Exert oneself türkçesi Exert oneself nedir

  • Çok çabalamak.
  • Fazla uğraşmak.
  • Yardırmak.
  • Uğraşmak.
  • Çabalamak.
  • Güç harcamak.
  • Çaba sarfetmek.
  • Kendini zorlamak.
  • Gayret sarf etmek.
  • Gayret sarfetmek.

Exert oneself ingilizcede ne demek, Exert oneself nerede nasıl kullanılır?

Exert : Uygulamak. Ortaya koymak. Kullanmak (güç). Uğraşmak. Harcamak. Kullanmak. Öne sürmek. Sarfetmek (gayret). Sarfetmek (çaba veya gayret). Sarf etmek.

Oneself : Kendi kendine. Kendine. Kendisi. Kendini. Bizzat. Kendi kendini. Kendi.

Exert oneself to the utmost : Elinden gelen çabayı sarfetmek. Gücünün yettiği yere kadar denemek. Göbeği çatlamak. Sonuna kadar uğraşmak. Elinden geleni yapmak.

Exert authority : Güç veya etki veya nüfuz kullanmak.

Exert effort : Çaba sarfetmek.

Exert every effort : Çırpınıp durmak.

İngilizce Exert oneself Türkçe anlamı, Exert oneself eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exert oneself ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attack : Eleştirmek. Atılım. Tecavüz etmek. Vurmak. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Aşındırmak. Atak. Yakalanmak. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen.

Be occupied with doing : Meşgul olmak. Yapmakla meşgul olmak.

Endeavors : Çaba harcamak. Gayret etmek. Çalışmak.

 

Agonise : Istırap çekmek. İşkence etmek. Acı vermeye neden olmak (ayrıca agonize). Kıvrandırmak. Eziyet etmek. Mücadele etmek. Acı vermek. İşkence çekmek. İşkence görmek.

Go after : Peşinde koşmak. Yakalamaya çalışmak. Peşinden koşmak. Kazanmaya çalışmak. Peşinde olmak. İzlemek. Peşinden gitmek. Takip etmek. Kovalamak.

Attend to : Bakmak. İlgilenmek. Dikkat etmek. Meşgul olmak. Mukayyet olmak.

Be at war with : Savaş halinde olmak. Mücadele etmek.

Attacks : Tecavüz etmek. Çatmak. Saldırmak. Koyulmak. Dil uzatmak. Tutulmak. Taarruz etmek. Girişmek. Aşındırmak.

Agonises : Eziyet etmek. Mücadele etmek. Acı vermek. Istırap çekmek. Acı çektirmek. İşkence görmek. İşkence etmek. Acı çekmek. İşkence çekmek.

Flounder : Batmamak. Dere pisisi. Boşuna çabalamak. Çırpınmak. Dil balığı. Bata çıka ilerlemek. Batmamak için çabalamak. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, denizlerde yaşayan bir tür. Çabalama.

Exert oneself synonyms : agonize, endeavouring, bend over backwards, contend, contended, try hard, endeavored, be occupied in doing, fall over oneself, endeavours, endeavor, agonizes, be in the race to stay, flounders, floundered, come at, attacked, strive hard, endeavoured, endeavoring, endeavour, make an effort, flounder around, give a try, exert effort, go for.