Counterpoise türkçesi Counterpoise nedir

Counterpoise ingilizcede ne demek, Counterpoise nerede nasıl kullanılır?

Counterpoised : Denkleştirilmiş. Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşılamak. Dengelemek. Denkleşmiş.

Counterpoises : Karşı ağırlık. Eş ağırlık. Denk. Dengelemek. Denge. Denge ağırlığı. Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşılamak. Tay. Denkleştirmek.

Counterpoising : Dengelemek. Karşılamak. Eşit kuvvetle karşı koymak.

Counterpoison : Zehire karşı koyan bir madde. Buna mukabil zehirleme eylemi. Panzehir.

Counterpoint : Karşı-sürüm. Melodiyi kontrpuan biçiminde düzenlemek. Karşısürüm. Çeşitli melodileri birbirine uydurma. Kontrpuan. Görüntünün içindekilerde, görüntüler arasında, ses ve müzikte, görüntü ile ses arasındaki çatışmanın belirli bir amaçla düzenlenmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Counterplea : Karşı iddia. Karşı duruşma. Karşı dava. Karşı savunma.

Counterparts : Meslektaş. Akran. Emsal. Karşılık. Suret. Benzer. Karşıtlar. Eş.

Audio visual counterpoint : Filmin görsel öğeleriyle işitsel öğeleri arasında tam bir uyuşum, görsel etkiler ile müzik motifleri arasında örgensel bir bağ olması gerektiği yolunda, yönetmen eisenstein'ın ileri sürdüğü görüşü anlatan terim. Görsel-işitsel karşısürüm. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Counterpanes : Yatak örtüsü.

Counterpart : Karşılık. Emsal. Akran. Tam benzeri. Benzer. İkinci nüsha. Meslektaş. Suret. Kopya. Kopyası.

İngilizce Counterpoise Türkçe anlamı, Counterpoise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Counterpoise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balance the budget : Bütçeyi ayarlamak.

Answered : Yerine getirmek. Karşılık vermek. Yanıtlamak. Cevap vermek. Cevap verilmiş. Cevaplanan. Yetmek. Uymak. Kefil olmak.

Equalizing : Eşdeğerleme. Beraberlik golü atmak. Muvazene. Denkleştirme. Beraberliği sağlamak. Eşitleme. Birbirine eşit hale getirme. Dengeleme. Eşitlemek.

Reacts : Tepki yapmak. Tepkiyle karşılamak. Tepkimek (kimya terimi). Tepkimek. Tepki vermek. Reaksiyon vermek. Karşı gelmek. Tepki göstermek. -e tepki vermek.

Balances : Bilanço. Bakiye. Balans. Denklik. Kalan. Ruhsal denge. Terazi. Uyum.

Equalises : Balans ayarını yapmak. Egale etmek. Eşit olmak. Tesviye etmek. Standartlaştırmak. Eşit kılmak. Eşit duruma gelmek (ayrıca equalize). Özdeş yapmak. Eşitlik sağlamak.

Equipoise : Karşı eşit kuvvet. Dengede tutmak. Denge unsuru oluşturmak. Kararlılık. Muvazene.

Coequal : Akran. Eşit. Müsavi. Eş. Rütbesi eşit.

Weight : Bilişim, uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Ağırlaştırmak. Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Ağırlık. Ağırlıklandırmak. Etki. Üzerine ağırlık koymak. Siklet. Bir cisme yer'in ya da başka bir gökcisminin uyguladığı çekim kuvveti. Tartma.

 

Counterpoise synonyms : sash weight, counterpose, counterpoising, foaled, aplombs, foal, counterpoised, compensate, countenances, equilibrates, equalized, equalising, corresponds, balanced, tare, equalization, counter to, make equal, peered, cancel out, counterbalancing, tai, equation, equalise, balancing, reacted, balance weight, bale, compensates, counter, equalizer, counter balanced, offset.

Counterpoise ingilizce tanımı, definition of Counterpoise

Counterpoise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To counterbalance. An equal weight. To balance the weight of. To act against with equal weight. To equal in weight. A weight sufficient to balance another, as in the opposite scale of a balance.