Explain oneself türkçesi Explain oneself nedir

  • Davranışları veya eylemleri hakkında hesap vermek.
  • Kendisi hakkında bilgi verme.
  • Anlaşılmasını sağlamak.
  • Kendini ifade etmek.
  • Kendisinin niye öyle davrandığını anlatmak.
  • Kendisini anlatmak.
  • Meramını anlatmak.
  • Kendisinin ne demek istediğini anlatmak.

Explain oneself ingilizcede ne demek, Explain oneself nerede nasıl kullanılır?

Explain : Hesap vermek. İzahat vermek. Anlatmak. Aydınlatmak. Açıklamada bulunmak. Açıklamak. Açıklama yapmak. İzah etmek. İzahatta bulunmak.

Oneself : Kendisi. Kendi kendini. Kendi. Kendine. Bizzat. Kendi kendine. Kendini.

Explain away : Açıklayarak özrünü bildirmek. Örtbas etmek. Makul açıklamalar getirmek. Sözü çevirmek. Konuyu savuşturmak. Başka anlam vermek. Mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak. Endişelerini gidermek.

Explain briefly : Kısa ve öz biçimde açıklamak.

Explain clearly : Açıkça anlatmak.

Explainable : Açıklanabilir. İzahı mümkün. Anlatılabilir. İzah edilebilir.

İngilizce Explain oneself Türkçe anlamı, Explain oneself eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explain oneself ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outspoke : Konuşmada aşırıya kaçmak. Açık veya korkusuzca konuşmak. Çenesi düşmek. Bülbül kesilmek. Rahat konuşmak. Yüksek sesle konuşmak. Çok konuşmak. Başkasından daha ikna edici konuşmak.

 

Outspeak : Çok konuşmak. Başkasından daha ikna edici konuşmak. Bülbül kesilmek. Konuşmada aşırıya kaçmak. Yüksek sesle konuşmak. Rahat konuşmak. Çenesi düşmek. Açık veya korkusuzca konuşmak.

Put across : Kabul ettirmek. Fikrin anlaşılmaını sağlamak. İletmek. Başarı ile tamamlamak. Götürmek. Yutturmak. Taşımak. Kabul ettirmek (fikrini). Açıklamak.

Express oneself : Maksadını anlatmak. Kendisi veya fikri ile ilgili bir şey hakkında olmak. Kendisini açıklamak. Meramını ifade etmek.

Get a cross : Açıklamak.

Make oneself understood : Amacını açıkça belirtebilmek. Derdini anlatmak.

Get across : Anlatmak. Aktarmak. Açıklamak. Birbirinin karşıtı olmak. Zorlukla sıyrılmak. Benimsenmek. Beğenilmek. Kızdırmak. Anlaşılmasına neden olmak.