Counterparts türkçesi Counterparts nedir

Counterparts ingilizcede ne demek, Counterparts nerede nasıl kullanılır?

Counterpart funds : İkinci dünya savaşı'ndan sonra abd'nin denizaşırı ülkelere dolarla yaptığı dış yardımların karşılığının yardım alan ülkenin ulusal parası ile kendi ülkesinde bir bankaya yatırmasından oluşan ve o ülkelerdeki abd’nin elçilik giderlerini karşılamak ve şirketlerine kredi vermek amacıyla kullanılan fonlar. Karşılık fonları. Yabancı yardımların ilgili ülke para birimine dönüştürme tekniği.

Counterpart : Emsal. İkinci nüsha. Karşılık. Taydaş. Meslektaş. Eş. Tam benzeri. Kopya. Akran. Benzer.

Counterpane : Yatak örtüsü.

Counterpanes : Yatak örtüsü.

Counterplea : Karşı savunma. Karşı iddia. Karşı dava. Karşı duruşma.

Counterpoint : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karşı-sürüm. Melodiyi kontrpuan biçiminde düzenlemek. Çeşitli melodileri birbirine uydurma. Karşısürüm. Kontrpuan. Görüntünün içindekilerde, görüntüler arasında, ses ve müzikte, görüntü ile ses arasındaki çatışmanın belirli bir amaçla düzenlenmesi.

Counterpointing : Karşı-sürüm. Çeşitli melodileri birbirine uydurma. Kontrpuan.

Counterpoints : Çeşitli melodileri birbirine uydurma. Kontrpuan. Karşı-sürüm.

 

Counterpoises : Eş ağırlık. Denge ağırlığı. Karşı ağırlık. Tay. Eşit kuvvetle karşı koymak. Denkleştirmek. Karşılamak. Dengelemek. Denge. Denk.

Counterpoise : Denge ağırlığı. Karşı etki yapmak. Tay. Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşı ağırlık. Denge. Denkleştirmek. Dengelemek. Karşılamak. Denk.

İngilizce Counterparts Türkçe anlamı, Counterparts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Counterparts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Precedent : Örnek olay. Teamül. Örneği olan. Yapılageliş. Gelenek. Eşine rastlanmış. Örnek. Benzeri olan. Örnek oluşturan durum.

Precedents : Örnek. Etkileyenler. Örnek olay. Geçmiş örnek.

Coetaneous : Muasır. Yaşıt. Çağdaş.

Coeval : Çağdaş. Aynı yaşta. Yaşıt. Muasır.

Effigies : Büst. Temsili kukla. Heykel. Tasvir. Resim. Şekil.

Comebacks : Eski gücüne ulaşma. Geri gelmek. Eski formunu bulma. Yeniden başarma. Eski gücüne kavuşma. Dönüş. Yeniden ortaya çıkma. Hazırcevap. Yerinde cevap. Çabuk yanıtlama.

Coevals : Muasır. Yaşıt. Aynı yaşta. Çağdaş.

Duplication : Çift sayma. Herhangi bir işin iki kez yapılması, örn. bir verinin iki kez toplanması. bir veri ya da başka bir nesnenin bir benzerinin elde edilmesi, örn. bir delikli kartın ikilenmesi. Çoğaltma. Asıl eşlemle aynı özelikleri taşıyan yeni bir eşlemi tek işlemde elde etme; başka bir deyişle, bir pozitiften doğrudan doğruya bir pozitif, bir negatiften doğrudan doğruya bir negatif elde etme. eşlem'in karışıtı. (çoğaltımın bu çeşidinde en yalın işlem basımdır. negatif-pozitif işlemdeyse, bir ana pozitiften bir çoğaltım negatifi elde etme anlamına gelir. bu çoğaltım negatifi de bir ana negatiften sağlanmıştır. bu durumda, çoğaltımın ikinci anlamı, asıl kuşağın özelliklerini taşıyan yeni bir kuşağı iki işlemde elde etmektir). Duplikasyon. Teksir etme. Örnek. Tekrar. Teksir.

 

Eikon : İkon. Aykon. Resim. Heykel. Büst. Şekil. Tasvir.

Twin : Bir başka okulla veya şehirle eşleşmek. İki ayrı cins kristal bireyinin, ortak ağcık bölümlerinden başlayarak bir düzleme (ikiz düzlemi) ve bir eksene (ikiz ekseni) ya da bunlardan birine göre, bakışımlı olarak gelişmeleri sonucunda oluşan kristal. İkiz kardeş. Çifte. İkili. İkizlerden biri. İkiz doğurmak. Birbirine tamamen benzeyen. Kardeş okul veya şehir olmak.

Counterparts synonyms : allied, counterweigh, yokemate, counterbalance, colleagues, opposite number, of the same age, configuration, confrere, companion, yoke mate, comparable, co worker, analogical, counters, alleles, contemporaries, equivalent, equal to, duplicate, analog, analogic, copy, analogues, cover, conformable, colleague, match, akin, complement, coequal, corresponding, congeneric.