Get a cross türkçesi Get a cross nedir

Get a cross ingilizcede ne demek, Get a cross nerede nasıl kullanılır?

Get : Erişmek. Etmek. Ulaşmak. Ele geçirmek. Uymak. Edinmek. Yapmak. Ettirmek. Vurmak. Olmak.

A : Argonun simgesi. En yüksek not. Pek iyi. Bir. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Cross : Kesişen. Aksi. Kesişmek. Düzenbaz. Karşıt. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Karşıya geçmek. Çarpı. Kızgın. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası.

Get a bad name : Adı karalanmak. Adı çıkmak.

Get a ball out of something : Eğlenmek (ile). Büyük zevk almak.

Get a bang out of : Keyif almak. Zevk almak. Tadını çıkarmak.

Get a charge out of : Aşırı heyecanlanmak.

Get a beating : Dayak yemek. Yenilgiye uğramak. Kötek yemek. Sopa yemek.

Get a bashing : Dayak yemek. Sopa yemek.

Get a ducking : Suya düşüp ıslanmak.

İngilizce Get a cross Türkçe anlamı, Get a cross eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get a cross ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clear up : Bilgi vermek. Düzene koymak. Aydınlığa kavuşturmak. Çözülmek. Bulmak. Tamamlamak. Temizlemek. Aydınlatmak. Tasfiye etmek.

 

Assert : Sözlerle savunmak. İleri sürmek. Olduğunu göstermek. Bildirmek. Üzerine basarak belirtmek. Savunmak (hak). İddia etmek. Teyit etmek. İleri sürmek (emin bir şekilde). Söylemek.

Clarified : Temizlemek. Temizlenmek. Arınmak. Berraklaştırmak. Aydınlatılmış. Aydınlanmış. Süzmek. Durulmak. Belirginleşen.

Get across : Aktarmak. Anlatmak. Kızdırmak. Beğenilmek. Zorlukla sıyrılmak. Anlaşılmak. Anlaşılmasına neden olmak. Birbirinin karşıtı olmak.

Explain oneself : Kendisi hakkında bilgi verme. Kendini ifade etmek. Kendisinin ne demek istediğini anlatmak. Meramını anlatmak. Davranışları veya eylemleri hakkında hesap vermek. Kendisinin niye öyle davrandığını anlatmak. Kendisini anlatmak.

Account for : İzah etmek. Nedenini açıklamak. Sebebi olmak. Anlatmak. Sebebi belirtmek. İzahat vermek. Açıklama getirmek. Hesaba katmak. Açıklamasını yapmak.

Attest : Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. Beyan etmek. Kanıtlamak. Tasdiklemek. İddia etmek. Onaylamak. Bildirmek. İspat etmek. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine).

Clarify : Aydınlanmak. Aydınlatmak. Açıklık getirmek. Anlaşılır olmak. Açıklanmak. Arıtmak.

Account for something : Sorumlu olmak. Açıklamasını yapmak. Hesabı sorulmak.

Clarifying : Temizleme. Aydınlığa kavuşturmak. Berraklaştırma. Süzmek. Arıtmak. Aydınlanmak. Temizlemek. Aydınlatma. Arınmak.

Get a cross synonyms : clarifies, attests, accounted, put across, clearing up, cleared, account, clears, asserts.