Expendable türkçesi Expendable nedir

  • Sarf edilebilen.
  • Gözden çıkarılabilir.
  • Harcanabilen.
  • Harcanılabilen.
  • Gereksiz şeyler.
  • Sarfı mümkün.
  • Sarf edilebilir.
  • Harcanabilir.
  • Feda edilebilen.

Expendable ile ilgili cümleler

English: Ali is expendable.
Turkish: Ali gözden çıkarılabilir.

English: No one is expendable.
Turkish: Hiç kimse gözden çıkarılamaz.

Expendable ingilizcede ne demek, Expendable nerede nasıl kullanılır?

Non expendable : Harcanılamayan. Tüketilemeyen. Hiçbir zaman tamamen bitirilemeyn.

Expendables : Gereksiz şeyler. Gereksiz ğeyler.

Nonexpendable : Harcanamayan. Harcanabilemeyen. Harcanmayan. Gözden çıkarılabilemeyen. Tüketilemeyen. Gözden çıkarılamayan. Sarf edilmeyen.

Unexpendable : Kesinlikle gerekli. Harcanmak için uygun değil. Hayati öneme haiz. Tüketilemez. Gözden çıkarılamaz.

Expendability : Feda edilebilirlik. Tüketilebilir veya kullanılabilir olma vasfı. Gözden çıkarılabilir olma durumu. Vazgeçilebilirlik. Harcanabilir olma durumu.

Expended : Harcamak. Sarfetmek. Kullanılmış. Tüketmek. Harcanmış. Bitirmek.

Expending : Harcama. Sarfetmek. Tüketmek. Sarf etme. Harcamak. Feda etme. Bitirmek.

Expenditure changing policies : Harcama değiştirici politikalar. Harcama miktarını değiştirici politikalar. Gelir düzeyini etkileyerek toplam yurtiçi harcamaları azaltmaya veya artırmaya yönelik uygulanan para politikası veya maliye politikası.

 

Expender : Para harcayan kimse.

Expenditure balance : Harcama dengesi. Gelir harcama modelinde toplam harcamaların toplam gelire eşit olduğu noktaların geometrik yeri olan 45 derecelik doğruyla toplam harcama eğrisinin kesiştiği, toplam sızıntıların toplam katkılara eşit olduğu denge reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyi.

İngilizce Expendable Türkçe anlamı, Expendable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expendable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Everything but the kitchen sink : Fuzuli şeyler. Büyük miktarda karışık ve çeşit çeşit nesneler veya konular (ör. herşeyim var ama mutfak lavabosu cüzdanımda). Hemen hemen her şey.

Spendable : Harcanabilme özelliği olan. Tüketilebilir.

Consumable : Sarf olunur. Tüketim maddesi. Tüketilir. Tüketim malı. Kullanılır. İstihlak edilir. Sarf malzemesi.

Sacrificeable : Kurban edilebilir.

Disposables : Elden çıkarılması mümkün. İadesiz. Emre hazır. Tek kullanımlık şey. Emre amade. Kullandıktan sonra atılan. Mevcut. Kullanılıp atılabilir. Kullanıldıktan sonra atılan.

Replaceable : Yeri doldurulabilir. Değiştirilebilen. Sökülüp değiştirilebilen. Değiştirilebilir. Sökerek değiştirilebilen. Yerine geçilebilir.

White elephant : Büyük boy kağıt. Masraflı hediye. Beyaz hindistan fili. Kimseye yar olmayan şey. Lüzumsuz şeyler. Değerli ama işe yaramayan mülk. Vaktiyle işe yarayan fakat şimdi dert olan bir şey. Gereksiz eşya. Ivır zıvır.

Wastable : Tüketilebilir.

Expendables : Gereksiz ğeyler.

Dispensable : Olmasa da olabilir. Mazur görülebilir. Elzem olmayan. Vazgeçilebilir. Gereksiz. Ehemmiyetsiz. Önemsiz. Zorunlu olmayan.

 

Expendable synonyms : disposable.

Expendable zıt anlamlı kelimeler, Expendable kelime anlamı

Irreplaceable : Vazgeçilmez. Değişilmez. Eşsiz. Yeri doldurulamaz.

Unexpendable : Hayati öneme haiz. Kesinlikle gerekli. Tüketilemez. Harcanmak için uygun değil. Gözden çıkarılamaz.

Expendable antonyms : nondisposable.