Eveners türkçesi Eveners nedir

  • Yatay duruma getiren.
  • Düzleştiren.
  • Tesviye eden.
  • Eşitleyen.
  • Düzelten.
  • Müsavi hale getiren.
  • Düzleten.

Eveners ingilizcede ne demek, Eveners nerede nasıl kullanılır?

Evener : Yatay duruma getiren. Düzelten. Tesviye eden. Düzleştiren. Düzleten. Müsavi hale getiren. Eşitleyen.

Sevener : İsmaili. Şii islam'ın ismail'i hz. ali'nin vekili olarak kutsal vahiyle bildirilmiş yedinci imam olarak gören ve ezoterik bir felsefe sürdüren ismailiye kolu üyesi.

Evened : Düzleştirmek. Düzleşmek. Düzletilmiş. Tesviye edilmiş. Eşit olarak bölüştürmek. Eşitlenmiş. Düzlemek. Düzeltilmiş. Düz olmak. Düzleştirilmiş.

Even a worm will turn : Kuzu bile kurt olur. En sakin insan bile bir noktada sinirlenir.

Even after : -den sonra bile.

Even even nucleus : Çift sayıda önelcik ile çift sayıda ılıncıktan oluşan çekirdek. Çift-çift çekirdek.

Even haezer : Aile ilişkileri ile ilgili olan halakha'dan bir bölüm (yahudi din hukuku).

Even function : Çift fonksiyon. İkil işlev. Çift işlev. Çiftfonksiyon.

Even as i stood there : Orada durduğum anda.

Even at the best of times : En iyi durumda bile.

İngilizce Eveners Türkçe anlamı, Eveners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eveners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Levelers : Eşitlik yanlısı kimse. Doğrultaç. Tesviye aleti. Düzleyen. Eşitlikçi. Düzelteç.

Equality : Denklik. Müsavat. İnsanların iktisadi, toplumsal, hukuksal vb. bakımlardan eşit olmaları gerektiğini ileri süren öğretiler. Seviye. Aynılık. Eşlik. Üzerinde aynı işlemi uygulama. Akranlık. Eşitçilik. Eşitlik.

Leveler : Tesviye aleti. Doğrultaç. Eşitlikçi. Düzleyen. Eşitlik yanlısı kimse. Düzelteç.

Just as : Olduğu anda. Gibi. Tam o anda. Nasıl ki. -iken. Tıpkı. Aynen.

Levellers : Düzelteç. Doğrultaç. Eşitlik yanlısı kimse. Tesviye aleti. Eşitlikçi. Düzleyen.

Meliorative : Anlam iyileşmesi. Kötü anlamlı bir kelimenin zamanla iyi bir anlam kazınması olayı: et.’de çok defa yablak «kötü, fena» kelimesi ile birlikte kullanılan yabız yablak «kötü, fena» anlamından xvı. yüzyıldan sonraki gelişme ve ses değişmesi ile bugün tt.’de yavuz şekline ve «iyi, yiğit, kahraman» anlamlarına dönüşmüş olması gibi. yavuz sultan selim; o yavuz adamdır vb. yahşı «iyi» kelimesinin zıt anlamlısı olan yaman «kötü» kelimesindeki anlam iyileşmesi de yavuz’a paralel bir gelişme göstermiştir. aynı gelişme et. emgek «ızdırap, eziyet, mihnet» emgek emgenmek «acı çekmek, ızdırak çekmek» kelimesinden değişen emek «çekilen zahmet, herhangi bir iş için gösterilen özen, harcanan beden ve kafa gücü» kelimesi için de söz konusudur: bu gelişmede onun büyük emeği vardır vb. İyileştiren. İyileştirici. Düzeltici. Islah eden. Yükseltici. Yücelten.

Correcting : Tashih etme. Düzeltme. Cezalandırma. İyileştirme.

Equilibrator : Dengeleyen. Denkleştiren. Dengeleme düzeni. Balans veya denge sağlamak için kullanılan cihaz (özellikle bir uçakta). Denge sağlayan. Birbirine denk yapan. Muvazene temin eden.

 

Countervailing : Aynı kuvvetle karşı koyma. Karşısında olan. Denge sağlayan. Karşılayan. Telafi edici. Önleyen. Karşılama. Aynı güçle karşı koyan. Dengeleme görevi olan. Ters düşme görevi olan.

Eveners synonyms : evener.

Eveners zıt anlamlı kelimeler, Eveners kelime anlamı

Unevenness : Yamukluk. Eğrilik. Düzgünsüzlük. Eşitsizlik. Seviye farkı. Pürüzlülük. Pürüz. Arıza. Engebe.

Inequality : Hangi yanın daha büyük olduğunu gösteren bağıntı. Eşitsizlik. Değişebilirlik. Sapma. Değişkenlik. Farklılık. Düzensizlik. Adaletsizlik. Pürüzlülük. Ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Even : Tesviye etmek. Düzleşmek. Bile. Eşit olarak bölüştürmek. Eşit. Düzlemek. Düzeltmek. Düzleştirmek. Düz olmak. Çift.

Eveners antonyms : variability, uneven, irregularity.