Equivocalness türkçesi Equivocalness nedir

Equivocalness ingilizcede ne demek, Equivocalness nerede nasıl kullanılır?

Unequivocalness : Belirsiz olmama durumu. Açık olma durumu. Açıklık. Kesinlik. Katiyet.

Equivocal : Lastikli (argo terim). Belirsiz. (sözcük) iki anlamlı. İkianlamlılık. İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlaşılmasından ortaya çıkan güldürücü durum. Kuşkulu. Şüpheli. Kaçamaklı. Anlamdaşlık.

Equivocalities : Belirsizlik. İki veya daha fazla muhtemel anlamı olma durumu. Karar verilmemiş olma durumu. Tereddüt. İki veya daha fazla anlamlılık. Kuşkululuk. Şüphelilik. İki manalılık. Kararsızlık.

Equivocality : Karar verilmemiş olma durumu. Tereddüt. İki veya daha fazla muhtemel anlamı olma durumu. Kuşkululuk. Belirsizlik. İki veya daha fazla anlamlılık. İki manalılık. Şüphelilik. Kararsızlık.

Equivocally : Müphem surette. İki anlamlı olarak. Kaçamaklı şekilde. Kaçamak bir şekilde. Şüpheli bir şekilde. Kuşkulu bir şekilde. Kapalı olarak. Şüphe kaldırır bir surette. Birden fazla anlamla.

Unequivocally committed : Açıkça teslim olmuş. Bütünüyle telim olmuş. Tamamen adanmış. Tamamen mecbur edilmiş.

Unequivocally : Başka manaya gelmeksizin. Belli bir şekilde. Açık bir şekilde. Su götürmez bir şekilde. Kesin surette. Açıkça. Tartışmasız bir biçimde.

 

Unequivocal denial : Açık inkar. Açık ret. Bir şeyi şüphesiz istememe.

Unequivocal : Kesin. Tartışmasız. Dolambaçsız. Açık. Anlamı açık. Dolaysız. Net. Samimi. Anlaşılır.

İngilizce Equivocalness Türkçe anlamı, Equivocalness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equivocalness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Darkness : Bilinmezlik. Koyuluk. Körlük. Esmerlik. Loşluk. Cehalet. Kötülük. Muğlaklık. Esrarengizlik.

Crabbedness : Huysuzluk. Anlaşılmazlık. Anlayışsızlık. İnatçılık. Aksilik. Haşinlik. Terslik. Dik kafalılık. Sertlik.

Polysemy : Çok anlamlı. Bir kelimenin temel anlamı yanında, temel anlamı ile ilgili yeni kavramları da karşılar durumda olması niteliği: kol, göz, ağız, soy vb. kelimeler çok anlamlı kelimelerdir. bk. çok anlamlılık. Çoktanrıcılık. Çokanlamlılık. Çok anlamlılık. Bir kelimede temel anlamla bağlantılı birden çok anlamın bulunması; bir kelimenin, anlam gelişmesi yoluyla, asıl anlamı ile olan ilişkisini kaybetmeden yeni anlamlar kazanması: et. olurmak «oturmak, durmak; ikamet etmek, yurt tutmak; tahta çıkmak»; et. kün «güneş, gündüz zaman birimi»; yiğit «genç, güçlü ve yürekli delikanlı, medeni cesareti olan kimse» (d. aksan, anlam bilimi, 109-112); ağız «organ adı, kapların ve içi boş şeylerin ağız kısmı; bir suyun denize veya göle döküldüğü yer; koy, körfez liman gibi yerlerin açık yanı; birkaç yolun birbirine karıştığı yer, kavşak; konuşmada bölgelere ve kesimlere göre değişen söyleyiş biçimi vb.»; alay «belirli sayıda birliklerden oluşan askeri topluluk; herhangi bir tören veya gösteride yer alan «kalabalık; çok kalabalık»; gelin alayı; bir alay insan; ayak «insan ve hayvan ayağı, dayak, destek»: köprü ayağı; «ırmağa kavuşan akarsu»: göl ayağı; «yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi»; basamak, «halk şiirinde kafiye»; baba «çocuk sahibi erkek; tarikat piri»: bektaşi babası; «silah kaçakçılığı vb., kirli işlerde çete başı, mec. yaratıcı, kurucu koruyucu kimse; üzerine halat takılan demir veya beton dikme; çatı merteği»; baş «insan veya hayvan başı; bir topluluğu yöneten kimse»: sınıf başı, kolbaşı; «bir şeyin başlangıcı»: hafta başı, aybaşı; «bir şeyin esası, temeli»: her işin başı sağlıktır; «bir şeyin uçlarından biri»: yolun iki başı, tarlanın dört başı; «bir şeyin yakın çevresi»: havuz başı, ocak başı vb. yüz «insan yüzü, çehre, cephe, satıh, yüzey; keskin kenar»: bıçağın keskin yüzü vb., «binanın ön yüzü, cephesi, yastık kılıfı; mec, utanma, cür’et»: buraya gelmeye yüzü yok, ne yüzle bunu isteyebiliyorsun vb.

 

Ambivalence : Duygu tezatlığı. İki değerlilik. Müphemlik. Çelişik duyguları olma. Karşıt duyguların birlikte yaşanması. Kararsızlık. Ambivalens. Duygu çelişmesi.

Ambiguousness : Çapraşıklık. Birden fazla makul anlamı olma. Muğlaklık. Bilenmezlik. Şüphelilik. Müphemlik.

Amphibiousness : Amfibiklik. Hem suda hem karada yaşayabilen. İkiyaşayışlı olma.

Darks : İzbe. Karanlık. Gölge. Cehalet içinde. Koyu renkler. Bilgisizlik. Akşam. Koyu renk. Koyu.

Dimness : Loşluk. Matlık. Donukluk. Sönüklük. Bulanıklık.

Doubleness : Çift olma durumu.

Cloudiness : Bulanıklık. Anlaşılmazlık. Kapalılık. Bulutluluk. Bilinmezlik. Bulutlu olma. Karanlık. Herhangi bir zamanda, gökyüzünün ne ölçüde bulutlarla örtülü olduğunu belirleyen ve 0-8 arasında değişen değer.

Equivocalness synonyms : lexical ambiguity, no man's land, ambiguity, amphibology, evasiveness, drabness, unclearness, dreaminess, equivocation, equivocacy, equivocacies, dark, ambiguities, twilight zone, amphiboly, doubtfulness, prevarication.

Equivocalness zıt anlamlı kelimeler, Equivocalness kelime anlamı

Monosemy : Tek anlamlılık. Bir kelimenin tek bir kavram, tek bir anlamı yansıtması: ağaç, taş, dere, orman, çiçek, omuz, göğüs, tatlı, ekşi, sağlık, tuzluk, başarı, barış, düzen vb. karşıtı çok anlamlılık’tır. Tekanlamlılık.

Clearness : Aydınlık. Açıklık. Seçiklik. Netlik. Vuzuh. Berraklık. Şeffaflık. Anlaşılırlık. Duruluk.

Unequivocalness : Açıklık. Katiyet. Açık olma durumu. Belirsiz olmama durumu. Kesinlik.

Equivocalness antonyms : unambiguity.

Equivocalness ingilizce tanımı, definition of Equivocalness

Equivocalness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being equivocal.