Exorbitancy türkçesi Exorbitancy nedir

Exorbitancy ingilizcede ne demek, Exorbitancy nerede nasıl kullanılır?

Exorbitance : Haddini aşma. Fahişlik. Fazlalık. İfrat. Aşırılık. İleri gitme.

Exorbitant : Fahiş. Aşırı yüksek. Had safhada. Aşırı derecede. Aşırı. Fahiş (fiyat). Haddi aşan. Kazık. Sınırı aşan. Çok fazla.

Exorbitant price : Aşırı yüksek fiyat. Fahiş fiyat.

Exorbitant prices : Çok yüksek fiyatlar. Fahiş fiyat. Fahiş fiyatlar. Aşırı fiyatlar. Aşırı yüksek fiyat. Yetişilemez fiyatlar.

Exorbitantly : Aşırı olarak. Son derece aşırı bir şekilde. Fahiş bir şekilde. Had derecede. Aşırı şekilde.

İngilizce Exorbitancy Türkçe anlamı, Exorbitancy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exorbitancy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lavishness : Abartı. Savurgan oluş.

Libertinism : Sefahat.

Profligacy : Sefahat. Ahlaksızlık. Utanmazlık. Abartı.

Improvidence : Tutumsuzluk. Basiretsizlik. İhtiyatsızlık. Tedbirsizlik.

Libertinage : Sefahat.

Intemperateness : Öz kontrolsüzlük (konuşma veya hareketlerde). Oburluk. Aşırılık. İtidalsizlik. Ayarsızlık. Kontrolsüzlük.

Rascality : Alçaklık. Namussuzluk. Serserilik. Ahlaksızlık. Hergelelik.

 

Lecheries : Şehvet düşkünlüğü. Seks düşkünlüğü. Zamparalık.

Inordinateness : Aşırılık.

Excess : Aşırıya kaçma. Fazla olan kısım. Haddinden fazla. Çok fazla. Tecavüz. Ek. Aşırılık. Aşırı. Fazlalık.

Exorbitancy synonyms : excessiveness, roguishness, outrageousness, squandering, licentiousness, lechery, rakishness, immoderation, extortionate, excesses, waste, lewdness, unconscionable, immoderate, steep, extremes, thriftlessness, incommensurability, prodigality, splurged, profuseness, sensualness, wastefulness, flirtatiousness, fineness, extravagancy, debaucheries, riotousness, wastages, outrageous, dissoluteness, debauchery, profusion.

Exorbitancy zıt anlamlı kelimeler, Exorbitancy kelime anlamı

Moderate : Yumuşamak. Yatıştırmak. Ilımlılaştırmak. Yatışmak. Ilımlı kimse. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Ilıman. Hafiflemek. Orta. Yumuşatmak.