Excellent türkçesi Excellent nedir
- Enfes.
- Nefis.
- Birinci sınıf.
- Üstün.
- Dört dörtlük.
- Seçkin.
- Ömre bedel.
- Kusursuz.
- Mümtaz.
- Çok iyi.
- Ahım şahım.
- Mükemmel.
Excellent ile ilgili cümleler
English: Ali certainly did an excellent job.
Turkish: Ali kesinlikle mükemmel bir iş yaptı.
English: A dictionary is an excellent reference book.
Turkish: Bir sözlük mükemmel bir başvuru kitabıdır.
English: A scholar made an excellent speech about human rights.
Turkish: Bir bilim adamı, insan hakları hakkında harika bir konuşma yaptı.
English: Ali does excellent work.
Turkish: Ali mükemmel iş yapar.
English: Ali is an excellent cook.
Turkish: Ali mükemmel bir aşçı.
Excellent ingilizcede ne demek, Excellent nerede nasıl kullanılır?
Excellent location : Çok iyi yer veya nokta. Mükemmel konum. İyi durum.
Excellent memory : Mükemmel hafıza. Fine memory. Sağlıklı hafıza. Olanları hatırlamada dikkat çekici yetenek. Kuvvetli hafıza.
Excellent terms : Mükemmel şartlar. Çok iyi koşullar. Çok iyi bağlantılar.
Has an excellent memory : İyi bir hafızaya sahip. Olağanüstü hatırlama yeteneğine sahip. Mükemmel bir hafızaya sahip.
Excellently : Mükemmel bir şekilde. Son derece. İstisnai olarak. Kusursuzca. Fevkalade. Dikkat çekici bir şekilde. Mükemmelen.
Your excellency : Ekselans. Ekselansları.
Excellence scholarship : Üstün başarı bursu. Üstün başarı gösteren öğrencilere verilen parasal burs.
Excellence award : Üstün başarı ödülü. Üstün performans veya yeteneğin kabul edilmesi veya bunun için verilen ödül.
Excellences : Üstünlük. Üstün olunan şey. Mükemmeliyet. Mükemmellik. Nefaset. Fazilet. Seçkinlik. Artam. İzzet. Üstün başarı.
Moral excellence : Ahlaki mükemmeliyet.
İngilizce Excellent Türkçe anlamı, Excellent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Excellent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fully : Uzun uzadıya. En az. Bütünüyle. Tamı tamına. Tamamen. Tamamıyla. İyiden iyiye. Etraflıca. En azından. İyice.
The beautiful : Zarif. Güzel. Ahu gibi. Gökçe. Güzeller. Tatlı. Dilber. Hoş. Biçimli.
Dainty : Düzenli. Mükemmel şey. İnce. Sevimli. Zarafet. Çıtı pıtı. Özellikle küçük lezzetli kurabiye. Lezzetli şey. Nezaket. Tatlı.
The perfect : Tamamlamak. Mükemmelleştirmek. Geliştirmek. Yetkin. Kusursuz yapmak. Bitirmek. Berkemal.
Beautiful : Hoş. Gül gibi. Harika. Zarif. Biçimli. Güzel. Dilber. Ahu gibi.
Bully for you : Bravo. İyi. Aferin. Güzel. Aferin sana.
Perfect : Berkemal. Tam. Bitirmek. Geliştirmek. Tamamlamak. Mükemmelleştirmek. Fiilin karşıladığı oluş ve kılışın geçmişte kişinin görgüsü ve bilgisi altında olup bittiğini anlatan zaman. türkçede görülen geçmiş zaman -dı/-du ekiyle kurulur. || tek. şah. geldim (<gel-di-m), || tek. şah. geldin (<gel-di-n), || tek. şah. geldi (<gel-di), || çokl. şah. geldik (<gel-dik), || çokl. şah. geldiniz (<gel-di-niz), || çokl. şah. geldiler (<gel,di-ler) vb. örnekler: ayna ona, cesaret ve güven veren çizgilerle gülümsedi (t. buğra, yalnızlar, s. 113). ben aldım. okuyup da ne olacaktı sanki okuyanları da gördük. ikiz mi doğurdular, yoksa ilkleri hep oğlan mı oldu? (t. buğra, yalnızlar, s. 182). umduk, bekledik, düşündük. hangi şey umduğumuza uygun düştü (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından ı, s. 13). hayretimi görerek güldü. çok dalgındın. geldim, yanına oturdum. haber almadım, dedi ve gözleri örtülü öne bakarak devam etti (y. k. karaosmanoğlu, göst. e., ııı, s. 21) vb.
Beaut : Nadide şey. Az bulunur şey.
Definitive : Belgili sözcük. Son. Belirli. Koşulsuz. Kararlaştırılmış. Kesin. Eksiksiz. Açık. Nihai.
Perfects : Kusursuz yapmak. Yetkin. Tamamlamak. Mükemmelleştirmek. Berkemal. Bitirmek. Geliştirmek.
Excellent synonyms : select, advantageous, delightful, gorgeous, bang up, very beautiful, splendid, banner, absolute, eximious, privileged, faultlessly, exceptional, elegant, funky, capital, awfully nice, scrumptious, ascendants, bests, censureless, beltings, first class, distinguished, banner class, ascendent, eligible, besting, eminent, atop of, superior, first rank, beyond reproach.
Excellent zıt anlamlı kelimeler, Excellent kelime anlamı
Inferior : İkinci derecede. Bayağı. Ast rütbede. Alt. Kalitesiz. Ast olan kimse. İnferiyor. Aşağı derecede olan şey. Ast.
Excellent ingilizce tanımı, definition of Excellent
Excellent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Excellently. Excelling. Eminently. Excellent breeding, principles, aims, action. Superior. Exceedingly. As, an excellent man, artist, citizen, husband, discourse, book, song, etc. Of great worth. Surpassing others in some good quality or the sum of qualities. Eminent, in a good sense.

Bu kısımda Excellent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Excellent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Excellent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Excellent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.