Croaking türkçesi Croaking nedir

Croaking ile ilgili cümleler

English: Can you hear the frogs croaking?
Turkish: Kurbağaların vırakladığını duyabiliyor musun?

Croaking ingilizcede ne demek, Croaking nerede nasıl kullanılır?

Croakiness : Boğukluk. Kısıklık. Rahatsız edici ses. Şiddetli ve boğuk olma niteliği.

Croakier : Kurbağa gibi. Boğuk. Karga gibi.

Croakiest : Karga gibi. Kurbağa gibi. Boğuk.

Croakily : Boğuk bir şekilde. Kulağı tırmalayan sesler ile. Boğuk sesle. Kısık sesle.

Croak : Vaklamak. Vraklamak. Öldürmek. Nallamak. Cavlamak. Boğuk ses çıkarmak. Karga gibi ötmek. Tahtalı köyü boylamak. Kurbağa sesi çıkartmak. Gümlemek.

Croaky : Kurbağa gibi. Karga gibi. Boğuk.

Serbo croat : Sırp ve hırvatların slavik dili. Sırp hırvat.

Croaked : Tahtalı köyü boylamak. Kurbağa sesi çıkartmak. Karga gibi ötmek. Öldürmek. Vraklamak. Boğuk ses çıkarmak. Zıbarmak. Ölmek. Gümlemek. Gaklamak.

Croaker : Karamsar kimse. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, gölge balığıgiller (sciaenidae) familyasından, 20-40 cm kadar uzunlukta, sürüler yapan, otçul, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür. Kurbağa. Şom ağızlı kimse. Sarıağız balığı. Şarlatan. İşkine.

 

Croakers : Şarlatan. Sarıağız balığı. Kurbağa. Şom ağızlı kimse. Karamsar kimse.

İngilizce Croaking Türkçe anlamı, Croaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Croaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bite the dust : Nalları dikmek. Savaşta öldürülmek. Başarısız olmak. Topu dikmek. Yere düşmek. (makine vb) bozulmak. Toprağa yaklaşmak. İşi bitmek. Düşüp ölmek.

Choke : Bastırmak. Boğarak öldürmek. Boğazını sıkmak. Durdurmak. Boğulmak. Tıkamak. Tıkanmak. Boğazlamak. Tutmak.

Sneak away : Sıvışmak. Gizlice kaçmak.

Destroys : İmha etmek. Kırmak. Harap etmek. Kullanılmaz hale getirmek. Tüketmek. Helak etmek. Tahrip etmek. Yıkmak. Ümidini yıkmak.

Assassinates : Suikast düzenlemek. Suikast yapmak. Katletmek. Suikastta bulunmak.

Bump off : (birisini) temizlemek. Temizlemek. Gebertmek.

Blow away : Yenilgiye uğratmak. Sürüklemek. Kuvvetle soluk vermek. Birini silahla öldurmek. Uçurmak. Üstün gelmek. Tarumar etmek. Üstesinden gelmek. Birisini etkilemek.

Croaked : Kurbağa sesi çıkartmak. Tahtalı köyü boylamak. Nalları dikmek. Gümlemek. Zıbarmak. Cavlamak. Nallamak.

Chokes : Bastırmak. Kısmak. Boğmak. Boğulmak. Tutmak. Nefes darlığı. Boğarak öldürmek. Tıkanmak. Tıkanma.

Assassinating : Suikastta bulunmak. Suikast düzenlemek. Katletmek. Suikast yapmak.

Croaking synonyms : buy it, utterance, conking, quack, craw, quacked, conk out, croaks, croak, cawed, belly up, crow, conked, quacking, caws, carry off, crap out, crowed, cawing, break the neck, assassinated, assassinate, cash in, craws, carrying off, caw, vocalization, conk, cut down, destroy, check out, conks.