Exerted türkçesi Exerted nedir

Exerted ile ilgili cümleler

English: Several politicians exerted strong pressure on the committee.
Turkish: Birçok siyasetçi komite üzerine güçlü bir baskı uygulamıştır.

Exerted ingilizcede ne demek, Exerted nerede nasıl kullanılır?

Exerted himself : Çaba harcayan. Çok çalışan. Uğraşıp didinen. Yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışan. Mücadele eden.

Exerted pressure : Uygulanan baskı. Zorlayıcı. Baskı uygulayan. Acil bir istek veya talepte bulunan.

Overexerted : Aşırı sarf etmek (kuvvet, enerji, güç, etki, vs.). Aşırı çaba sarfetmek. Aşırı çaba göstermek. Aşırı efor sarfetmek. Aşırı çabalamak. Aşırı efor sarf etmek.

Exert authority : Güç veya etki veya nüfuz kullanmak.

Exert effort : Çaba sarfetmek.

Exertion : Sarfetme. Güç harcama. Emek. Uğraş. Ceht. Gayret. Efor. Çaba. Zahmet.

Exert oneself : Çok çabalamak. Çabalamak. Yardırmak. Gayret sarfetmek. Gayret sarf etmek. Uğraşmak. Güç harcamak. Çaba sarfetmek. Fazla uğraşmak. Kendini zorlamak.

Exert : Harcamak. Kullanmak (güç). Uygulamak. Sarf etmek. Sarfetmek (çaba veya gayret). Kullanmak. Ortaya koymak. Uğraşmak. Sarfetmek (gayret). Öne sürmek.

Exert pressure : Baskı uygulamak. Acil bir istek veya talepte bulunmak. Basınç uygulamak. Zorlamak. Güç ve ağırlık kullanmak.

 

Exertional angina : Efor anginası.

İngilizce Exerted Türkçe anlamı, Exerted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exerted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aroused : Harekete geçmiş. Cinsel olarak uyarılmış. Heyecanlı. Uyandırılmış. Uykudan uyandırılmış.

Conform : Uymak. Tevafuk etmek. İntibak etmek. Alıştırmak. Uydurmak. Boyun eğmek. Uyumlu olmak.

Administer : Tatbik etmek. Tayin etmek. İdare etmek. Tedvir etmek. Ettirmek. İcra etmek. Hizmet etmek. Sağlamak. Verdirmek.

Agitated : Tedirgin. Ajite. Çalkalanmış. Heyecanlı. Telaşlı.

Use : İstismar etmek. İçmek (sigara içki vb'ni). Davranmak. Yararlanmak. Kullanma. Yeğlenen terim. Faydalanmak. Yapmış olmak.

Administered : Yönetilmiş. Hizmet etmek. Ettirmek. Vermek (ilaç, ceza vb). İdare etmek. Yönetilen. İdare edilmiş. Yönetmek. Verdirmek.

Worked up : Telaşlı. Endişeli. Heyecanlanmış. Öfkelenmiş.

Employ : İş verme. Bir hizmet veya işte kullanmak. İşlendirmek. Memur etmek. Görev vermek. Sağlamak. Meşgul etmek. Görevlendirmek. İstihdam etmek.

Bring to bear : Uygulamaya dökmek. Tatbik etmek.

Emotional : Duygulu. Coşkusal. Coşkun. Duygusal. Duysal. Dokunaklı. Hassas. Coşkulara ilişkin olan ya da bireyde coşku uyandırma niteliği taşıyan (şey). olağandan daha çok coşkulanan ya da coşkuların etkisi altında davranan(kişi). Duyarlı.

Exerted synonyms : exerting, carry out, disposes, exert, employs, disburses, draw upon, carry into effect, dispend, draw on, economise, completing, disbursed, administers, deploy, economizes, completes, deployed, disposing, drives, consumes, economize, dispending, economises, dispose, disburse, blow, exercise, drive, exserted, exerts, deploys, consume.

 

Exerted zıt anlamlı kelimeler, Exerted kelime anlamı

Unexpected : Beklenmeyen. Ummadık. Ümit edilmeyen. Beklenmez. Umulmadık. Beklenilmeyen. Davetsiz. Beklenmedik. Beklenilmedik.

Surprising : Hayret verici. Sürpriz. Şaşırtıcı. Şaşılası. Hayrete düşüren.

Exerted antonyms : unagitated.