Erosion terrace türkçesi Erosion terrace nedir

  • Erozyon sekisi.
  • Koyak tabanının kayalık yerlerinde, akarsuyun kazarak oluşturduğu seki.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Aşınma sekisi.

Erosion terrace ingilizcede ne demek, Erosion terrace nerede nasıl kullanılır?

Erosion : Aşınma. Aşındırma. Yerkabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere, çeşitli dışetmenlerle yıpratılıp, yerinden koparılmaları ya da eritilmeleri. Erozyon. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum, erozyon. ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yalama. Kemirme. Çoğunlukla kayaçların akarsu, yel, buzul ve dalga etkisiyle aşındırılması, kazılması ve kum, toz gibi birbirine yapışık olmayan dağınık maddelerin süpürülerek kaldırılması olayları. Aşınım.

Terrace : Teras. Set çekmek. Taraça. Sekiler yapmak (bir yamaçta). Set. Tribün (ingiliz ingilizcesi). Akarsu koyaklarının iki yamacı üzerinde, göl ve deniz kıyılarında görülen, kimi kez birbiri üzerine belli aralıklarla sıralanmış az eğimli asılı düzlükler. Sıra evler. Balkon (amerikan ingilizcesi). Sıraevlerin bulunduğu sokak.

 

Erosion control : Erozyon kontrolü. Erozyon kontrolu. Aşınma denetimi.

Erosional : Erezyonal. Erozyona ait yada erozyonla alakalı. Erozyonun sebep olduğu. Erozyon tarafından neden olunan. Erozyonal.

Erosions : Sarsma. Kemirme. Erozyon. Aşınma. Aşındırma.

Absorption terrace : Emdirme sekisi.

İngilizce Erosion terrace Türkçe anlamı, Erosion terrace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Erosion terrace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Adventive cone : İlerleme hunisi. İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni. Ek koni.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

Algonkian : Alkongien. Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Salt yaş. Mutlak yaş.

 

Acrozone : Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı.

After shock : Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji.

Erosion terrace synonyms : advance of aglacier, abyss, acid fumarole, absolute chronology, abrasive power, rock terrace, adjacent rock.