Exceptions türkçesi Exceptions nedir

  • Hariç tutma.
  • İstisnalar.
  • Özel durumlar.
  • Kural dışı durumlar.
  • İstisna.
  • Kuraldışılık.
  • Sıradışı durum.
  • Ayrım yapma.

Exceptions ile ilgili cümleler

English: Esperanto has no exceptions.
Turkish: Esperantoda istisnalar yoktur.

English: There are no exceptions to this rule.
Turkish: Bu kuralın istisnaları yoktur.

English: Every rule has its exceptions.
Turkish: Her kural için istisnalar vardır.

English: Ali doesn't make exceptions for anyone.
Turkish: Ali hiç kimse için ayrım yapmaz.

English: Don't forget there are exceptions.
Turkish: İstisnalar olduğunu unutma.

Exceptions ingilizcede ne demek, Exceptions nerede nasıl kullanılır?

Exceptions clause : İstisnalar maddesi. Olağan dışı şeylerin listelendiği madde.

Autocorrect exceptions : Otomatik düzeltme dışında kalanlar.

Management by exceptions : Hariç tutarak yönetme. Dışlamalı yönetim. İstisnai işletmecilik. Sapmalara göre yönetim. İstisnai yönetim.

Exception dispatcher : Kural dışı işlemci zamanlayıcısı. Kural dışı dağıtıcısı.

Exception handler : Kural dışı durum giderici. Kural dışı işleyici.

All without exception : İstisnasız hepsi.

With the exception of : İstisnasıyla. -ın istisna bırakılmasıyla. -siz. -ı olmaksızın. Hariç olmak üzere. -ın hariç tutulmasıyla. -ın dışarıda bırakılmasıyla.

 

Exception handling : Kural dışı durum işleme. Olağandışı durum işleme. Kural dışılık işleme.

Accounting exception : Muhasebe kuralları istisnası. Yazılık tutma ayrılığı. Gelir vergisinden bağışık olan tecimci, kazançları götürü olarak saptanan ve vergilendirilen bağımsız uğraşı çalışırları. kurumlar vergisi ile bağımlı olmayan kamu kuruluşları ve kamu yararına çalışmakta olduğu saptanan dernek ve kuruluşların yazılık tutma zorunluluğunda olmamaları.

Exception message : Kural dışı durum iletisi. Kural dışı iletisi. Olağandışı durum iletisi. Kuraldışı durum iletisi.

İngilizce Exceptions Türkçe anlamı, Exceptions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exceptions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elision : Türlü ses etkileri altında kelimelerin iç ve son seslerinde bulunan bazı ünlülerin düşmesi: ısıtma > sıtma, ısıcak > sıcak, ısırga sırga “küpe” <rus. serga, ımızgan-mızgan- “uyuklamak” diri > diri+lik > dirlik, ileri > ileri+le- > ilerle-, ini+le > inle-, oyun>oyun+a- >oyna-, oğul> oğul+an > oğlan, bakıraç > bakraç, bükülüm > büklüm, uyuku > uyku, yayılım > yaylım, yumurtala- >yumurtla- vb. ayrıca ünlü çarpışması durumunda da ünlülerden biri düşebilir: ne asıl? > nasıl?, ne için? > niçin?, cuma ertesi>cumartesi vb. bk. ünlü çarpışması. Sonünlü düşmesi. Ünlü düşmesi. Ses düşmesi. Son ses düşmesi. Düşme. Çıkarma. Söylenişte bir sesin çıkarılması.

Specials : Özel muhabir. Spesiyalite. Günün yemeği. Özel tren. Özel indirim. Özel sayı. Özel yayın. Geçici polis. Özel baskı.

 

Exclusion : Kabul etmeme. Ret. Tart. Kovma. Dahil etmeme. Çıkarma. Dışında bırakma. İhraç etme. Çıkarılma.

Omitting : Çıkarma. Hesaba almama. Unutmak. Atlamak. Savsaklamak. İhmal etmek. Çıkarmak.

Irregularity : Usulsüzlük. Kuralsızlık. Bozukluk. Başıbozukluk. Çarpıklık. Suç. Yolsuzluk. Düzensizlik. Nizamsızlık. İntizamsızlık.

Exception : Yetkili kamu kuruluşlarının, kimilerine belgeleme ya da yapı kurallarına bağlı olmaksızın yapı oluru vermeleri. İstisna etme. Ender durum. Ayrallık. İtiraz.

Solecisms : Aykırıcılık. Gramer yanlışı. Dilbilgisi hatası. Aykırılık. Görgüsüzlük.

Example : Ders. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. Mesala. Örnek. Misal. Kip. İbret. Numune.

Representative : Tipik. Karakteristik. Temsilci. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Sembolik. Temsilen. Örnek. Temsil eden. Delege.

Solecism : Gramer yanlışı. Görgüsüzlük. Dilbilgisi hatası. Aykırıcılık. Aykırılık.

Exceptions synonyms : dispensation, exemption, anomaly, exempting, irregularities, eliminating, exclusions, exemptions, exceptional, exceptive, instance, anomalies, dispensations, omission, leaving out, exceptionality, illustration.

Exceptions zıt anlamlı kelimeler, Exceptions kelime anlamı

Ordinary : Alışılmış şey. Sıra işi. Sıradan. Olağan şey. Lokanta. Değişmez kurallar (katolik kilisesi). Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Alışılmış. Basit. Tabldot lokanta.

Common : Tüketimde rakipsiz olma ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip, özel mallar ile orta malları arasında yer alan mallar. Kamusal. Çok rastlanan. Bayağı. Toplumsal. Bilinen. Park. Genel. Halka açık yer. Kaba.