Fixed exchange rate system türkçesi Fixed exchange rate system nedir

  • Sabit kur sistemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ülke ulusal parasının yabancı ülke paraları karşısındaki değerinin, döviz piyasasındaki istem ve sunum ilişkilerinden bağımsız olarak, para yetkesi tarafından belirlendiği sistem. bir ülkede cari döviz kurunun, önceden belirlenen kura yakın bir düzeyde tutulmasını sağlamak amacıyla para yetkesinin döviz piyasasına müdahale edebildiği kur sistemi.
  • Sabit döviz kuru sistemi.

Fixed exchange rate system ingilizcede ne demek, Fixed exchange rate system nerede nasıl kullanılır?

Fixed : Değişmez. Oynamaz. Kararlaştırılmış. Fikse. Uçmaz. Önceden ayarlanmış. Solmaz. Sabit. Durağan. Bağlı.

Exchange : Verişim. Değişim. Döviz. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Almak. Değiş tokuş. Bozmak. Değiştirmek. Değiş-tokuş. Teati etmek.

Rate : Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız. Azarlamak. Değer biçmek. Sayılmak. Değerlendirmek. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Addetmek. Hız. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Layık olmak.

 

System : Sistem. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu. Düzen. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Katman. Ağ. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Dizge.

Fixed exchange rate : Sabit döviz kuru. Sabit kur sisteminde para yetkesi tarafından belirlenen resmi kur. Sabit kur. Sabit döviz kuru sistemi. Sabit kambiyo kuru.

Dual exchange rate system : Çifte kur sistemi. İkili döviz kuru sistemi. Dövizin fiyatı için biri resmi, diğeri serbest piyasada oluşan fiyat olmak üzere iki kurun bulunduğu sistem. İkili kur sistemi.

Flexible exchange rate system : Değişken kur sistemi. Esnek döviz kuru sistemi. Esnek döviz kuru jüyesi.

Exchange rate system : Bir ülke parasının değerinin diğer ülke paraları cinsinden belirlenmesi yöntemi. krş. esnek kur sistemi, sabit kur sistemi. Döviz kuru sistemi.

Crawling peg exchange rate system : Sürünen döviz kuru sistemi. Döviz kurunun yıl içinde bir çok kez yurtiçi ve yurtdışı enflasyon farkına göre ayarlandığı döviz kuru sistemi.

 

İngilizce Fixed exchange rate system Türkçe anlamı, Fixed exchange rate system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fixed exchange rate system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Fixed rate system : Sabit kur jüyesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Fixed exchange rate system synonyms : a type mutual funds, abnormal budget, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, ability rent, ability to pay principle, a pass through certificate.