White elephant türkçesi White elephant nedir
- Değerli ama işe yaramayan mülk.
- Vaktiyle işe yarayan fakat şimdi dert olan bir şey.
- Artık sahibinin işine yaramayan bir şey.
- Kimseye yar olmayan şey.
- Gereksiz şeyler.
- Gereksiz eşya.
- Masraflı hediye.
- Büyük boy kağıt.
- Beyaz hindistan fili.
- Lüzumsuz şeyler.
- Ivır zıvır.
White elephant ile ilgili cümleler
English: Such a big gift is a white elephant to us.
Turkish: Böylesine büyük bir hediye bizim için beyaz bir fildir.
White elephant ingilizcede ne demek, White elephant nerede nasıl kullanılır?
White : Gözün beyaz kısmı. Soluk benizli. Beyaz. Yumurta akı. Sütlü kavhe. Solgun. Beyaz ırktan olan. Göz akı.
Elephant : Fil.
White adipose tissue : Beyaz yağ dokusu. Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ.
White admiral : Kelebek.
White alder : Kızılağaç.
White anglo saxon protestant : Wasp. Kuzey avrupa kökenli ve protestan kilisesi mensunu amerikalı (abd'de seçkin sınıf olarak kabul edilen). Beyaz anglo-sakson protestan.
İngilizce White elephant Türkçe anlamı, White elephant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak White elephant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Crap : Süprüntü. Sıçmak. Pislik. Çöp. Çerçöp. Bok. Boktan laf. Saçmalık. Ivır zıvır döküntü. Değersiz eşya.
Drecks : Pislik. Ucuz. Çöp. Değersiz. Pislik (yiddiş). Çamur. Kir. Beş para etmez. Değeri olmayan şey.
De minimis : Kanun ufak tefek şeylerle ilgilenmez. Çok küçük olduğu için yasanın göz önünde bulundurmayacağı bir şey veya farklılık. (latince) of minimal things (küçük şeyler). Of minimum importance (küçük önemde). Değersiz. Önemsiz şeyler. Önemsiz.
Bunk : Saçmalık. Yatakta yatmak. Ranzada yatmak. Ranza. Kaçma. Palavra. Yatak. Tabanları yağlamak. Yatak (gemi.).
Bits and pieces : Kırıntılar. Önemsiz şeyler. Ufak şeyler. Ufak tefek şeyler. Her türlü şeyler. Kalıntılar. Döküntüler.
Indian elephant : Asya fili. Hortumlu memeliler (proboscidea) takımının, filgiller (elephantidae) familyasından, 3 m kadar yükseklikte, kulak kepçesi fazla uzun olmayan, erkeklerinde uzun dişler bulunan, hindistan'da sık ormanlarda yaşayan bir memeli türü. asya fili. Hindistan fili.
Foolscap : Büyük dosya kağıdı. Soytarı külahı.
Bunking : Sıvışmak. Kaçma. Asmak (dersleri). Tüymek. Yatakta yatmak. Palavra. Kaçmak. Tabanları yağlamak. Kuşet.
Lumber : Yavaşça yürümek. Kereste. Ormanda ağaç kesmek. Kereste kesmek. Lüzumsuz eşya ile doldurmak. Lüzumsuz eşya. (ormanda) ağaç kesmek. Ağaç kesmek. Ağır hareket etmek.
Doodads : Adı anımsanmayan şey. Şey. Biblo. Zımbırtı. Zamazingo.
White elephant synonyms : dead wood, doodad, balderdash, foolscaps, bunks, lumbers, bric a brac, bunked, dreck, expendables, lumbered, farrago, expendable, doohickey, everything but the kitchen sink.

Bu kısımda White elephant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede White elephant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce White elephant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz White elephant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.