Estral türkçesi Estral nedir

Estral ile ilgili cümleler

English: All countries have a responsibility to preserve the ancestral relics of every people group within their borders, and to pass these on to the coming generations.
Turkish: Bütün ülkelerin sınırları dahilinde her insan gurubuyla ilgili tarihi eserleri korumak ve bunları gelecek nesillere aktarmak için bir sorumluluğu vardır.

Estral ingilizcede ne demek, Estral nerede nasıl kullanılır?

Estral discharge : Kızgınlık çarası. Östral akıntı. Kızgınlıktaki inekte, serviks uterideki goblet hücreleri tarafından salgılanan, yumurta akı kıvamı ve renginde vulvada gözlenen berrak akıntı, östral akıntı.

Ancestral : Atadan intikal eden. Ecdada ait. Atadan kalma. Atalardan kalma. Geçmişe ait. Atalara ilişkin. Atalara ait. Atalar ile ilgili.

Ancestral home : Memleket. Ataların evi.

Ancestral merit : Bir kimsenin atalarından miras olan hakları. Atalardan kalma hak.

Ancestral statue : Ataların anılarını canlı tutmak amacıyla yapılan, atalara ve ölülere tapınmada kullanılan, bu nedenle kutsal sayılan, ağaçtan, taştan, topraktan ve madenden yapılma yontu. Ata yontusu.

Semestral exams : Genellikle sömestr sonunda yapılan final sınavları türü. Final sınavları. Sömestr sınavları.

Campestral : Kırlarda yaşayan. Yer seviyesi ile alakalı. Arazi veya doğa ile alakalı.

 

Semestral : Devam eden bir yarıyıl. Yarıyıl ile alakalı. Bir dönemde bir kez olan. Sömestr'e ait.

Ancestral tomb : Aile üyelerinin gömülü olduğu yer. Atalara ait mezar.

Fenestral : Ufak pencere. Delikli. Pencerecik. Pencere benzeri açıklıkları olan (mimarlık). Deliği olan (biyoloji, zooloji). Pencereye ait. Pencereleri olan.

İngilizce Estral Türkçe anlamı, Estral eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Estral ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Misappropriate : Zimmete geçirmek. Çalmak. Zimmetine geçirmek. Emanete ihanet etmek. Haksız olarak almak. Emanete hıyanet etmek. Kötüye kullanmak. Zimmetine para geçirmek. İrtikap etmek.

Angriest : Fırtınalı. İltihaplı. Kızarmış. En sinirli. Kızmış. Öfkeli. Hırslı. Hiddetli.

Thieve : Hırsızlık yapmak. Hırsızlık etmek. Çalmak.

Plunder : Çalınmış eşya. Yağmalamak. Yağmacılık. Çupulculuk. Talan etmek. Çapul. Yağına etmek. Yağma etmek. Yağma. Yağmalanan mal.

Bakings : Pişim. Fırınlama. Fırında pişirme. Kor halinde. Düşük sıcaklık ısıl işlemi. Pişirme.

Swipe : Tokatlamak. Hızla vurmak. Gelberi etmek. Yürütmek. Geçirmek. Vurmak. Kart geçirmek. Aşırmak. Araklamak. Çalmak.

Cabbage : Lahana. Yürütmek. Lahana beyaz. Kelem. Beyaz lahana. Aşırmak. Çalmak. Uyuşuk kimse. Turpgiller (cruciferae) familyasından, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, yaprakları sebze olarak kullanılan otsu bitkiler. başlı lahana (brassica oleracea var. oleracea), kara lahana (b.oleracea var. acephala), brüksel lahanası (b.oleraceae var. gemmifera), karnabahar (b.oleracea var. botrytis), alabaş (brassica oleracea var. gongylodes) en çok kültürü yapılan çeşitleridir.

 

Pocket : Hazmetmek (hakaret). Kesim. Veto etmek. Işıtacın vidalandığı ya da geçirildiği elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça. Saklamak. Belli etmemek. Cep. İç etmek. Cebine indirmek.

Plagiarise : Kaynak göstermeden bir kitabın belirli bir kısmını kullanmak. Çalıntı eseri kendininmiş gibi yayımlamak. İntihal yapmak. Eser hırsızlığı yapmak. İntihal etmek. Aşırmak (başkasının sözlerini veya fikrini). Çalıntı yapmak. İzinsiz alıntı yapmak.

Purloin : Hırsızlık etmek. Çalıntı yapmak. Yürütmek. Araklamak. Aşırmak. Birisini çarpmak. Eser hırsızlığı yapmak. Çalmak.

Estral synonyms : plant fiber, snarf, plant fibre, malversate, blacker, hustle, hook, pluck, bag, take, defalcate, ardent, pinch, abstract, pilfer, glom, heist, baking, rob, burglarize, bugged, boiling, black, lift, shoplift, embezzle, roll, plagiarize, angrier, nobble, filch, walk off, annoyed.

Estral zıt anlamlı kelimeler, Estral kelime anlamı

Unimportant : Önemsiz. Fındık kabuğunu doldurmaz. Ufak tefek. Mühim olmayan. Hafif.

Peripheral : Dış yüzeye ait. Çevrel. Kenardaki. Periferik. Önemsiz. Dış kenara ait. İkincil. Çevreyle ilgili. Çevreye ait. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.