Evolving türkçesi Evolving nedir

Evolving ile ilgili cümleler

English: Were the earth to stop revolving, what do you suppose would happen?
Turkish: Dünya dönmeyi durdursa,ne olacağını tahmin edersin?

English: Today our artificial satellites are revolving around the earth.
Turkish: Bugün yapay uydularımız dünya çevresinde dönüyor.

English: The situation is evolving rapidly.
Turkish: Durum hızla gelişiyor.

Evolving ingilizcede ne demek, Evolving nerede nasıl kullanılır?

Beet washer with revolving agitating arm : Döner kollu karıştırıcılı pancar yıkama makinesi.

Devolving : Kötüye gitmek. Dejenere olmak. Geçmek. Üzerine düşmek. Kalmak. Kötüleşmek. Bırakmak. Devrolmak. İntikal etmek. Devretmek.

Double revolving stage : İki katlı ve her iki katı ayrı ayrı ya da birlikte dönebilen sahne. İki katlı döner sahne.

Revolving : Rotatif. Devir yapan. Şamot ring. Dönen. Döner. Devvar.

Revolving capital enterprises : Döner sermayeli işletme. Genel ya da katma bütçeden ayrılan bir başlangıç ödeneğini sermaye olarak kullanıp her yıl elde ettiği karın bir bölümünü sermayesine ekleyerek etkinliklerini sürdüren işletme.

Revolving trick : Dönme. Jimnastikçilerin kullandıkları araç yoluyla arka arkaya dönmeleri : ayaklı çubukta, halkada, trapezde.

 

Revolving stage : Döner sahne. Ekseni çevresinde dönen sahne türü.

Revolving light : Döner fener.

Revolving letter of credit : Yenilenen bankalararası sayca. Yenilenebilen akreditif. İşlemlerin tekrarlanma yükünden kurtulma ve yüksek miktarda siparişin fiyat üstünlüğünden yararlanma amacıyla, ayrıca bir talimata ya da bildirime gerek kalmaksızın aynı koşullarda kendiliğinden yenilenen bir akreditif türü. Bankalararası sayca kullanıldıkça ya da ödekler ödendikçe kendi kendine yenilenen bankalararası sayca. Rotatif akreditif. Dönen akreditif. Döner akreditif. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Evolved : Çıkarmak. Zaman içinde gelişmiş. Yaymak. Evrimleşmiş. Evrim geçirmek. Geliştirmek. Gelişmek. Açmak.

İngilizce Evolving Türkçe anlamı, Evolving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evolving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Partitioning : Parçalara ayırmak. Bellek bölüntüleme. Bölmeleme. Ayırmak. Bölümlere ayırma. Ayırma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bölmek. Bölme. N x m boyutlu bir dizeyin, boyutları birbirinin toplamı olacak biçimde daha küçük dizeyleri oluşturması olayı.

Disgusting : Bıktırıcı. Nefret uyandıran. Tiksindirici. Mendebur. İğrenç. Nefret uyandırıcı. Korkunç. Berbat. Müstekreh.

Resolution : Patolojik bir sürecin şiddetinin azalması, hafiflemesi veya kısmen normale dönmesi. yangısal reaksiyonların şiddetinin yavaşlaması veya bir şişkinliğin kaybolması veya yumuşaması gibi. çözünürlük. Metanet. Ayırma duyarlılığı. Çözünme. Ayırma gücü. Önerme. Dokunun iyileşmesi. Çözünürlük. Ara kararı. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Far forth : Derece derece artan. İlerleyen.

Disgustful : Tiksindirici. Midesi bulanarak. Nefret ederek. İğrenerek. Menfur.

Repellant : Uzaklaştırıcı. İtici.

Loathsome : Menfur. Müstehcen. Nefret uyandıran. Tiksindirici. Bulandırıcı. Pis. Nahoş. Mide bulandırıcı. Müstekreh. İğrenç.

Emerging : Meydana çıkan. Yeni geliştirilen. Varlık gösteren. Görünme. Çıkan. Boy gösteren. Beliren. Olgunlaşan. Ortaya çıkan.

Flourishing : Serpilme. Mamur. Ongun. İyi giden. İşleri iyi gitme. Abat. Dört başı mamur. Gelişme. Bayındır.

Evolver : Yayan. Çıkaran. Geliştiren. Açan.

Evolving synonyms : skanky, emergents, crescive, repellent, offensive, evolutive, repelling, evolvers, foul, increscent, diagonalization, developing, advancing, loathly, diagonalisation, booming, distasteful, processive, yucky, burgeoning, emergent, frim, growing, factorisation, wicked, factorization, breakdown, budding, factoring.

Evolving zıt anlamlı kelimeler, Evolving kelime anlamı

Inoffensive : Zararsız. Mazlum. İncitmeyen. Zararı dokunmayan. Kendi halinde. Tehlikesiz.