Exclusive rights türkçesi Exclusive rights nedir

  • Bir oyunu ilk kez sahneye çıkartma hakkı.
  • [#öncelik Öncelik hakkı].
  • Tüm haklar.
  • Özel haklar.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Münhasır haklar.
  • Bir oyunu ilk kez sahneye koyma hakkı.
  • Olağan koruma dışında sağlanan kimi haklar (bugün sözkonusu değildir).

Exclusive rights ingilizcede ne demek, Exclusive rights nerede nasıl kullanılır?

Exclusive : Kişiye ait. Hariç. Lüks. Özel haber. Herkese açık olmayan. Paylaşılmayan. Münhasır. Pahalı. Ayrıcalıklı. Hariç tutulan.

Rights : Sağ kenarlar. Haklar. Çeki düzen vermek. Haklı çıkarmak. Dik konuma getirmek. Düzeltmek. Telafi etmek. Hukuk. İtibarını iade etmek. Doğrultmak.

Exclusive agent : Münhasır acente. Tek acente. Tek yetkili temsilci.

Exclusive authority : Münhasır yetki.

Exclusive distribution : Tek dağıtıcılık. Tek dağıtıcılık yetkisi. Üreticinin malını görece büyük bir coğrafi bölgede tek bir satış merkezine sattığı dağıtım yöntemi.

Exclusive economic zone : Sınırlanmış ekonomik bölge. Özel ekonomik bölge. Ekonomik amaçla kullanılmayan deniz bölgesi. Ayrıcalıklı ekonomik bölge. Münhasır ekonomik bölge.

İngilizce Exclusive rights Türkçe anlamı, Exclusive rights eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exclusive rights ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Priority : Kıdem. Önemli. Paris birliği anlaşması'na göre, bir yıllık kütüğe yazım süresi. Kıdemlilik. Rüçhan hakkı. Bilgisayar, bilişim, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir bilgisayara verilen görevlerin işleme konma sırasını belirlemede işletim dizgesince göz önünde tutulmak üzere tanımlanan belirteç. dizgeyi oluşturan donanım birimlerinden gelen uyarıları tutarlı biçimde işleyebilmek üzere tanımlanan sıradüzen. Öncelikli şey. Bir şeyi ötekine karşı yeğleme, üstün tutma. diğer nesnelerden daha üstün tutulan. Rüçhan.

Rights offering : Rüçhan hakkı sunma. Öncelik hakkına dayanarak arz. Bedelli sermaye arttırımı. Hisse senedi sahiplerine yeni çıkarılan hisse senetlerini mevcut paylarıyla orantılı biçimde satın almak için tanınan hak. hisseli mülklerin satışında, öncelikle pay sahibi olan kişilere tanınan satınalma hakkı. .

Actor manager : Aktör yönetmen. Oyuncu yönetici. Aynı zamanda tiyatroyu yöneten oyuncu için kullanılan terim. Toplulukbaşı. Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu. Bir oyuncunun aynı zamanda bir tiyatroyu yönetmesiyle aldığı ad. bizde özel ve ödenekli tiyatrolarda böyledir. Oyuncu-yönetmen.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

Right of priority : Tercih hakkı. Rüçhan hakkı.

Acrobacy : Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık. Akrobasi.

 

Acting style : Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü. Oyun alanı.

Privileging : İmtiyaz vermek. Muaf tutmak. Ruhsat. Ayrıcalık. Rüçhan hakkı. İmtiyaz. Ayrıcalık tanımak. Ayrıcalıklı kılmak. Müsaade.

Precedences : Öncelik. Önce olma. Öncelik sırası. Önce gelme. Rüçhan. Kıdem. Önde gelme. Takaddüm hakkı. Üstünlük.

Analyze : Analiz etmek. Analiz yapmak. Tahlil etime, inceleme. Tahlil etmek. Tahlil yapmak. Çözümlemek. İncelemek. Çözümleme. Araştırmak.

Exclusive rights synonyms : active hero, after piece, abstract theatre, precedence, full rights, preference, option to call, amateur theater, abstractionism, preferential right, acting manager, exclusive rigths, alley theme, privilege, subscription right, alto, exclusivity, pre emption right, pre emptive right, adaptability, allegory, act drop, right of the preference.