Exchange equalization fund türkçesi Exchange equalization fund nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Döviz piyasalarında özellikle döviz kurlarındaki kısa dönemli dalgalanmaların yarattığı istikrarsızlıkları gidermek amacıyla merkez bankası nezdinde oluşturulan fon.
  • Esnek kur sistemlerinde döviz kurlarında ortaya çıkan kısa süreli ve büyük dalgalanmaları önlemek için merkez bankalarında oluşturulan döviz fonu.
  • Döviz denkleştirme fonu.
  • Kambiyo denkleştirme fonu.

Exchange equalization fund ingilizcede ne demek, Exchange equalization fund nerede nasıl kullanılır?

Exchange : Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Verişim. Kambiyo. Değiştirmek. Takas etmek. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değişim. Mübadele. Değiş-tokuş. Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi.

Equalization : Ses frekansının değiştirilmesi. Beraberlik. Eşitlik. Balans ayarı yapma. Eşlem. Tevzin. Denge. Eşitlenme. Eşdeğerleme. Dengeleme.

Fund : Ödenek. Yatırım yapmak. Kaynak. Yedek anamal. Finanse etmek. Para. Para sağlamak. Para kaynağı. Sermaye. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık.

 

British exchange equalization fund : İngiliz kambiyo denkleştirme fonu. İngiltere’nin altın standardından ayrılmasından sonra sterlini dalgalanmaya bıraktığı ve birçok küçük ülkenin parasını sterline bağladığı dönemde, sahip olduğu döviz rezervlerine dayanarak piyasada döviz karşılığı sterlin alım ve satım işlemlerinde bulunarak sterlinin istikrarını sağlamak amacıyla 1934 yılında kurduğu fon.

Equalization fund : Ordu rezerv veya yedek askerlerinin ödemelerini tamamlayan hükümet fonu. İstikrar fonu. Denge fonu.

İngilizce Exchange equalization fund Türkçe anlamı, Exchange equalization fund eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exchange equalization fund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Exchange equalization fund synonyms : a group shares, ability rent, a change in supply, a change in demand, abnormal budget receipts, abnormal budget.