Excavates türkçesi Excavates nedir

  • Çukur açmak.
  • Kazmak.
  • Hafretmek.
  • Hafriyat yapmak.
  • Kazıyla çıkarmak.
  • Kazıyıp ortaya çıkarmak.
  • Oymak.
  • Kazı yapmak.

Excavates ingilizcede ne demek, Excavates nerede nasıl kullanılır?

Excavate : Kazmak. Kazı yapmak. Hafriyat yapmak. Oymak. Kazıyıp ortaya çıkarmak. Kazıyla çıkarmak. Çukur açmak. Hafretmek.

Excavated : Kazılmış. Kazmak. Kazı yapmak. Oymak.

Unexcavated : Oyulmamış. Kazılmamış.

Excavating : Kazmak. Kazıp açma. Kazıp çıkarma. Hafriyat yapma. Kazı yapma. Kazma. Kazı yapmak. Oymak.

Excavatio : Ekskavasyo. Çukur. Ekskavasyon.

Excavations : Kazı işleri. Kazılar. Hafriyat.

Excavator for downward scraping : Alttan kazaratar.

Excavation : Kazı. Oyuk. Eski yapı kalıntılarını bulmak için kazıbilimcilerce toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılıp araştırılması. Oyum. Kazı işi. Çukur, boşluk, oyuk, kovuk, ekskavasyo. Kazı yeri. Çukur. Kazım. Hafriyat.

Excavation site : Kazı alanı. Kazı yapılan yer (genellikle antropolojik veya kurtarma amaçlı). Kazı yeri.

Excavatio rectogenitalis : Erkek hayvanlarda rektumla vesicula seminalis ve ductus deferens arasındaki, dişi hayvanlarda rektumla döl yatağı arasındaki çıkmaz. Ekskavasyo rektogenitalis.

İngilizce Excavates Türkçe anlamı, Excavates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excavates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Burrow : (çukur) kazmak. Tünel kazmak. Çukur kazmak. Delik açmak. Saklanmak. Yuva yapmak. Oyuk açmak. Bir oyukta gizlenmek. Bir mağarada gizlenmek.

Caved : Batmak. Boyun eğmek. Yıkılmak. Çökmek. Pes etmek. Partiden kopmak. Açmak.

Exhume : Deşmek. Mezardan çıkarmak. Yeniden ortaya çıkarmak. Toprağa gömülmüş bir şeyi çıkarmak.

Turn up : Sıvamak. Dönmek. Düzünü çevirmek. Kaldırmak. Çıkagelmek. Sapmak. Açmak. Ortaya çıkmak. Yukarı tutmak. Vazgeçmek.

Disinter : Gömülü olduğu yerden çıkartmak. Topraktan çıkarmak. Açığa çıkarmak. Eşmek. Eşelemek. Mezardan çıkarmak. Mezarından çıkartmak. Toprağı kazıp çıkarmak.

Carves : Keserek servis etmek (et vb). Doğramak. Hakketmek. Kesmek. Oymacılık yapmak. Oyma ile süslemek. Hakkaklık yapmak.

Cavitate : Oyulmak. Kavitasyon oluşmak.

Association : Çağrıştırma. Dernek. Atom, molekül ya da kimi özdeklerini görece güçsüz kimyasal bağlar ile geçici olarak daha karmaşık atom, molekül ya da özdekler oluşturması. belirli işlevlerin arasında bağlantı kurulması. Birlik. Birliktelik. Kurum. Düşünsel olarak bir araya getirme. Kafada birleştirme. İki ya da daha çok bireyin ortaklaşa bir çıkarı gerçekleştirmek ve korumak üzere oluşturdukları, yönetimsel yapısı ve görevlileri bulunan örgütlü toplumsal küme.

Dike : Hendek açmak. Bent. Duvar. Hendek. Etrafına set çekmek. Suyolu. Süslemek. Set. Sevici kadın.

Chiseling : Taraklama. Kesme işlemi. Pürüzlendirme. Yontmak. Kazıklamak. Yontma. Dolandırmak. Sızdırmak.

Excavates synonyms : hollow out, grub up, core out, grub out, chased, cave in, excavated, delve, burrowed, burrowing, charactered, cave, dikes, boy scout troop, delved, chiselling, dig with, character, nuzzle, dig, dent, obtain, hollow, hollows, excavating, dig up, chisel, dig a hole, hollowing, saucerize, delves, cavitates, diked.