.

Equation editor embedder : Equation editor katıştırıcısı.

Equation editor help topics : Denklem düzenleyicisi yardım konuları.

 

Equation editor server : Denklem düzenleyicisi sunucusu.

Equation for coefficient of ambiguity : Thurstone ölçek oluşturma yordamında bir sınarın ölçeğe girmesinde ölçü alınan ve yargıcıların sınarın ölçek konumu üzerindeki kümeleyici değerlendirmelerinden oluşan dağılımda sonçeyreklikle ilkçeyreklik arasındaki sayısal ayrıma bakılarak yapılan ölçüm. bk. çeyreklik, thurstone eşit görünen aralık ölçeği. Belirsizlik katsayısı eşitliği.

Equation in three unknowns : Üç bilinmeyenli denklem. 3 bilinmeyen değer içeren matematiksel formül.

Equation of motion : Hareket  denklemi. Hareketlilik denklemi. Hareket denklemi. Hareket eşitliği veya denklemi. Zaman boyunca maddenin hızının değişimini gösteren eşitlik.

Equation of fisher : Fisher denklemi. Nominal faiz oranının reel faiz oranıyla beklenen enflasyon oranının toplamına eşit olduğunu gösteren ve ırving fisher tarafından türetilen denklem.

About microsoft equation editor : Microsoft denklem düzenleyicisi hakkında.

Equation of the third degree : Üçüncü dereceden denklem.

İngilizce Equation Türkçe anlamı, Equation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equilibriums : Tarafsızlık. Dengeler. Karalılık.

Quadratic : İkilenik. Kare. İkinci dereceden. Karesel ikilenik. İkinci derece. Kareli. Dörtgen gibi. Karesel. İkinci dereceden denklem.

Counterpoise : Tay. Eş ağırlık. Denk. Karşılamak. Karşı ağırlık. Dengelemek. Karşı etki yapmak. Denkleştirmek. Eşit kuvvetle karşı koymak.

Evenness : Huzur. Düzgünlük. Düz oluş. Aynılık. Tarafsızlık. Düzlük. Doğruluk. Dürüstlük.

 

Countenances : Desteklemek. Surat. Teşvik etmek. Destek. Yüz ifadesi. Onama. Yüz. Onaylamak. Çehre.

Leveling : Düzeyleme. Nivelman. Bir binayı tamamen tahrip etme veya yıkma. Düzleme. Kangal açma. Düzeltme. Tesviye. Düzgünleştirme. Zemin seviyesini düz veya hafif eğimli olacak şekilde değiştirme.

Balance : Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Tartmak. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç. Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge. Bir sayışımın alacaklı değeri ile borçlu değeri arasındaki fark. Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır. Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu. Kütle ya da ağırlık ölçümü için hazırlanmış özel düzenek. Bir sayışımın borçlu ve alacaklı dalları arasındaki fark.

Mathematical statement : Matematiksel ifade.

Equation synonyms : regression of y on x, egalites, egalite, countenance, formula, equivalents, eq, evening, equalities, equaling, equilibrium, equivalence, equilibria, balances, equalisation, equating, accreditation, differential equation, equivalent, aplombs, biquadratic, easiness, equality, levelling, regression equation, aplomb, equalization, equivalency, counterpoises, peering, egalitarianism, homologies, equalling.

Equation ingilizce tanımı, definition of Equation

Equation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Equilibrium. A making equal. Equality. Equal division.