Expires türkçesi Expires nedir

  • Ölmek.
  • Son tarih.
  • Geçerliliğini yitirmek.
  • Bitiş tarihi.
  • Süre sonuna göre.
  • Süre bitimi.
  • Vadesi dolmak.
  • Sona ermek.
  • Son nefesini vermek.
  • Geçmek.
  • Nefes vermek.
  • Bitmek.
  • Süre sonu.

Expires ile ilgili cümleler

English: It expires tomorrow.
Turkish: Yarın geçerliliği doluyor.

English: My driver's license expires on my birthday next year.
Turkish: Ehliyetimin gelecek yıl doğum günümde süresi doluyor.

English: My season ticket expires on March 31.
Turkish: Benim sezon biletimin süresi 31 Martta doluyor.

English: The contract expires today.
Turkish: Antlaşma bugün sona eriyor.

English: My driver's license expires at the end of this month.
Turkish: Sürücü lisansım bu ayın sonunda sona eriyor.

Expires ingilizcede ne demek, Expires nerede nasıl kullanılır?

Lease expires : Kira bitişi.

Expire : Süresi geçmek. Ölmek. Vadesi dolmak. Sona ermek. Geçerliliğini yitirmek. Soluk vermek. Sönmek. Süresi dolmak. Süresi sona ermek. Geçmek.

Expired : Faydası olmayan. Süresi bitmiş. Nefes verilen. Ekspire edilen. Son kullanma tarihi geçmiş. Süresi dolmuş. Geçerliliği kalkmış. Süresi geçmiş. Geçerliliği olmayan.

Expired bill : Vadesi geçmiş senet.

Expired password : Zamanaşımına uğramış parola.

Time expired : Çağdışı. Süre doldu.

Expirers : Sona ermek. Nefes vermek. Bitmek. Son nefesini vermek. Süresi sona ermek.

 

Expiration date : Vade tarihi. Son kullanım tarihi. Son kullanma tarihi. Vade sonu. Geçerlilik sonu. Vade bitimi. Vade bitim tarihi. Gıda maddesinin uygun koşullarda depolandığı süre içinde kendine özgü özelliklerini koruyabildiği en fazla süreyi belirten tarih. Miat. Uygun koşullarda depolandığı süre içinde müstahzar vb.nin kendine özgü özelliklerini koruyabildiği süreyi belirten tarih, miat.

Expiration check : Zaman aşımı denetimi. Zamanaşımı denetimi. Son kullanım tarihini denetleme.

This card is expired : Bu kart tarihi geçmiş.

İngilizce Expires Türkçe anlamı, Expires eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expires ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belly up : İflas etmek. Ölmüş. İflas etmiş. Batmış. Batmak. Nalları dikmek.

Croaking : Vakvaklayan. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Vaklamak. Boğuk ses çıkarmak. Karga gibi ötmek. Fertiği çekmek. Vakvaklama. Gaklamak. Öldürmek.

Expirations : Son. Nefes verme. Vade. Bitiş. Sona erme.

Breathe : İfade etmek. Teneffüs etmek. Hohlamak. Fısıldamak. Solumak. Yaşamak. Soluk almak. Esmek. Nefes almak. Soluk alıp vermek.

Represent : Temsil etmek. Açıklamak. Resmetmek. Gösterimlemek. Sunmak. Canlandırmak. Tasvir etmek. Belirtmek. -i oynamak. Vekili olmak.

Curse : İlenmek. Beddua etmek. Küfür etmek. İlenç. Telin etmek. Sövmek. Sövüp saymak. Lanetleme. Küfür. Lanet etmek.

Clamor : Haykırma. Feryat. Gürültü. Haykırmak. Çığlık. Gürültü etmek. Bağırıp çağırmak. Yaygara koparmak. Bkz.clamour. Feryat etmek.

Outcry : Haykırma. Velvele. Haykırış. İtiraz. Protesto (büyük çapta). Bağırış. Protesto. Halk protestosu. Daha sesli bağırmak. Bağrışma.

 

Cease : Durdurmak. Kesmek. Kalmak. Bırakmak. Kesilmek. Durmak. Dinmek. Bitirmek. Vazgeçmek.

Punctuate : Lafını kesmek. Noktalamak. Noktalama işaretleri koymak. (sözü) ikide bir kesmek. Sözünü kesmek. İşaretlemek. Vurgulamak. Noktalama işaretlerini koymak. Araya girmek.

Expires synonyms : paint a picture, give voice, give vent, give tongue to, adores, bests, be out of, menace, adjourn, phrase, verbalise, busting, get off, come off, word, conk out, say, clamour, blow over, expiries, exclaim, better, croaked, give, accent, being finished, cry, beam, expire, utter, be out of something, be fond of, voice.

Expires zıt anlamlı kelimeler, Expires kelime anlamı

Continue : Devamı gelmek. Dayanmak. Devam etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Kalmak. Ertelemek. İdame etmek. Sürdürmek. Devam ettirmek. Sürmek.

Survive : Yadigar kalmak. Ayakta kalmak. Göğüs germek. -den sağ kurtulmak. Sağ salim çıkmak. Sağ kalmak. Daha uzun yaşamak. Dayanmak. Kalmak. Kurtulmak.

Be born : Gözlerini açmak. Dünyaya gelmek. Doğmak. Dünyaya gözlerini açmak. Gözlerini dünyaya açmak.