Explainer türkçesi Explainer nedir

  • İzah eden.
  • Açıklamada bulunan.
  • İzahat veren.
  • Açıklayan kimse veya şey.
  • Tenvir eden.
  • Açıklayan.
  • Aydınlatan.
  • Tasrih eden.
  • Beyan eden.
  • Anlatan.
  • Tarif eden.

Explainer ingilizcede ne demek, Explainer nerede nasıl kullanılır?

Explainers : Aydınlatan. Beyan eden. Açıklayan. Tarif eden. Tasrih eden. Anlatan. Açıklayan kimse veya şey. Açıklamada bulunan. Tenvir eden. İzahat veren.

Explained : İzah etmek. Açıklama yapmak. Açıklanan. Açıklamak. Anlatmak. Açıklanmış. Hesap vermek.

Explained deviation : Açıklanan sapma.

Explained variable : Bağımlı değişken. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Fonksiyonel bir ilişkide değeri, bağımsız değişken veya değişkenlerin alacağı değere bağlı olarak belirlenen, yani etkilenen değişken. krş. bağımsız değişken. Açıklanan değişken.

Explained variation : Açıklanan değişim. Açıklanmış sapma. Açıklanabilen değişme. İki değişkene ilişkin gözlemlerin birlikte dağılımını veren bir serpilmede gözlem noktalarının en uygun doğru ya da eğri üzerindeki kuramsal karşılıklarının ortalamadan gösterdikleri sapmaların toplamı ya da bağımlı değişkende bağımsız değişkene bağlanabilecek değişkenlik, bk. bağıntı çözümlemesi, en uygun çizgi. İzah edilmiş değişme. Açıklanmış değişme.

 

Unexplained variation : İki değişkene ilişkin gözlemlerin birlikte dağılımını veren bir serpilmede gözlem noktalarının en uygun doğru ya da eğri üzerindeki kuramsal karşılıklarına göre yaptıkları sapmaların toplamı ya da bağımlı değişkende bağımsız değişkene bağlanamayacak olan değişkenlik, bk. bağıntı çözümlemesi, en uygun çizgi. Açıklanamayan değişme. Açıklanmamış değişim. Açıklanmamış sapma.

Explain away : Mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak. Sözü çevirmek. Örtbas etmek. Başka anlam vermek. Konuyu savuşturmak. Makul açıklamalar getirmek. Açıklayarak özrünü bildirmek. Endişelerini gidermek.

Unexplained deviation : Açıklanmamış sapma.

Unexplained : Açıklamasız. Anlaşılmamış. Açıklanmamış.

Decline to explain : Açıklama yapmayı reddetmek. İzah etmeyi kabul etmemek.

İngilizce Explainer Türkçe anlamı, Explainer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explainer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Teller : Gişe elemanı. Banka gişesindeki memur. Veznedar (bankada). Söyleyen. Oy sayıcı. Banko asistanı. Banka memuru. Anlatıcı. Anlatan kimse.

Tell : Söylemek. Etkili olmak. Tahmin etmek. Göstermek. Seçmek. Anlamak. Demek. Bilmek. Belli etmek. Keşfetmek.

Annotated : Açıklanan. Ek açıklama. Ek olarak açıklanan. Şerhli. Açıklayıcı yorumlar içeren.

Say : Okumak (dua). Söylemek. Farzetmek. Buyurmak. Varsaymak. Son söz. Etmek (dua). Demek. Okumak. Tekrarlamak.

Edifier : Bilgilendiren. Bilgi veren. Bilgi edindiren. Öğreten. Eğiten.

Rede : Anlatmak. Hikaye. Atasözü. Tavsiye. Öğüt. Tefsir. Nasihat. Tertip. Kıssa. Masal.

 

Narrators : Ekran okuyucusu hakkında. İletişim. Ekran okuyucu. Hikayeci. Aktarımcı. Ekran okuyucusu. Anlatıcı. Anlatımcı. Sunan.

Illuminating : Bilgi verici. Aydınlatma. Açıklayıcı. Işıklandırıcı. Aydınlatıcı. Işık verici.

Narrater : Sunan. Hikaye anlatan kimse. Anlatan kimse. Bir oyunun perdeleri arasında hikaye veya tanımlayıcı metin okuyan kimse (ayrıca narrator). Anlatıcı.

Explainer synonyms : explainers, explicator, expounders, elucidator, state, expository, defining, discloser, enunciators, enlightener, declaratory, inform, enlighteners, describers, enunciator, expressive, indicatory, divulger, divulgers, comment, clarify, account for, elucidate, describer, declarative, elucidators, unknit, naturalize, expositive, clear up, interpret, explicators, narraters.

Explainer zıt anlamlı kelimeler, Explainer kelime anlamı

Obfuscate : Sersemletmek. Allak bullak etmek (zihnini). Gizlemek. Kafasını karıştırmak. Şaşırtmak. Karartmak. Perde çekmek. Örtmek.

Explainer ingilizce tanımı, definition of Explainer

Explainer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who explains. An expounder or expositor. A commentator. An interpreter.