Excavations türkçesi Excavations nedir

Excavations ingilizcede ne demek, Excavations nerede nasıl kullanılır?

Archeological excavations : Arkeolojik kazılar. İlk insanların yaptıkları sanat eserlerini geri kazanmak için tasarlanan kazı. Arkeolojik araştırma için yürütülen kazı.

Excavation site : Kazı yapılan yer (genellikle antropolojik veya kurtarma amaçlı). Kazı yeri. Kazı alanı.

Excavation work : Kazı çalışmaları. Kazı çalışması.

Excavation : Oyum. Kazı. Kazım. Kazı yeri. Çukur. Kazı işi. Oyuk. Ekskavasyon. Çukur, boşluk, oyuk, kovuk, ekskavasyo. Hafriyat.

Excavatio pararectalis : Ekskavasyo pararektalis. Erkek ve dişi hayvanlarda pelvis boşluğunun tavanıyla rektum arasındaki çıkmaz.

Excavator : Kazma makinası. Hafriyat işçisi. Kazı makinesi. Kazaratar. Ekskavatör. Kazıcı. Kazı yapan kimse. Kazma makinesi.

Excavatio : Ekskavasyon. Çukur. Ekskavasyo.

Excavatio vesicogenitalis : Erkek hayvanlarda vesicula seminalis ve ductus deferens ile sidik torbası arasında, dişi hayvanlarda döl yatağıyla sidik torbası arasında bulunan çıkmaz. Ekskavasyo vesikogenitalis.

Excavates : Çukur açmak. Kazıyıp ortaya çıkarmak. Hafriyat yapmak. Oymak. Kazmak. Kazıyla çıkarmak. Hafretmek. Kazı yapmak.

Excavatio pubovesicalis : Ekskavasyo pubovesikalis. Erkek ve dişi hayvanlarda sidik torbasıyla os pubis arasındaki çıkmaz.

 

İngilizce Excavations Türkçe anlamı, Excavations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excavations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Artefact : İnsan yapımı. Eser. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan eliyle yapılan şey. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapaylık. Yapay olgu. Yapay doku. Yapı.

Stone pit : Taş ocağı.

Bore hole : Sondaj deliği.

Earthmoving : Buldozerle çalışma yapma. Toprak kazma makinesiyle kazmaya özgü. Buldozerle kazma ile ilgili. Yerkazı.

Bore : Usanç vermek. Sondalamak. Bunaltmak. Usandırmak. Dert. Sıkıntı. Başını ağrıtmak. Sıkıcı şey. Delik. Çap (mermi).

Delf : Çömlek. Hollanda porseleni. Mavi porselen.

Well : Petrol kuyusu. Merdiven boşluğu. Su kuyusu. Fışkırıp akmak. Kuyu. Şanslı. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Kaynamak. Bk. sahne altı. Sahne altı üçüncü bodrum.

Drill hole : Sondaj deliği.

Mineshaft : Maden kuyusu.

Pit : Çukur. Sekonder hücre duvarında derinlikleri, genişlikleri ve yapıları bakımından farklılaşmaları değişiklik gösteren küçük yuvarlak ya da oval şekilli çukurlar. Çukura koymak. Çopurlaştırmak (hastalık birinin yüzünü). Lüks koltuk. Koltuk. Meyve çekirdeği. Orkestra çukuru. Çopur bırakmak. Orkestra yeri.

Excavations synonyms : creating by removal, root cellar, mine, diggings, pool, working, digs, earthworks, cutting, artifact, cellar, dig, quarry, digging, earthwork, ditch, excavation, workings.

Excavations zıt anlamlı kelimeler, Excavations kelime anlamı

Excavations antonyms : natural object.