Exchange rate system türkçesi Exchange rate system nedir

  • Bir ülke parasının değerinin diğer ülke paraları cinsinden belirlenmesi yöntemi. krş. esnek kur sistemi, sabit kur sistemi.
  • Döviz kuru sistemi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Exchange rate system ingilizcede ne demek, Exchange rate system nerede nasıl kullanılır?

Exchange : Teati etmek. Değişim. Bozmak. Değiş tokuş. Borsa. Trampa etmek. Döviz. Eksiciklerin tek tek belirlenememesi yüzünden, eksicikler karşılıklı yer değiştirince gözlenebilir niceliklerin değişmez kalması olayı. Almak. Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri.

Rate : İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Sınıf-sıra. Layık olmak. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Kur. Addetmek. Hız. Bölek. Bk. vergi oranı. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği.

System : Jüye. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Usul. Yapı. Yöntem. Sistem. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Ağ. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem.

 

Crawling peg exchange rate system : Döviz kurunun yıl içinde bir çok kez yurtiçi ve yurtdışı enflasyon farkına göre ayarlandığı döviz kuru sistemi. Sürünen döviz kuru sistemi.

Dual exchange rate system : İkili kur sistemi. Çifte kur sistemi. Dövizin fiyatı için biri resmi, diğeri serbest piyasada oluşan fiyat olmak üzere iki kurun bulunduğu sistem. İkili döviz kuru sistemi.

Two tier exchange rate system : İkili kur sistemi. Zorunlu bazı malların dışalımında sabit resmi kurun, diğer mallar için serbest piyasa kurunun uygulandığı döviz kuru sistemi. bk. çifte kur sistemi. İki bağlı döviz kuru sistemi.

Fixed exchange rate system : Sabit döviz kuru sistemi. Sabit kur sistemi. Bir ülke ulusal parasının yabancı ülke paraları karşısındaki değerinin, döviz piyasasındaki istem ve sunum ilişkilerinden bağımsız olarak, para yetkesi tarafından belirlendiği sistem. bir ülkede cari döviz kurunun, önceden belirlenen kura yakın bir düzeyde tutulmasını sağlamak amacıyla para yetkesinin döviz piyasasına müdahale edebildiği kur sistemi.

Exchange rate bands : Döviz kurunun değişmesine izin verilen alt ve üst sınır. Döviz kuru dalgalanma aralığı.

Floating exchange rate system : Dalgalı kur sistemi. Döviz kurunun devlet müdahalesi olmadan tamamen piyasada oluşan sunum ve isteme göre belirlendiği sistem. Esnek kur sistemi.

 

Exchange rate : Döviz kuru. Takas oranı. Kur. Kambiyo kuru. Kambiyo rayici. Mübadele kuru. Döviz kuru oranı. Değişim oranı. Bir yabancı paranın ulusal para cinsinden değeri.

İngilizce Exchange rate system Türkçe anlamı, Exchange rate system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exchange rate system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Exchange rate system synonyms : a change in demand, free exchange rate system, abnormal budget, abnormal budget expenditures, a group shares, abnormal budget receipts, a change in individual demand.