Explain türkçesi Explain nedir
- İzah etmek.
- Hesap vermek.
- Aydınlatmak.
- Açıklama yapmak.
- Anlatmak.
- Açıklamak.
- İzahatta bulunmak.
- Açıklamada bulunmak.
- İzahat vermek.
Explain ile ilgili cümleler
English: Ali can't explain the difference between cheap wine and expensive wine.
Turkish: Ali ucuz şarap ve pahalı şarap arasındaki farkı açıklayamıyor.
English: Ali can explain the situation.
Turkish: Ali durumu açıklayabilir.
English: Ali can't explain what happened.
Turkish: Ali ne olduğunu açıklayamaz.
English: Ali can explain it.
Turkish: Ali onu açıklayabilir.
English: Ali can't explain it.
Turkish: Ali onu açıklayamaz.
Explain ingilizcede ne demek, Explain nerede nasıl kullanılır?
Explain away : Açıklayarak özrünü bildirmek. Mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak. Başka anlam vermek. Makul açıklamalar getirmek. Örtbas etmek. Konuyu savuşturmak. Endişelerini gidermek. Sözü çevirmek.
Explain briefly : Kısa ve öz biçimde açıklamak.
Explain clearly : Açıkça anlatmak.
Explain oneself : Kendisini anlatmak. Kendisinin ne demek istediğini anlatmak. Anlaşılmasını sağlamak. Kendini ifade etmek. Meramını anlatmak. Davranışları veya eylemleri hakkında hesap vermek. Kendisi hakkında bilgi verme. Kendisinin niye öyle davrandığını anlatmak.
Decline to explain : İzah etmeyi kabul etmemek. Açıklama yapmayı reddetmek.
Explainable : Açıklanabilir. İzah edilebilir. İzahı mümkün. Anlatılabilir.
Explained variation : Açıklanan değişim. İzah edilmiş değişme. İki değişkene ilişkin gözlemlerin birlikte dağılımını veren bir serpilmede gözlem noktalarının en uygun doğru ya da eğri üzerindeki kuramsal karşılıklarının ortalamadan gösterdikleri sapmaların toplamı ya da bağımlı değişkende bağımsız değişkene bağlanabilecek değişkenlik, bk. bağıntı çözümlemesi, en uygun çizgi. Açıklanmış değişme. Açıklanabilen değişme. Açıklanmış sapma.
Explains : İzah etmek. Anlatmak. Açıklamak. Hesap vermek. Açıklama yapmak.
Explainer : İzah eden. Beyan eden. İzahat veren. Açıklayan. Tasrih eden. Tenvir eden. Açıklayan kimse veya şey. Anlatan. Aydınlatan. Açıklamada bulunan.
Explained variable : Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Fonksiyonel bir ilişkide değeri, bağımsız değişken veya değişkenlerin alacağı değere bağlı olarak belirlenen, yani etkilenen değişken. krş. bağımsız değişken. Açıklanan değişken. Bağımlı değişken.
İngilizce Explain Türkçe anlamı, Explain eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Explain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Elucidates : Işık tutmak. Açığa kavuşturmak. Aydınlığa kavuşturmak. Açıklığa kavuşturmak.
Civilizes : Adam etmek. Uygarlaştırmak. Medenileştirmek. Kibarlaştırmak. Uygarlaşmak.
Account : Tanım. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Göz önünde tutma. Avantaj. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği. Hikaye. Saymak. Düşünmek. Açıklama.
Comment : Düşüncesini açıklamak. Yorum. Hakkında yorumda bulunmak. Açımlamak. Yorum yapmak. Değerlendirmek. Eleştirmek. Bir yapıtın iyi anlaşılması için açıklanması. Açıklama. Yorumlamak.
Communicate : Nakletmek. Bulaştırmak. İletişim kurmak. İblağ etmek. Birbirine açılmak (odalar). Komünyon vermek. Tebliğ etmek. İletişime geçmek. İletmek. Temasa geçmek.
Say : Okumak (dua). Son söz. Söz. Varsaymak. Etmek (dua). Laf. Farzetmek. Okumak. Buyurmak. Tekrarlamak.
Commentate : Değerlendirmek. Yorumlamak. Yorum yapmak. Nakletmek. Bir şeyi anlatmak. (maç vb) anlatmak.
Cast light : Aydınlığa kavuşturmak. Işıklandırmak. Işık tutmak. Aydınlatma. Işık yaymak.
Commentating : Bir şeyi anlatmak. Nakletmek. Yorum yapmak. Yorumlamak. Değerlendirmek. (maç vb) anlatmak.
Explain synonyms : explains, clear up, explicates, brighten, set forth, state, assert, give directions, clearing up, cast light upon, tell, communicates, explicate, expound, elucidate, clarifies, bring to light, expounds, clarificate, civilizing, show forth, brightening, elucidated, asserts, glosses, clarified, describing, glossing, nuncupate, accounted, communicated, describes, cleared.
Explain zıt anlamlı kelimeler, Explain kelime anlamı
Obfuscate : Gizlemek. Şaşırtmak. Örtmek. Perde çekmek. Sersemletmek. Allak bullak etmek (zihnini). Kafasını karıştırmak. Karartmak.
Explain ingilizce tanımı, definition of Explain
Explain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To flatten. To spread out. To expand. To give an explanation. To unfold.

Bu kısımda Explain kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Explain ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Explain anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Explain ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.